English

Edmonton evimiz…

Mustafa Çetinkaya 15 Mayıs 2018

Londra’da Türkiyelilerin bir arada en yoğun yaşadıkları yer Enfield Edmonton bölgesidir. Nüfus sayımlarında insanlar etnik kökenleri tam olarak sorulmadığı için, ‘Beyaz, Asyalı, ya da Ötekiler’ gurubunda sayılsalar, pasaportları olduğu için British seçeneğini işaretleseler de Türkçe, Enfield bölgesinde konuşulan ikinci dildir.

Bulgaristanlı Türkleri’de kattığımızda Edmonta’da yaşayan her üç insandan birinin Türkçe konuştuğunu belirtirsek sanırım yanlış olmaz. Ev bizim, sorunlar da bizim. Geçen aylarda yaptığımız seçim çalışması sırasında Enfield Belediye sınırları içinde bulunan yüzlerce mahalleyi, sokağı gezdik. Edmonton bölgesinde yoğunlaşan çevre kirliliği sorunu herkesin ortak şikayeti. İngilizce ‘fly-tipping’ olarak tanımlanan ‘sokağa çöp atma alışkanlığı’ Edmonton’da hat safhada. Enfield’de, Londra’da ve hatta tüm ülkede görülen sokağa çöp atma alışkanlığı, genel sağlık başta olmak üzere başka sorunlarıda beraberinde getiriyor.

Başlıkta ‘Edmonton Evimiz’ demiştik. Önce bizler evimizin önünü temiz tutacağız. Burada ‘sorunu yaratan sadece Türkçe konuşan insanlardır’ görüşü ortaya çıkmasın. Bu köşenin okurları Türkçe okuyup yazdığı için ve hatırı sayılır bir nüfusa sahip olduğumuz için belirttim. Kanımca diğer toplumlara da en iyi anladıkları dilden bu ve benzeri uyarıların yapılması gerekir. Fly-tipping davranışının artmasının kuşkusuz bir çok nedeni var. Aşırı göç alan Edmonton bölgesi artık bu yükü kaldıramıyor. Var olan konutlar buraya yerleşmek isteyen nüfusu barındırmıyor. Bir ailenin yaşaması için yapılan evler ikiye, üçe hatta oda sayısına bölünüyor. Nüfus sayısının artması, geçici eşyalarla günü kurtarma çabası ve ucuz mobilya aşırı çöpüde beraberinde getiriyor. Yasak ve ağır para cezası olmasına rağmen bir çok insan zaten çok sınırlı olan yaşam alanlarındaki fazlalıklardan kurtulmayı düşünüyor. Bunun içinde akla gelen en basit yöntem kimsenin görmediğini sandığı bir anda evdeki işe yaramaz fazla eşyaları sokağa atmak oluyor. Bir çok sokakta 24 saat çalışan kameralar var ve sürekli yenilerinin eklenmesi için talep geliyor. Çocuklarımızın eğitimine, sağlığa ayıracağımız paraların bir kısmını bu iş için harcamak ne kadar mantıklı. Bu sorunu eğitim ve karşılıklı saygıyla çözmenin bir yolu olmalı. Büyük bir metrepol olan Londra’ya gelen insanlar büyük bir kentte yanyana yaşamanın sorumluluklarına ‘yeteri kadar özen göstermiyorlar’ dersek, umarım kimse alınmaz.

Türkçede bu konuyu özetleyen çok güzel bir atasözü var ‘İğneyi kendimize, çuvaldızı başkasına batıralım’. Enfield ve özellikle Edmonton’da yaşanan çöp ve çevre sorununun birinci sorumlusu bölgede yaşayan insanlardır. Bununla beraber hiç bir sorunda tek başına ortaya çıkmaz. ‘Fly-tipping’ sorununa sosyo ekonomik temellerinden uzakta bakmak, çözüm üretmeye yardımcı olmaz. Londra’ya yeni gelen insanların belli bölgelere yönlendirilmesi, yeteri kadar konut üretilmemesi sorunun asıl nedenleridir. Kentler bir okuldur insanı eğitir, eğitmelidir, sadece ceza yöntemleriyle sorunları çözmeye çalışmak kalıcı olmaz ve insanları ‘ötekileştirir’. Yukarıda saydığımız nedenlerden dolayı bölgede daha fazla çöp ve çevre sorunu varsa yetkililerin bunu çözecek alternatifler üretmesi gerekmez mi? Tüm Enfield Belediye sınırları içinde sadece Barrowell Green Recycling Centre, Winchmore Hill, London N21 3AU adresinde bulunan Recycling Center, bölgenin ihtiyacını karşılamak için yeterli gelmiyor olabilir mi? Belli saatlerde, küçük arabalarla ve belli adet eşya bırakabildiğiniz merkez, çok geniş bir alanı bulunan Enfield’in ihtiyacını karşılamaya yetmiyor ve kanımca yeni alternetifler üretmek gerek.

Bazı alt yapı sorunları halledilebilir ve yeni seçilen Enfield Belediye Meclisi’nin bu konuya daha fazla duyarlılık göztereceğinden eminim. Asıl sorun insanların eğitimi. Bazı insanlar sadece evlerinin içi ile ilgileniyorlar. Sokaklar, cadde hatta ön bahçeleri bile onların değil gibi davranıyorlar. Halbuki kent kültüründe parklar, caddeler, nehirler, istasyonlar, sokaklar ve yollar bir bütündür. Hareket eden araba camından dışarı çöp atmak, sokaklara eski ev eşyalarını bırakmak, başkalarının sağlığını tehdit etmek, suçtur ve ayıptır.

Olay Gazetesi'ni takip edin

Facebook Twitter

Son haberler

‘Council tax’ artışı geliyor

Buna rağmen belediye hizmetlerinde kesinti yapılması planlanıyor.

‘Avrupa ile İngiltere ilişkileri tehdit altında’

İngiltere Dışişleri Bakanı Je­remy Hunt, Brexit sürecine ilişkin, “İki tarafın da güven ve vizyona ih­tiyacı var. Çünkü İngiltere’nin gele­cek 25 yılda Avrupalı komşularıyla inşa edeceği ilişki tehdit altında.” değerlendirmesinde bulundu.

Oxford ve Exeter: “Nazik olmak” ruh sağlığına faydalı Oxford ve Exeter: “Nazik olmak” ruh sağlığına faydalı

Oxford ve Exeter üniversite­lerinin yaptığı bir araştırmaya göre, nazik olmak ve nazik dü­şüncelere sahip olmak depresyo­nun önüne geçerken, daha kaliteli bir yaşam sürmede önemli bir rol oynuyor. Clinical Psychological Science dergisinde bulguları pay­laşılan araştırma, 135 katılımcının gözlemlenmesi ile sonuçlandı.

Karl Marx’ın mezarına ikinci kez saldırıya tepki

Karl Marx’ın Kuzey Londra Highgate Mezarlığı’ndaki anıt me­zarı iki haftada ikinci kez saldı­rıya uğraması EMEP ve DAY MER ile Britanya Komünist Partisi ve gençlik örgütü Britanya Komünist Gençlik Ligi tarafından mezarlıkta protesto edildi.

Sala’nın köpeği hala bekliyor

Nantes’tan özel uçakla Cardiff’in yolunu tutan ve içinde Emiliano Sala’nın olduğu uçağın enkazına önceki gün ulaşılmıştı. Uçağı Manş Denizi’ne düşen futbolcu Emiliano Sala’yı sadece ailesi beklemiyor.

Alexandra Palace’a dair yeni park kuralları aileleri “uzaklaştırabilir”

Alexandra Palace’ın ziyaretçileri, tarihte ilk kez yeni park kuralları ile karşılaşabilirler.

Real Madrid’den çılgın transfer! £100 milyon

İspanyol devi Real Madrid, Chelsea’nin yıldızı Eden Hazard için 100 milyon Pound’u gözden çıkardı.

Mehmet Akif Ersoy Adına Şiir Etkinliği Düzenlendi

Londra Yunus Emre Enstitüsü’nde Mehmet Akif Ersoy adına düzenlenen şiir dinletisine Londra’daki 24 okuldan 62 öğrenci katıldı. Etkinlikte Türk edebiyatının sevilen şairlerinin yanı sıra Mehmet Akif Ersoy’un şiirleri okundu.

Southbank Centre Yemek Fuarı

Konumuz gerek tiyatro, sanat, mü­zikaller olsun, gerekse de sergiler ve diğerleri… Southbank’de her tarzdan ilgi odağına hitab edecek etkinlik ve mekan bulunuyor. Nitekim, kış ayla­rının artık azınlıkta kalması ve baha­rın yavaş da olsa beklenmeye başlan­dığı şu günlerde, Londra’nın “sokak kültürünün” uyanışına tekrardan ta­nık edeceğimiz günler çok da uzağı­mızda değil.

Renklerin büyülü dünyası Londra ile buluşuyor

West End Bond Street’te, renklerin ve renklerin hayat verdiği şekillerin adeta dans ettiği bu kaçırılmaması gereken sergide, cam heykeltraşı Dale Chihuly, son eserleri de dahil olmak üzere bugüne kadar büyük rağbet görmüş baş yapıtlarını Londralılarla buluşturuyor.

Alexandra Palace’a dair yeni park kuralları aileleri “uzaklaştırabilir”

Alexandra Palace’ın ziyaretçileri, tarihte ilk kez yeni park kuralları ile karşılaşabilirler.

Mehmet Akif Ersoy Adına Şiir Etkinliği Düzenlendi

Londra Yunus Emre Enstitüsü’nde Mehmet Akif Ersoy adına düzenlenen şiir dinletisine Londra’daki 24 okuldan 62 öğrenci katıldı. Etkinlikte Türk edebiyatının sevilen şairlerinin yanı sıra Mehmet Akif Ersoy’un şiirleri okundu.

Southbank Centre Yemek Fuarı

Konumuz gerek tiyatro, sanat, mü­zikaller olsun, gerekse de sergiler ve diğerleri… Southbank’de her tarzdan ilgi odağına hitab edecek etkinlik ve mekan bulunuyor. Nitekim, kış ayla­rının artık azınlıkta kalması ve baha­rın yavaş da olsa beklenmeye başlan­dığı şu günlerde, Londra’nın “sokak kültürünün” uyanışına tekrardan ta­nık edeceğimiz günler çok da uzağı­mızda değil.

Renklerin büyülü dünyası Londra ile buluşuyor

West End Bond Street’te, renklerin ve renklerin hayat verdiği şekillerin adeta dans ettiği bu kaçırılmaması gereken sergide, cam heykeltraşı Dale Chihuly, son eserleri de dahil olmak üzere bugüne kadar büyük rağbet görmüş baş yapıtlarını Londralılarla buluşturuyor.

Sevgililer gününde “romantik akımlara” yelken açmalı…

West End’in her renkten zevke hitap ettiğini bilmeyenimiz kal­madı, nitekim Southampton Street’te bulunan “Eve Bar”, sevgi­liler günü haftasında sunduğu özel kokteylleri ve menüsü ile, alışılmı­şın dışında bir romantizm skalası sunuyor Londralılara.

Ece Temelkuran, “How to Lose a Country” adlı son kitabını Londra’da tanıtacak

Londra merkezli Türkiye Araş­tırmalar Merkezi’nin (Centre for Turkey Studies) CEFTUS Britanya parlamentosunda düzenlediği top­lantılara hız verdi.

Köşe Yazarları

Tüm köşe yazarlarını oku
Designed by: Olay Gazeter