English

Akıncı; Kıbrıs Sorununu Çözmek 2004 Yılından Daha Zor

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı “Herhangi bir çözümde üç şeyden asla vazgeçemeyiz. Birisi özgürlüğümüz, ikincisi siyasi eşitliğimiz ve üçüncüsü güvenliğimizdir” dedi.

Akıncı, 23 Kasım Perşembe ak­şamı Grand Palace Banqueting Hall’da düzenlenen konferans ve kokteyl resepsiyonunda toplumla buluştu. Konferans sonrasında toplum üyeleriyle ayak üstü sohbet eden Akıncı, 89 yaşındaki sosyalist Hulus İbrahim ile uzun süre konuştu ve fotoğraf çektirtti.

Cumhurbaşkanı Akıncı, Hulus İbrahim ile sohbet ederken Kala­balık bir izleyici grubunun izlediği Akıncı’nın söyledikleri satır başla­rıyla şöyle:

GEÇMİŞTE ÇÖZÜM ÇABALARI

– Ne yazık ki güven artırıcı önlem­ler çabalarımıza Rum Kesimi ayak diretti. Bunlar arasında cep telefon şebekesi, elektrik, su ortak kulla­nımı ve yangın gibi acil durumlarda işbirliği gibi insani konular vardı. Rumlar herhangi bir konuda uzlaş­manın KKTC’nin tanıtımına ön ayak olacağı fobisiyle hareket etti.

Biz görüşmelere daha önce an­laşılan konular üzerinden başla­dık. Bu görüşmelerde ciddi ilerle­meler de kaydettik. İki toplum da 2004’deki çözümden daha uzak di­yebilirim. Annan Planı’na yüzde 65 “Evet” diyen çoğunluğun kalmadığı kanısındayım. Çözüme ulaşılırsa bunu kabul ettirmek için iki tarafta da çok uğraşmak gerekir.

Rum Kesimi çözümü istemedi. “Kıbrıs Rum Kesimi lideri Anasta­siadis, bir çözüm olmasın ama bu­nun faturası da bana kesilmesin” taktiği izledi. “Bu masayı devire­lim ama bunun nedeni Türkiye ve Türk kesimi olsun ben de seçimleri kazasız belasız atlatayım” düşünce­sindeydi. Açık sözlü olsaydı daha gerçekci olurdu.

Anastasiadis, çözümsüzlükte bizi ve Türkiye’yi suçluyor fakat kendisinden başka BM, AB ve İn­giltere de dahil bu görüşe katılan yok. BM genel sekreteri çözümsüz­lüğü eşit paylaştırması bize haksız­lıktır…

Bundan sonraki olası çok taraflı görüşmelerde Türk tarafının çözüm çabası takdir edilmeli. Dün akşamki parlamento görüşmelerde de “Umut var mı” diye soruldu. Umut en son ölümdür. Bunu öldürmemek için de uğraşmak gerekir. Herkes üzerine düşeni yapmalı. Rum Kesimi’nde çok ciddi bir zihniyet değişikliğine ihtiyacı var. Bizde de yetki paylaşımı konusu benzer bir konu. Statüko ne ya­zık ki kemikleşti. 1974’te ele geçirdiğimiz toprakları pek bölüşme taraftarı deği­liz. Ben siyasi bir risk alarak bu adımı attım. Çünkü 1 milyon 500 bin dönüm Rum tapulu arazi, bizim ise 500 bin ci­varında tapulu arazimiz var. Aradaki bu farkı bir şekilde halletmemiz gerekir. Çö­züm olacaksa toprakta da al-ver olacak. Türkiye’nin ve AİHM’inde onayıyla ta­şınmaz Mal komisyonu kurulmuştu. Bu komisyonun tazminat çözümü malları Türk malına dönüştürmüyor. Ama bi­zim toprak bölüşümünde yüzde 29.2’yi kabul etmemiz ile sorunsuz Türk malla­rına dönüşecekti.

Keşke yıllar öncesinde bu sorunlar çözülseydi. Biz seçim için değil nesil için çözmeye çalıştık. Ancak Rum kesimin­deki zihniyet değişimiyle çözüm olabi­lir. Bir 50 yıl daha çözüm arayışında bulunulmayacak. Bundan sonra sonuç odaklı, zaman sınırlı ve paket anlayışıyla çözüm arayışı olacaktır. Eğer Rum tara­fında da zihniyet değişikliği olursa tek­rar görüşmeler denenebilir. Suç BM pa­rametrelerinde değil… Şimdiye kadar anlaşılan konular bir kenera itelenemez. Her kimki Kıbrıs’ta çözüm isterse, ta­nınmamış bile olsa da Kıbrıs’taki diğer varlık ile de diyalogtan kurmalı. Sözüm bu ülkenin yöneticilerine de gitsin.

Çözüm her iki toplumun da eko­nomik çıkarına. Doğal kaynakların Avrupa’ya en hızlı ve en ucuz ihraç yolu Türkiye’dir… Türkiye’nin Rum kesimi’ne hava sahası ve limanları aç­ması onların çıkarına. Güney Kıbrıs biz­den belki zengin olabilir ama barış or­tamı onları daha da zenginleştirecektir.

Herhangi bir çözümde üç şeyden asla vazgeçemeyiz. Birisi özgürlüğü­müz, ikincisi siyasi eşitliğimiz ve üçün­cüsü güvenliğimizdir. Bu herhangi bir anlaşmanın olmazsa olmazıdır. Biz bun­ları yalnız kendimiz için değil Rum top­lumu için de istiyoruz. Kıbrıs Türk halkı çoğunlukla adada azınlık konumuna düşmek ya da Türkiye’nin 82’nci vila­yeti olmak istemiyor.

Çağdaş ve demokratik bir Kuzey Kıbrıs için yapılacak çok şeyimiz var. Sorunları çözüm sonrasına ertelemek lüksüne sahip değiliz. KKTC rekabet gücü olan konularda ev ödevlerini iyi yaparak Türkiye’nin de desteğiyle ge­lişmesini sürdürecektir.

İki kesimli iki toplumlu federal yapı için uğraş verildi. Bu olmadı diye çıkmaz sokaklara gitmemize gerek yok. KKTC bizim kendi varlığımızdır. KKTC ya bir çözümle evrilerek eşit iki kanattan biri olacak ya da KKTC’nin ekono­misiyle demokrasiyle daha çağdaş bir yapıya ulaşması için var gücü­müzle çalışacağız. Tek çatı altında yaşamaya Rum tarafı hazır değilse iki ayrı çatıda yan yana yaşamaya devam edeceğiz.

Olay Gazetesi'ni takip edin

Facebook Twitter

Son haberler

Şansın ne zaman geleceği belli olmaz: incili yemek! Şansın ne zaman geleceği belli olmaz: incili yemek!

ABD’nin New York kentinde bulunan Central Oyster Bar’da arkadaşı ile öğle yemeği yemeye giden bir adamın sipariş ettiği istiridye yemeğinden inci çıktı.

Haftada 4 gün çalışma dönemi başladı

Haftada 4 gün çalışıp tam maaş almak mümkün mü? İnanması güç geliyor, ancak dünya çapında bazı şirketler bu sistemi çoktan uygulamaya başladı bile.

UKTS Operasyon Yöneticisi Maharaj: Britanya’da yaklaşık 200.000 talasemi geni taşıyıcısı var

Talasemi hastalarınına yönelik yapılan tedavilerin geliştirilmesi ve toplum eğitiminin devamlılığının sağlanmasının önemini yeniden ha­tırlatmak beraberinde kuruluşunun 40. yılını kutlamak amacıyla Britanya Talasemi Society Vakfı (United King­dom Thalasaemia Society- UKTS) bir etkinlik gerçekleştirdi.

Crystal Oteller Zinciri Temsilcileri Londra’da Tur Operatörleriyle Buluştu

Türkiye’de çoğunluğu Akdeniz bölgesi olmak üzere 19 büyük otel ve tatil köyleri bulunan Crystal Hotels Group Temsilcileri, gelecek sezon hazırlıkları için Londra’da temaslarda bulundular.

Tam teşekküllü sağlık merkezi resmi olarak açılıyor

Bir dönem aktif siyasette yer alan ve milletvekilliği yapan ve 10 yılı aşkın süredir mesleğini İngiltere’de devam ettiren genel cerrahi uzmanı Dr. Turan Çömez, İngiltere’nin başkenti Londra’da tam teşekküllü sağlık merkezi açtı.

West End’de Kibele ile yeniden müzik dolu geceler başladı

Londra’da eğlence yerleri: tiyatrolar; sinemalar; gece kulüpleri; barlar ve lokan­taları ile ünlü West End’de, modern Türk mutfağı ile ünlü Kibele&Restaurant Bar, iyi yemekle güzel müziği birleş­tirerek şehrin eğlence anla­yışını değiştirdi.

Trafalgar’ın anlamlı noel ağacı geri dönüyor

Bu sene de, her sene olduğu gibi West End’in kalbi Trafalgar Meydanı’nda dev bir noel ağacı tüm ihtişamıyla Londralıları se­lamlayacak.

Bu kez çiğ köfteciyi oynuyor

Ata Demirer ve Demet Akbağ’dan yine çok güldürecek bir Kuzey Ege komedisi!

Trafalgar’ın anlamlı noel ağacı geri dönüyor

Bu sene de, her sene olduğu gibi West End’in kalbi Trafalgar Meydanı’nda dev bir noel ağacı tüm ihtişamıyla Londralıları se­lamlayacak.

Theresa May hükümeti bir günde üç yenilgi aldı

11 Aralık’ta Başbakan Theresa May’in Brexit anlaşması için yapıla­cak oylama öncesindeki parlamento görüşmelerinde, hükümet darbe üze­rine darbe aldı.

Orhan Dil: Sosyal yardımlar ‘Universal Credit’ adıyla azaltılıp, zorlaştırılıyor

Muhafazakar Hükümet’in hazırlıklarını 2013’de başlattığı Universal Credit, toplumun yoğun olarak yaşadıkları Kuzey Londra’da da uygulanmaya başladı.

Kaplan, İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Başkanlığına aday oldu

İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi, 16 Aralık Pazar günü yeni yönetimini seçmek için kongreye gidiyor.

West End’de Kibele ile yeniden müzik dolu geceler başladı

Londra’da eğlence yerleri: tiyatrolar; sinemalar; gece kulüpleri; barlar ve lokan­taları ile ünlü West End’de, modern Türk mutfağı ile ünlü Kibele&Restaurant Bar, iyi yemekle güzel müziği birleş­tirerek şehrin eğlence anla­yışını değiştirdi.

Trafalgar’ın anlamlı noel ağacı geri dönüyor

Bu sene de, her sene olduğu gibi West End’in kalbi Trafalgar Meydanı’nda dev bir noel ağacı tüm ihtişamıyla Londralıları se­lamlayacak.

Bu kez çiğ köfteciyi oynuyor

Ata Demirer ve Demet Akbağ’dan yine çok güldürecek bir Kuzey Ege komedisi!

“Su üzerinde yüzen kitapevi” bu sezon da ilgi çekiyor

Genellikle “bahar veya yaz me­kanı” olarak bilinen bu kitapevi, Thames nehri üzerinde yüzme­siyle ünlü olmasıyla beraber kış se­zonunda da keşfedilmeyi bekleyen önemli West End noktalarından bi­ridir diyebiliriz.

Türk sinemasının son yıllarda çok beğenilen 7 eseri izleyici ile buluştu

Türk sinemasının ses getirmiş eserleri Türk Filmleri Haftası kap­samında Londra’da izleyiciyle bu­luştu. Londra Yunus Emre Enstitü­sünün King’s College Üniversitesi iş birliğiyle düzenlediği Türk Filmleri Haftası kapsamında Türk sineması­nın son yıllarda en beğenilen 7 eseri yer alıyor.

Designed by: Olay Gazeter