English

Dostlar sağolsun..

Faruk Eskioğlu 21 Nisan 2017

Küçüktüm… Akşehir’in cumbalı evlerinin kafa kafaya verdiği Arnavut taşlarının kar ve buz kapladığı sokakta kayıyorduk. Annem o akşam yeni iskarpinlerimi gösterip “Sürekli buzda kayarsan ayakkabıların eskir” dedi. “Hikmet çok yoksul ama, o da kayıyor” dedim…

Annem “Yoksulların da kayma hakkı var” dedi… Yıllar geçti… Londra’da bir promosyon şirketinde grafikerlik yapıyorum. Şirket bazı müşterileri için özel üretim de yaptırıyor. Ertesi günü İstanbul’a uçacağım, büyükçe bir çantaya ihtiyacım var. Zamandan tasarruf etmek için patrona promosyon spor çantalardan birini satın almak istediğimi söyledim. Çok dil bilen, her sohbetinde felsefe yapan işadamı parmağını sallayarak “O çantalar çok pahalı ama” dedi. Annemin yanıtı aklıma geldi, “İşçilerin de o çantayı kullanma hakkı var” dedim.

Ankara’da 80’lere doğru üniversitedeyim. Cebeci’de SBF’nin karşısında Kabakçı Apartmanı’nın bodrum katında hemşehrilerle ev paylaşıyoruz. 1 Mayıs, 6 Mayıs ve 31 Mayıs gibi devrimciler için özel günler için resimli dev pankartlar yapıyorum. Ev atölye gibi. Bir gece öncesinde annem çat kapı Akşehir’den geliyor, “Benim notuma göre yarın yürüyüş olmalı. Seni eyleme falan göndermem” diyor. Her zamanki gibi pazarlığa tutuşuyoruz. Sonunda “Yanından ayrılmayacağım” sözüm üzerine beraber yürüyüşe katılıyoruz. Eylem sonrasında arkadaşları yine toplu olarak bize “anne yemeği”ne davet ediyor.

Londra’da bir pazar günü dostum Ender ve Mine’in evinde annemle misafiriz…

Ender “Hadi bu gün sizi uçurayım” dedi. Ender, Hava Harp Okulu’ndan ayrılma. Bir arkadaşımızla ortak küçük bir uçağı var. Fırsat buldukca eşi dostuyla uçuyor. Havaalanına gittik. Annem uçağı gördü, “Ben bu uçağa binmem, sizi de bindirmem!” dedi. Ender başladı dil dökmeye. Sonra hep beraber bindik. Londra semalarında keyif de aldı. “Anne, Ender ne dedi de ikna oldun” diye sordum. “Siz o uçağa binmeye kararlıydınız. Size bir şey olsa, ben de ölürdüm zaten” dedi. Londra’da 1 Mayıs sabahı… Annem bizimle… Bir türlü 1 Mayıs’a katılmama izin vermiyor. “Hadi sen de gel, eski günler gibi” diyorum, “Halim yok. Yürüyemem” diyor. Baktım kararlı “Hadi” dedim, “O zaman Karl Marx’ın mezarına gidelim.” Pazarlığı kabul ediyor. Karl Marx’ın mezarı dünyanın dört bir yanından komunist ziyaretçilerle dolu. O da ne?

Annem mezarın başında ellerini açıp duaya duruyor… “Anne Marx böyle bir şey istemezdi” diye fısıldıyorum, “Bak bu adam fakir fukaradan yana iyi bir adam. ‘Ya Allah varsa’ diye düşünmek gerek” diye ekliyor. Sanırım 2000 yılıydı. Londra’dan 14 yıl sonra İstanbul’a dönmüş Eyüp’te annemle yaşıyor, Hürriyet Ekonomi Sevisi’nde de muhabir olarak çalışıyorum. Annemle dar gelirli fakat keyifli bir yaşantımız var. Hürriyet’te ben de dahil pek çok çalışan sigortasız ya da küçük bir rakama sigortalı çalıştırılıyor. Patron Aydın Doğan hükümetin de göz yummasıyla vergi kaçırıyor. Gazetede sendika kelimesi bile yasak. Dağıtım servisinde çocuk işçiler yürek burkuyor. Gazetede adına “Ekip” denilen çeteler, patron yalakalığı yapıyor, farklı kumaştan olanlara yaşama hakkı vermiyor. Sinirden saçkıran oldum. Benim gibi ekip dışında kalan demokrat arkadaşlara “Yarın Aydın Doğan Teşvikiye Camii’de bir cenazeye katılacak. Ben de caminin arkasından uçan balonlara ‘Aydın Doğan vergi kaçırıyor’ sloganını takıp uçuracağım” dedim.

Arkadaşların kafasına yattı. Balonların pankartı kaldırma gücünü hesapladım. O akşam eve hafif beyaz çöp torbaları ve renkli bantlarla gittim. Salonda pankartı hazırlamaya başladım. Annem durumu anlayınca söylenmeye başladı, “Kocaman adam oldun, bir türlü akıllanmadın! Yaşıtlarının neredeyse torunu var!” “Anne” dedim, “Bak harfleri tek başıma yapıştıramıyorum. Söyleneceğine yardım et.” Oturdu yanıma.“Dur” dedim, “Önce parmaklarını bantlayalım da parmak izin çıkmasın. Ayrı koğuşa atarlarsa canın sıkılır.” Ertesi gün akşam eve elimde pankartla döndüğümde heyecanla eylemi sordu. “Uçuramadık” dedim, çünkü 42 balon almamız gerekiyordu, 32 balona paramız yetti. Üzüldü, “Hay be oğlum deseydin ya, bakkaldan borç isterdim!”

O pankart aylarca somyanın altında saklı kaldı. İstanbul’da 11 Nisan Salı saat 2.20’de annem kollarımda gözlerini yumdu. O hayatı boyunca haksızlığa, kötülüğe velakin son 30 yılında da parkinsona karşı mücadele verdi. 13 Nisan Perşembe öğleyin de Nasrettin Hoca Mezarlığı’nda Nasrettin Hoca’ya tam 50 adım ötedeki babam nam-ı diğer “Hoca” Kasap Ferruh’un mezarına yine kollarımda uğurladık. Annem Mübehher Eskioğlu ile aramda özel bir bağ vardı.

O benim için iyi bir anne, cesur bir yol arkadaşı ve gerçek bir öğretmendi. Bundan sonra yalnız nasıl yürüyeceğimi gerçekten bilmiyorum… Bana başsağlığı dileyenlere “Dostlar sağolsun” diyorum.

Olay Gazetesi'ni takip edin

Facebook Twitter

Son haberler

Elif Erbil Enfield Lock yerel ara seçimi kazandı

Enfield’in doğusunda yer alan Enfield Look bölgesinde 18 Mayıs günü yapılan Belediye Meclis Üyeliği ara seçimlerini Türkiyeli Aday Elif Erbil kazandı. Seçimden sonra mazbatasını alan Erbil göreve başladı.

Konut piyasasında son yılların en durgun dönemi

Londra’daki ev fiyatları kriz döneminden beri görülen en büyük aylık düşüşlerden birini yaşadı

Genel seçim anketlerinde fark azaldı

Genel seçime 18 gün kala anketler, İşçi Partisi’nin oylarını artırarak Muhafazakar Parti ile arasındaki farkı kapatmaya başladığını ortaya koydu.

‘Kaçak sigaralarda asbestos ve fare pisliği riski var’ ‘Kaçak sigaralarda asbestos ve fare pisliği riski var’

Gizli olarak yürütülen bir araştırmaya göre, Londra’daki sekiz perakende satıcısından biri kaçak tütün ürünleri satışı yapıyor.

Yurt dışındaki Türklere KDV’siz konut

Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına Türkiye’deki konut ve iş yeri alımlarında KDV istisnası getiren yasa geçen ay yürürlüğe girdi.

Anatolia, 130 yıllık İngiliz devi Whitworths firmasını satın aldı

İngiltere, atıştırmalık ürünler, şekerleme ve çikolata grubunda Türk şirketlerinin gözde ülkesi oldu. Yıldız Holding ile başlayan bu furyaya yeni bir marka daha katıldı.

Anadolu Kültür Festivali 11. kez Clissold Park’ta başladı

“Anadolu Kültür Festivali” 11. defa halkla buluştu. Süleymaniye Kültür Merkezi Vakfı Başkanı Erdoğan Çelik, 15 Mayıs’a kadar sürecek festivalin resmi açılışının 13 Mayıs Cumartesi günü yapılacağını söyledi.

Çocuklarınızın kabiliyetlerini keşfedin

İngiltere Kadın Platformu’nun “Sohbet Kulubü”nün son konuğu, ünlü sanatçı Zerrin Tekindor oldu. Zerrin Tekindor, sanat dünyasına nasıl adım attığını anlattı

Göçmen sayısı sınırlanacak

May, seçim kampanyası çerçevesinde Londra’da yaptığı konuşmada, ülkeye gelen göçmen sayısının kamu hizmetleri ile düşük maaşlı işçileri etkilediğini söyledi.

Avrupa Birliği vatandaşları İngiliz pasaportuna yöneldi!

Avrupa Birliği (AB) üyeliğinden ayrılma (Brexit) yolunda ilerleyen İngiltere’den pasaport almak için başvuran AB vatandaşlarının sayısı geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 35 arttı.

Yerel seçimleri Muhafazakar Parti kazandı, İşçi Partisi hayal kırıklığı yaşadı

İngiltere’deki kısmi yerel seçimlerde iktidardaki Muhafazakar Parti, muhalefet partilerini büyük yenilgiye uğratarak zafer kazandı.

Büyük bankalar seçim sonrası İngiltere’den ayrılabilir

İngiltere ile Avrupa Birliği arasında siyasi söylemin sertleşmesinin ardından, son bir yıldır “acil durum planları” üzerinde çalışan dünya devi bankalar yaz aylarında Londra’dan çıkış yapabilir.

‘Dokuz Canlı Adam’ çıktı

Ali Şakar, toplumda ilk kez; güzellik, ses ve fotoroman yarışması düzenlediğini ve üç uzun metrajlı film yaptığını anlatıyor.

Ayakta alkışlandı

Millfield Tiyatrosu’nda ilki gerçekleştirilen “Londra Türkçe Sözlü Tiyatro Festivali”nde prömiyeri yapılan ‘Ölüm ve Kız’ oyunu, tiyatro seyircisinden tam puan aldı.

Her köşesi başka bir dünya’ya açılıyor

Londra öyle bir şehir ki, pek çok köşesinde henüz keşfedilmeyi bekleyen bir sürü dünya olduğuna emin olabilirsiniz. Hafta sonu gezilecek yerler bakımından Londra oldukça zenginliği ile biliniyor.

Oyunculardan çocuklara destek

Millfield Art Centre’da düzenlenen festivalden elde edilecek gelir, İngiltere’de çocukları şiddete ve suiistimale karşı koruyan NSPCC adlı hayır kurumuna bağışlanacak.

Clissold Park’ta Anadolu Kültür şöleni yaşandı

LONDRA’da bu yıl 11’incisi düzenlenen “Anadolu Kültür Festivali” muhteşem geçti. 11 Mayıs Perşembe günü başlayan ve beş gün boyunca süren müthiş festival, Pazartesi günü sona erdi. Londra’nın kuzeyindeki Clissold Park’ta açılışı yapılan festivale Türkiye’nin Londra Başkonsolosu Çınar Ergin, KKTC Londra Temsilcisi Büyükelçi Zehra Başaran, T.C. Londra Büyükelçilik Müsteşarı Güçlü Cem Işık, KKTC Londra Konsolosu Ülkü Alemdar’ın yanı sıra çok sayıda siyasetçi, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve davetli katıldı.

Çocuklara Yönelik Şiddetle Mücadele Ulusal Birliği’ne destek

Londra’da ilk kez Türk Tiyatro Festivali düzenlendi. Türklerin yoğun olarak yaşadığı Edmonton bölgesindeki Millfield Art Centre’da düzenlenen festivalden elde edilecek gelir, İngiltere’de çocukları şiddete ve suiistimale karşı koruyan NSPCC adlı hayır kurumuna bağışlanacak. İlginin yüksek olduğu festivalden elde edilecek gelir, İngiltere’de çocuklara zarar verilmesini ve suistimal edilmesine karşı harekete geçen NSPCC adlı hayır kurumuna bağışlandı.

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan bir etkinlikle anıldı

1968 öğrenci gençlik hareketi liderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan idam edilişlerinin 45. yılında Wood Green’de Day-Mer tarafından düzenlenen kitlesel bir etkinlikle anıldı. Geniş katılımla yapılan anma gecesinde Denizlerin mücadele arkadaşları Aydın Çubukçu ve Mustafa Yalçıner konuşma yaptı. Kardeş Türküler, Balkan müzik grubu Don Kipper ile Canan Sağar ve grubu da sahne aldı.

11. Anadolu Kültür Festivali Clissold Park’ta başladı

“Anadolu Kültür Festivali” 11. defa halkla buluştu. Süleymaniye Kültür Merkezi Vakfı Başkanı Erdoğan Çelik, 15 Mayıs’a kadar sürecek festivalin resmi açılışının 13 Mayıs Cumartesi günü yapılacağını söyledi. Kuzey Londra’da düzenlenen ve İngiltere’nin geleneksel festivallerinden biri haline gelen Anadolu Kültür Festivali, 11- 15 Mayıs tarihlerinde yine Clissold Park’ta ziyaret edilebilecek.

Köşe Yazarları

Tüm köşe yazarlarını oku
Designed by: Emre Caglar