English

Di̇şi̇ enerji̇si̇ ve anne olmak …

Neslihan Doğan 15 Mayıs 2018

Hepinize merhaba, mayıs ayının ikinci Pazar günü Türkye ve birçok ülkede anneler günü kutlandı.

Tabi ki bu özel günü sadece bi­yolojik çocuk doğurmuş annelere ithaf edemeyiz. Bu şekilde bak­saydık birçok paralı taşıyıcı an­neyi veya çocuklarını doğar doğ­maz terk eden anneleri de kutsal ilan etmemiz gerekir ki, bu biraz saçma olurdu.

Kadın, Allah’ın yaratım gücünü verdiği, kainatı doğuran, ona can veren ve büyüten varlık. Kadı­nın gücü, rahminin gücünü keş­fetmesi ile doğru orantılıdır.

Bir kadın, utanç duyguların­dan, bastırdığı hislerden, toplu­mun kurallarından, ailesinden gördüğü öğretilerden gelen yanlış düşünceleri fark ettikçe ve kendi öz benliği ile yeniden ilişki kur­maya yöneldikçe huzuru yakalar.

“Rahim karanlık ve derindir. Bir nevi kainattır. Dünya nasıl bu kainatın içinde yaratıl­dıysa insan da rahmin içinde Yaradan’ın takdiri ile Er Rahim esması ile yaratılmaktadır. Rahim yaşamı yani insanı doğurur.

Rahim yaratım gücü ile kadına Tanrıça olduğunu, özel olduğunu hatırlatandır. Fakat özellikle bazı toplumlarda sadece gebelik ile hatırlanır. Rahim sadece bir or­gan değil Allah’ın isimlerinden “er Rahim” esmasının kadındaki yan­sımasıdır.

Rahman isminin dünyadaki yansıması erkek yani eril enerji iken, Rahim enerjisi ise kadındır. Rahim enerjisini Rahman ile karşı­laştırırsak içeriye dönük durağan­dır. Dişil enerji rahimden dolayı sevgi, şefkat, kabulleniş, teslimi­yet yani durağan özellikler içerir. Dişiliyle bütünleşmemiş eril ey­lemler ise öfke, şiddet, hırs, yok­luk ve savaşa sebep olur. Bu gün­lük hayatımızda da, dünyada da böyle tezahür eder. Bu yüzden de hepimizin içinde bulunan eril ve dişil enerjinin dengede ve doğru kullanılması lazımdır.

Bazı toplumlarda sadece bi­yolojik çocuk doğurmuş kadın­lar kutsal bir yere konur. Aslında rahim şefkat, beslemek, büyüt­mek anlamlarına geldiğine göre bu sadece biyolojik doğurmakla ilgili olamaz. Doğurmak sadece bir bebek dünyaya getirmek değildir.

Bunu hatırlayarak kadınlar do­ğursun veya doğurmasın, erkek eşi olsun veya olmasın bu dün­yaya katabileceği güzellikleri ve yaratabileceklerine odaklanmalı­dır. Her kadının küçük büyük bir yeteneği vardır ve bununla çok güzel yaratımlar yapabilir. Ha­rika yemekler pişirebilir, yazılar yazabilir, koruyucu anne olarak terk edilmiş çocuklara şefkat ve bakım verebilir, insanlara ruhani yol gösterebilir, evsizlere ihtiyacı olanlara maddi ve manevi yardım edebilir, doğayı ve hayvanları ko­ruyabilir.

Kadın besler, büyütür ve şef­kat verir. İster doğaya, ister bir canlıya, ister kendi çocuğuna. Bu noktada unutmamak lazım ki sadece biyolojik doğum yaparak güce sahip olma, yani ana kraliçe olma gibi hedefi olan kadınlar eril enerjiyi küçümseyemez.

“Hatırlayalım Rahman vermeden Rahim tek başına üretemez.

Kadın önce feminen, maskülen, doğal yönleri ile barışıp, kendi içinde yaratımını gerçekleştirirse dünyası çok güzel bir cennete dö­necektir. Bu da gerçek dünyaya yansıyacaktır.

Sevgimle kalın..

e-mail: info@ndlondon.com

Mutlu çocuklar yetiştirmek…

Tüm annelere saygım ve sevgim sonsuz. Fakat dünyaya çocuk getirme fikrini eşlerin huzurlu, mutlu olduğu yu­valarda sonuna kadar destekliyorum. Bazı kadınların sadece çocuk sahibi ol­mak için özellikle Londra gibi yerlerde babasız, sevgisiz, mutsuz ortamlara ço­cuk getirmesini veya yurdumuzda ba­zen bu maksat ile tabiri caiz ise koca bulmak fikrini çok bencilce ve yanlış buluyorum. Psikolojik olarak sağlıklı bir nesil için mutlu bir yuvada, şefkatli bir anne ile birlikte güçlü bir baba figü­rüne de ihtiyaç var. Hoş sadece bana ait düşünceler değil bunlar. Tüm dün­yada psikologlar ve uzmanlar mutsuz ailelerde veya baba rol modeli olmadan yetişen çocukların birçok probleminin temelinde bunların yattığını iletiyorlar. Psikolojisi sağlıklı bir nesil için mutlu bir yuvada, şefkatli bir anne ile birlikte güçlü ve otoriter bir baba figürüne de ihtiyaç olduğunu belirtiyorlar. Son dö­nemlerde dengesi bozulan erkek ve dişi enerjilerine köşe yazılarımda yer verdi­ğim için burada detaylara girmiyorum.

Doç. Dr. Oktay Aydın Çocuk sahibi olmadan önce bu üç soruya cevap ve­rilmesi gerektiğini iletiyor.

  1. Ekonomik yeterlilik düzeyi

“Para mutluluğu garanti etmez ama parasızlık mutsuzluğu garanti eder” şeklinde özetlenebilir. Bu nedenle, eş­lerin ekonomik olarak bir alt yapıyı oluş­turduktan sonra çocuk sahibi olmaları­nın doğru olacağını söylemek mümkün.

  1. Evliliğin ve çiftler arası ilişkinin kalitesi

Eşler arasındaki ilişkinin belirli bir olgunluk düzeyine erişmesi çok önemli. Bu nedenle, evlendikten sonraki ilk bir yıl içerisinde çocuk sahibi olmak riskli. Bazı evliliklerde ilk yıllarda eşler arası sorunlar çıktığında, çevredeki çok bilen büyükler “Bir çocuk yapın hepsi geçer” diye komik tavsiyelerde bulunurlar. Bu tavsiyeye uyan kimi çiftlerde ise fatura dünyaya getirdikleri çocuklarına çıkar.

  1. Eşlerin duygusal olarak bir ço­cuğun sorumluluğunu almaya hazır olup olmaması

Kişisel dünyasında, bir çocuğun so­rumluluğunu alamayacak olmasına kar­şın, ya aşık olarak ya da aile büyükle­rinin yönlendirmesiyle evlenen birçok kadın ve erkek, sonraki yıllarda büyük acılar yaşar. Çocuk sahibi olmadan önce, “Ben bir çocuğun sorumluluğunu alıp büyütebilecek bir ruhsal dengeye ve duygusal güce sahip miyim?” diye kendimize sormak zorundayız.

Olay Gazetesi'ni takip edin

Facebook Twitter

Son haberler

“Çanakkale savaşları mazlumun zalime direnişinin sembolüdür

Çanakkale Anma Platformu Başkanı Servet Hassan, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Zaferi’nin 104. yıldönümü nedeniyle bir mesaj yayımladı.

“Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’e minnet borçluyuz”

Britanya Türk Kadınları Derneği, Lordlar Kamarası’nda düzenlediği çay davetinde, hem “Dünya Kadınlar Gününü” kutladı, hem de İngiliz politikacılarla, dernek üye ve dostlarını biraraya getirdi.

Letonya’dan Brexit Açıklaması

Letonya Dışişleri Bakanı Edgars Rinkevics, hükümetine Brexit’in tarihinin uzatılması yönünde tav­siye vereceğini ifade etti.

Avrupalı Türklerin ayakta kalma mücadelesi kitap oldu

Avrupalı Türklerin yeni bir ya­şama tutunma ve ayakta kalma mü­cadelesi kitap oldu. Hollanda’ya göç eden Veyis Güngör’ün ha­yat hikayesinin anlatıldığı Sadık Yemni imzalı kitap raflardaki ye­rini aldı.

Brexit anlaşmasına şartlı değişiklik tasarısı

İngiltere Başbakanı Theresa May’in Brexit anlaşmasının mec­listen onay alması için ikinci bir referandum şartlı değişiklik tasa­rısı hazırladığı kaydedildi.

Fransa’da yaşayan İngilizlerin ehliyet başvuruları donduruldu

Fransa’da yaşayan İngiliz vatan­daşları bir süre araçlarını kullana­mayabilir. Fransız yetkililer Brexit konusu netliğe kavuşana kadar İn­gilizlerin Fransız sürücü ehliyetleri için yaptıkları başvuruların dondu­rulduğunu ve İngiliz sürücü ehli­yetlerinin Fransız ehliyetleriyle de­ğiştirilmeyeceğini açıkladı.

Avrupa’nın en büyük Alevi Festivali 24 Mayıs’ta başlayacak

Londra’da Alevi kültürünü tanıt­mak amacıyla Avrupa’nın en büyük festivallerinden olan Alevi festivali­nin bu yıl 9’uncusu gerçekleştirile­cek. İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi (İAKM- Cemevi) tarafın­dan geleneksel olarak düzenlenen “Alevi Festivali”nin bu yıl 9’uncusu tertiplenecek.

KKTC Başbakanı Erhürman 7 Şubat’ta Wood Green’de halkla buluşacak

KKTC Başbakanı Tufan Erhür­man, Turkish Cypriot Trust UK’nin daveti üzerine Londra’ya temas­larda bulunmak için 6 Mart Çar­şamba günü Londra’ya geliyor.

Brexit anlaşmasına şartlı değişiklik tasarısı

İngiltere Başbakanı Theresa May’in Brexit anlaşmasının mec­listen onay alması için ikinci bir referandum şartlı değişiklik tasa­rısı hazırladığı kaydedildi.

Brexit’e rağmen borçlanma artıyor

Bankaların onayladığı mortgage sayısı da Eylül 2017’den beri görülen en yüksek seviyede

İngiltere’ye akın var: Türkiye’den iş kurma başvuruları ikiye katlandı

İngiltere İçişleri Bakanlığı’nın 28 Şubat tarihinde açıkladığı veri­lere göre, İngiltere tarafından ve­rilen bir iş kurma izni vizesi olan Ankara Anlaşması’na 2018 yılında toplam 7 bin 607 Türk vatandaşı başvurdu. Bu rakam 2017 yılında yine bir rekor olan 5 bin 205 kişiydi.

Anlaşmasız Brexit tobacco endüstrisinde büyük zarara mal olacak

Dünyaca ünlü tobacco devleri, Birleşik Krallığın Avrupa Birliği’nden anlaşmasız (No-deal) şeklinde çık­ması halinde, özellikle üzerinde si­gara içmenin zararlarını belirten paketlerin ülkeye getirilmesinin milyonlara mal olacağını belirterek sigara sektöründe oluşabilecek bir ekonomik krizin sinyallerini verdi.

Soho Yemek Festivali 2019 tarihi belli oldu!

Her hafta gerçekleşen Berwick Street sokak yemeği fuarının yanı sıra, tüm West End’in her sene dört gözle beklediği bir diğer “lezzetli” festival ise, şüphesiz geleneksel Soho yemek festivali…

Klasik ve barok müzik Orta- Asya ilhamıyla buluşursa…

Londra’da ve Avrupa’da mo­dern ve klasik sanatın önde gelen merkezlerinden Barbican Centre, klasik müzik, orta asya müziği, barok ve daha fazlasını yanyana koyan, farklı dünyaların müzikal bileşkesinin yarattığı yepyeni bir sentez müzik deneyimini Londralı müzikseverlere sunuyor.

Doğanın yakarışına “İnteraktif sergi dikkati”

West End’in sanat evlerinden biri olan Fitzrovia’da yaza kadar devam edecek bu özel interaktif sergi, “Missing” (Eksik) adıyla Londralılarla buluşurken, soyu tükenmekte olan canlıların korunmasına dair anektodlara, ve soyu tükenen canlıların tam bir listesine yer veriyor.

Açık hava sinamaları açılmaya başlıyor!

Her ne kadar yalancı baharla­rın gelişine kansak da, Nisan ayına doğru Londra’nın en sevdiğimiz açık hava sinemaları açılmaya başlıyor.

Köşe Yazarları

Tüm köşe yazarlarını oku
Designed by: Olay Gazeter