English

Dışarıda arama, muci̇ze sensi̇n!

Neslihan Doğan 20 Şubat 2018

Hepinize merhaba, birçok insan durup durur­ken, bazen de yaşadığı bir takım maddi veya manevi zorluklardan dolayı kendi varlığını veya ha­yatın anlamını sorgulama döne­mine girmiştir.

Bir grup insan bu zor dönemleri gereken dersleri almadan, şikayet ile geçiştirebi­lir. Bazıları ne kadar şanssızım diyerek depresyona girebilir. Bazıları ise olayların gerisindeki gerçek planı görüp, alması gere­ken dersi almaya çalışıp ya da durumu kabullenip kendi nefsini tanımaya başlayabilir.

1982 Avustralya doğumlu Nick Vujicic, kolları ve bacakları olmadan dünyaya gelmiş. Doğ­duğunda ailesinin bu duruma alışmaları 4 aylarını almış. Bü­yüdükçe bu zor hayat karşısında birçok zorluklar yaşayan Nick, 8 yaşında intihara bile teşebbüs etmiş. Bir gün herkesin haya­tında büyük sorunlarla karşıla­şabildiğini fark etmiş ve hayatla barışmaya karar vermiş.

Kendi iç gücüne ve Yaradan’a inanmayı seçmiş. İçine kapan­mak yerine kendini geliştirmeyi tercih eden Nick, 21 yaşında üniversiteden mezun olduktan sonra kişisel gelişim üzerine çalışmaya başlamış. Kitaplar yazmış ve motivasyon konuş­macısı olarak 60 ülkede 3 mil­yondan fazla kişiye konuşmalar yapmış. Ayak kısmındaki minicik bir parmak ile yazabiliyor, golf oynuyor ve yüzebiliyor.

Nick bu tarzda pes etmeyen tüm insanlar gibi Allah’ın onun için bir planı olduğuna inanıyor ve bunu kabul etmiş. 2012’de bir seminerine katılan Kanae Miya­hare ile evlenen mutlu çiftin iki de çocuğu var.

“Kaç kere denedi­ğiniz değil, nasıl bitireceğiniz önemli­dir.” Nick Vujicic

Nick’in hayatı bu cümleyi en zor haliyle öğretmiş; o da şimdi verdiği seminerlerle bunu tüm insanlara anlatıyor.

Bu hayat hikayesi bana geçen sene katıldığım bir kişisel geli­şim seminerini hatırlattı. Sınıf­taki katılımcı bir hanım kızımız danışmana anlatılan konu ile çok alakasız olmasına rağmen:

“ Biz bu workshop’a katılanlar çok şanslıyız. Maddi durumumuz iyi, güzeliz, sağlıklıyız. Ama dün­yada mesela sakat insanlar var. Ne zor hayatlar değil mi?” gibi bir şey demişti.

On sekiz yaşında olsa hadi aklı bir karış havada derdim ama bunu söyleyen kadın otuzlu yaşlarda duruyordu. Aslında bu genç kadının söylediğini yargı­lamak istemiyorum. Acıma duy­gusu ile sahip olduğu şükretme duygusunun kendilerini iyi in­san mertebesine ulaştırdığını zanneden insanlar vardır. Yani kendi kapasitesi dahilinde güzel bir şey söylediğini düşündüğüne eminim.

Ama bu genç kadının surat ifadesinden sakat diye tanımla­dığı insanları normal insan ola­rak görmediğini de bariz şekilde hissettim. Ve sakatlar için ( bu arada ben sakat yerine “fiziksel engelli” insanlar demeyi yeğle­rim);

“Ne kadar şanssızlar, yazık!” dediğini ve benim dayanamayıp Stephen Hawking örneğini ver­mek zorunda kaldığımı hatırlı­yorum.

Gelin hep beraber çelişkiye bir bakalım. Söz konusu katılım­cıda dahil olmak üzere katıldığı­mız workshop’un tüm ana fikri kuantum teorisi, paralel evren­ler, fotonlar, enerji, Yaradan’a teslimiyet üzerine kurulu idi. İroniye bakın ki bu teorilerin babası Einstein’dan sonra gü­nümüzde bu teorileri geliştiren, yenilerini ekleyen, şu an dünya­nın bir numaralı, en parlak fi­zikçisi “Stephen Hawking” aynı zamanda dünyanın görüp göre­bileceği en “fiziksel engelli” in­sanlardan birisi.

Sonuç olarak bu son cümleyi kendime de söylüyorum. İmkanı olduğu halde bir şeyleri ertele­yen, tembellik eden, çabuk vaz­geçen ve sürekli bulduğu maze­retlerin arkasına saklanan insan­lara Nick ve Stephen iyi birer örnek olmalı.

Her şer gibi görünende bir ha­yır olabileceği için görünenin ar­kasına bakmak çok daha iyi bir fikir diye düşünüyorum. Hayat bizim seçimlerimiz.

Sevgimle kalın.

e-mail:

info@ndlondon.com

Bilgi: Köşe yazısı ve içeriğinden yazarın kendisi sorumludur. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Diğer Yazılar

tüm yazıları

Olay Gazetesi'ni takip edin

Facebook Twitter

Son haberler

Şansın ne zaman geleceği belli olmaz: incili yemek! Şansın ne zaman geleceği belli olmaz: incili yemek!

ABD’nin New York kentinde bulunan Central Oyster Bar’da arkadaşı ile öğle yemeği yemeye giden bir adamın sipariş ettiği istiridye yemeğinden inci çıktı.

Haftada 4 gün çalışma dönemi başladı

Haftada 4 gün çalışıp tam maaş almak mümkün mü? İnanması güç geliyor, ancak dünya çapında bazı şirketler bu sistemi çoktan uygulamaya başladı bile.

UKTS Operasyon Yöneticisi Maharaj: Britanya’da yaklaşık 200.000 talasemi geni taşıyıcısı var

Talasemi hastalarınına yönelik yapılan tedavilerin geliştirilmesi ve toplum eğitiminin devamlılığının sağlanmasının önemini yeniden ha­tırlatmak beraberinde kuruluşunun 40. yılını kutlamak amacıyla Britanya Talasemi Society Vakfı (United King­dom Thalasaemia Society- UKTS) bir etkinlik gerçekleştirdi.

Crystal Oteller Zinciri Temsilcileri Londra’da Tur Operatörleriyle Buluştu

Türkiye’de çoğunluğu Akdeniz bölgesi olmak üzere 19 büyük otel ve tatil köyleri bulunan Crystal Hotels Group Temsilcileri, gelecek sezon hazırlıkları için Londra’da temaslarda bulundular.

Tam teşekküllü sağlık merkezi resmi olarak açılıyor

Bir dönem aktif siyasette yer alan ve milletvekilliği yapan ve 10 yılı aşkın süredir mesleğini İngiltere’de devam ettiren genel cerrahi uzmanı Dr. Turan Çömez, İngiltere’nin başkenti Londra’da tam teşekküllü sağlık merkezi açtı.

West End’de Kibele ile yeniden müzik dolu geceler başladı

Londra’da eğlence yerleri: tiyatrolar; sinemalar; gece kulüpleri; barlar ve lokan­taları ile ünlü West End’de, modern Türk mutfağı ile ünlü Kibele&Restaurant Bar, iyi yemekle güzel müziği birleş­tirerek şehrin eğlence anla­yışını değiştirdi.

Trafalgar’ın anlamlı noel ağacı geri dönüyor

Bu sene de, her sene olduğu gibi West End’in kalbi Trafalgar Meydanı’nda dev bir noel ağacı tüm ihtişamıyla Londralıları se­lamlayacak.

Bu kez çiğ köfteciyi oynuyor

Ata Demirer ve Demet Akbağ’dan yine çok güldürecek bir Kuzey Ege komedisi!

Trafalgar’ın anlamlı noel ağacı geri dönüyor

Bu sene de, her sene olduğu gibi West End’in kalbi Trafalgar Meydanı’nda dev bir noel ağacı tüm ihtişamıyla Londralıları se­lamlayacak.

Theresa May hükümeti bir günde üç yenilgi aldı

11 Aralık’ta Başbakan Theresa May’in Brexit anlaşması için yapıla­cak oylama öncesindeki parlamento görüşmelerinde, hükümet darbe üze­rine darbe aldı.

Orhan Dil: Sosyal yardımlar ‘Universal Credit’ adıyla azaltılıp, zorlaştırılıyor

Muhafazakar Hükümet’in hazırlıklarını 2013’de başlattığı Universal Credit, toplumun yoğun olarak yaşadıkları Kuzey Londra’da da uygulanmaya başladı.

Kaplan, İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Başkanlığına aday oldu

İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi, 16 Aralık Pazar günü yeni yönetimini seçmek için kongreye gidiyor.

West End’de Kibele ile yeniden müzik dolu geceler başladı

Londra’da eğlence yerleri: tiyatrolar; sinemalar; gece kulüpleri; barlar ve lokan­taları ile ünlü West End’de, modern Türk mutfağı ile ünlü Kibele&Restaurant Bar, iyi yemekle güzel müziği birleş­tirerek şehrin eğlence anla­yışını değiştirdi.

Trafalgar’ın anlamlı noel ağacı geri dönüyor

Bu sene de, her sene olduğu gibi West End’in kalbi Trafalgar Meydanı’nda dev bir noel ağacı tüm ihtişamıyla Londralıları se­lamlayacak.

Bu kez çiğ köfteciyi oynuyor

Ata Demirer ve Demet Akbağ’dan yine çok güldürecek bir Kuzey Ege komedisi!

“Su üzerinde yüzen kitapevi” bu sezon da ilgi çekiyor

Genellikle “bahar veya yaz me­kanı” olarak bilinen bu kitapevi, Thames nehri üzerinde yüzme­siyle ünlü olmasıyla beraber kış se­zonunda da keşfedilmeyi bekleyen önemli West End noktalarından bi­ridir diyebiliriz.

Türk sinemasının son yıllarda çok beğenilen 7 eseri izleyici ile buluştu

Türk sinemasının ses getirmiş eserleri Türk Filmleri Haftası kap­samında Londra’da izleyiciyle bu­luştu. Londra Yunus Emre Enstitü­sünün King’s College Üniversitesi iş birliğiyle düzenlediği Türk Filmleri Haftası kapsamında Türk sineması­nın son yıllarda en beğenilen 7 eseri yer alıyor.

Designed by: Olay Gazeter