English

Dünya Sen Böyle Olduğun İçin Bu Haldedir…

Neslihan Doğan 7 Ocak 2019

Hepinize merhaba,

Yukarıdaki başlığı kendi var­lığımı sorgulamaya başladığım dönemlerde okumuş olduğum “Tanrılar Okulu” kitabından aldım.

Hayatın içinde var olmanın anlamını ararken okuduğum kitabın yazarı Prof. Stefano Elio D’anna her insanın içinde bulunan tanrısal güce odaklanıyor.

Bu kitap sorunun hep dışarıda olduğuna inanan ve kendine dö­nüp bakmayı düşünemeyenlere güzel bir kaynak. Okuduğum ki­tapları ve seyrettiğim filmleri aklıma ve inancıma en uygun şekilde sentezlediğimi anlat­mıştım.

Yani bazen inançlarınıza uy­gun olmayan ya da kolayca kabul edemeyeceğiniz ifadeler kullanı­labiliyor kitaplarda. Ben bunlara takılmayıp kendi inanç yapıma göre şekillendirmeyi daha doğru buluyorum.

Siz sevgili okuyucularıma da bunu tavsiye ediyorum. Kitabı bu yöntem ile okurken bazı nok­talarda kafamda soru işaretleri oluştuğunu çok iyi hatırlıyorum.

Kişisel gelişime odaklı “Tan­rılar Okulu” kitabından bazı alıntılar yaparak sonunda kendi sentezimi ekleyeceğim. Yorum­lamak artık sizlere kalmış.

”Size ‘öğretilen ve anlatılan dünyanın’, anlatıldığı gibi ol­duğunu söyleyenler sadece anlatanlardır. Korkmanız, çekinmeniz, endişe etmeniz gerektiği söylenen her şey, bu betimlemenin pençesindeki insanların fikirleridir. Oysa bunlar olumsuz duygulardır ve hiçbiri dünyaya geldiği ha­liyle insanın mayasında olan hisler değillerdir. İnsan kor­kusuz doğar. Korku, zorla öğ­retilir.”

Yazar ve kitabın ana kahra­manı Stefano D’Anna kendi söz­leri ile kitabını şu şekilde kısaca tanıtıyor:

“Hayat; tıpkı bana yaptığı gibi, sizi de bir mengenede soluğunuz kesilinceye kadar sıktığında, sizi içinden çıkamayacağınız hayal kırıklıklarına uğrattığında ve hiçbir çıkış yolu bulamadığı­nızda…

İşte ancak o zaman bu kitap, bir anda elinize geçecek ve sizi bulacaktır. Böylece bireysel devriminiz için, bir insanın hayal edebileceği en büyük maceraya hazır olduğunuzu bileceksiniz.

Dış dünyamın kalitesinin daha iyi ya da daha kötü olması­nın benim temel sorumluluğum olduğunu, hayatımdaki terslik­lerin ve bazen trajik olayların oluş seviyeme bağlı olduğunu ve bunların yalnızca, korkula­rımın, yıkıcı düşüncelerimin ve olumsuzca kurduğum hayalle­rimin maddeleşmiş halinden başka bir şey olmadığını fark ettiğim andan itibaren, şikayet etmekten, başkalarını suçlamak­tan, pişmanlık duymaktan ya da kendime acımaktan vazgeçtim.”

Kitaptan birebir yaptığım bazı alıntılar ise şu şekilde:

… “Hayatınızda önünüze çı­kan herkesin özel bir görev ile karşınıza geldiğine emin olun. Ve ona varlığı için teşekkür edin. Özellikle düşmanınızsa. Herkes sizi gösterir. Çünkü herkesi siz yarattınız. Bu dünyayı siz ya­rattınız. Bu sizin dünyanız. Sizi arayan arkadaşınız sizsiniz. Ça­lışanlarınız, üstleriniz, aileniz, hepsi sizsiniz”.

… “Önünüzde gelecek varken, geçmişle uğraşmayın. Ama gele­ceği de yeni bir ‘eski geçmiş’ ya­ratmak için yaşamayın. Onu şe­killendirin; bu kez şekillendirin, geçmişinizin tekrarlarından kur­tulun”..

“Beden olmadan düşleye­mezsiniz. Düşleyen bedendir. Ona çok iyi bakın. Gereğinin ötesinde yiyecek, içecek, gere­ğinin ötesinde uyku, gereğinin ötesinde seks, hiçbir şeyin çö­zümü olmadığı gibi, çözümün üstünü örten uyuşturuculardır. Uyuşturucu almayın. Beyninizi örtmeyin. Orada geleceğiniz şe­killeniyor.”

Batılı bir akademisyenin yaz­dığı felsefi roman tarzında, man­tıklı açıklamaları olan bir kitap. Evet tüm insanlığa Allah ruhun­dan üflemiştir. İstisnasız hepi­miz güzel düşüncelerle istedi­ğimiz hayatı yaratma gücüne sahibiz. Ama bu noktada kitabı okurken her şeyin üstünde olan yaradan ve kader kavramının ta­mamen unutulması beni rahatsız etmişti.

Madde ölümlü, ruh ise ölüm­süz ve sonsuzdur. Fiziksel yani bedensel ölümün olmadığını ve bunu kendimizin korkular ile yarattığını söylüyor kitabın yazarı ve kahramanı Stefano D’Anna. Fakat kendisinin orta yaşlarında hastalıktan hayatını kaybetmesi o dönemde kafamda oluşan soru işaretlerini tekrar hatırlattı bana.

Aslında batıya, uzaklara git­meye gerek yok. 13. yüzyılda ya­şamış olan ünlü büyük düşünür “Mevlana Celaleddin Rumi” ba­kın ne diyor:

“Sen düşünceden ibaretsin.

Geriye kalan et ve kemiksin.

Gül düşünürsün gülistan olursun.

Diken düşünürsün dikenlik olursun.”

Sonuç olarak düşüncenin gü­cünü ve çekim yasasını bilsek bile, bir Yaradan olduğunu hatır­lamak bizi fiziksel dünyada özü­müzdeki güç ve mutlak sevgi ile daha çok birleştirebilir.

Kendimizi küçük tanrıcıklar görüp, ego patlaması yaşamak yerine elimizden gelenin en iyi­sini yapıp Allah’a teslim olma­nın ve tevekkül etmenin ruhları­mıza, doğal olarak ta hayatımıza daha çok huzur getireceğini dü­şünüyorum.

Sevgi ile kalın

e-mail:

info@ndlondon.com

Olay Gazetesi'ni takip edin

Facebook Twitter

Son haberler

Türk İşi Dondurma İngiliz basınına gösterilecek

Türk İşi Dondurma filmi, ya­rın Londra’daki Regent Street Sineması’nda Türk ve İngiliz basın mensuplarına sunulacak.

Don McCullin’in “Savaş portreleri” Tate’de tartışıldı

Britanya’nın “efsanevi fotoğraf­çısı” olarak bilinen Don McCullin, son 60 senede çektiği fotoğraflar ile biriktirdiği “savaş anıları” ile, dünyanın birçok yerinde yaşanan çatışma ve savaş karelerini yakalamayı başaran ve bunu 60 yıl­lık kariyerine yayan ilk fotoğrafçı olarak biliniyor.

Romeo Ve Juliet’in Romanı Verona

İtalya denince akıllara romantik bir ülke gelir. Ama ülkenin en ro­mantik şehri, kuzeydoğusunda yer alan Verona’dır.

Alzheimer hastalığını neler hızlandırıyor?

Bilim insanları, yağlı ve kalori oranı yüksek gıda kullanımının Alz­heimer hastalığının gelişimini gözle görülür şekilde hızlandırdığını ve bu hastalık ile ilgili genlerde teh­likeli mutasyon taşıyıcılarında or­taya çıkma olasılığını yükselttiğini açıkladı.

Portsmouth’taki anma törenine ücretsiz ulaşım

Londra’da faaliyet gösteren çatı örgütü Çanakkale Anma Plat­formu, 18 Mart Şehitler Günü ve­silesiyle Portsmouth’da düzenle­necek törene vatandaşlarımızın ücretsiz ulaşımını sağlamak ama­cıyla bir otobüs kaldıracağını bil­dirdi.

Avrupa anlaşmasız Brexit’e hazırlanıyor

Avrupa Parlamentosu (AP), İngiltere’nin birlikten anlaşma­sız ayrılığına hazırlık kapsamında seyahat, ulaşım, sosyal güvenlik, eğitim ve balıkçılık alanlarına yö­nelik tedbirleri içeren tasarılara onay verdi.

Can Dündar bu pazar DAY MER’de

DAY MER’in düzenlediği “Otoriter Yönetim Altında Medya” toplantısında Gazeteci Can Dündar, Deniz Yücel ve Ethical Journalism Network’tan Aiden White konuşacak. DAY MER’den yapılan açıklamada, 17 Mart Pazar saat 16’da “22 Moorfield Road Tottenham N17 6PY” adresindeki Londra Toplum Merkezi’nde (DAY MER) yapılacak söyleşiye bütün toplum davet edildi.

Hackney’de evleri boş olan ev sahipleri çifte vergi ödeyecek

Geçtiğimiz ay Hackney Town Hall tarafından onaylanan bir ka­rara göre, bölgede evleri boş olan ev sahipleri mülkeri için iki kat co­uncil tax bill ödeyecek.

Ülkenin en kritik haftası

Başbakan Theresa May’in Brexit anlaşması, bugün parlamentoda oy­lamaya sunulacak.

Avrupa anlaşmasız Brexit’e hazırlanıyor

Avrupa Parlamentosu (AP), İngiltere’nin birlikten anlaşma­sız ayrılığına hazırlık kapsamında seyahat, ulaşım, sosyal güvenlik, eğitim ve balıkçılık alanlarına yö­nelik tedbirleri içeren tasarılara onay verdi.

İngiltere’de ev fiyatlarında sürpriz artış

İngiltere genelindeki ev fiyatla­rının şubat ayında oldukça sürpriz bir artış gerçekleştirdiği açıklandı.

Brexit kararı tıkandı

Anlaşmasız çıkılsın mı — Süre uzatılsın mı — İkinci referandum yapılsın mı?

“Öldür Beni Sevgilim” Londra’da vizyonda

Merakla beklenen ‘Öldür Beni Sevgilim’ filmi Londra’da da viz­yona girdi.

Shape of Light: Fotoğraf sanatının 100 senesi

Tarihte ilk kez, Tate Modern’in kat­kılarıyla fotoğraf sanatı ve soyut sanat (abstract art) arasındaki ilişki ve pay­laşılan dinamiklere yönelik bir sergi sanatseverlerle buluşuyor.

Çocuklarda Sevginin Koruyuculuğu

Çocuklarımızın yaşı kaç olursa ol­sun biz anne babaların ilgi ve sevgi­sine olan ihtiyacı bitmez.

‘Göbeklitepe’ insanlık tarihinin sırasını değiştirdi

İnsanlık tarihini baştan yazdı­ran keşif Göbeklitepe, dünyanın en önemli antik tapınaklarının arasında geliyor.

Köşe Yazarları

Tüm köşe yazarlarını oku
Designed by: Olay Gazeter