English

Elimizdekinin Kıymetini Bilmek…

Neslihan Doğan 18 Mart 2019

Hepinize merhaba,

Geçmişte İstanbul’da kendi odamda uyanmanın değerini bile bilmezdim. Kendi evimde ve şehrimde olmanın verdiği hu­zuru ve rahatlığı ancak evimden çok uzakta, senelerce Londra’da yaşayınca anladım. Biz insa­noğlu maalesef bazen elimiz­deki güzelliklerin kıymetini kay­bedince veya uzak kalınca çok daha iyi anlıyoruz. Ama bizler değişim yolundayız. En azından bunu fark etmemiz bile bir de­ğişimdir.

Yeni ve değişmiş ben ise artık sabahları uyandığıma göre halen yaşadığımı, sağlıklı olduğumu, her yeni günün yeni güzel fır­satlar demek olduğunu düşünü­yorum. Doğanın yeniden canlan­dığını görüyorum. Kuşların cıvıl cıvıl seslerini duyuyorum.

Siz hiçbir serçenin “Aman ya her gün cıvıldıyorum. Bugün ca­nım istemediği için somurtaca­ğım ve ötmeyeceğim” dediğini duydunuz mu? Serçeleri ken­dime örnek alıyorum. Her yeni güne uyandığıma göre rızkımın Yaradan tarafından hazırlan­dığını düşünüyorum. Yeter ki içinde bulunduğumuz hayatın bizleri üzen ve hoşlanmadığı­mız yanlarına değil, mutlu eden taraflarına odaklanabilelim.

Ve hemen elimi yüzümü bol su ile güzelce yıkıyorum. Pence­reyi açıp derin derin nefes alı­yorum. Her sabah yaptığım gibi kahvaltı etmeden aç karnına ko­caman bir bardak suyumu içiyo­rum. Sonra sıra esnetme hare­ketlerimde. Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur demiş ataları­mız. Esnetme hareketlerimi ya­parken kendi ihtiyacıma göre seçtiğim olumlama cümlelerini ayna karşısında ve yüksek sesle tekrar ediyorum. Tabi fazla yük­sek sesle değil. Yoksa evdekiler veya komşular kendi kendime konuşmamı biraz tuhaf karşıla­yabilirler. Vaktimin az olduğu za­manlarda ise sabahları günümün iyi geçmesine niyet ediyorum.

“Bugünümü mutluluk ve umutla yaşamaya niyet ediyo­rum.”

Buraya kadar kendi iç dünya­mızda her şey yolunda. Ama tabi ki dışımızdaki dünyada sorunlar olabilir. Sonuçta herkes hayatın güzelliklerine odaklanmayı seç­mek zorunda değil. Fakat bizi dışarıdaki çevremiz değil ön­celikle kendi değişimimiz ilgi­lendiriyor. Herkes kendisinden sorumludur. İnsanlar dünyayı değiştirmek istiyor ama kimse­nin aklına önce kendisini değiş­tirmek gelmiyor.

Yazılarımda aklımızı kullan­mayınca ve düşüncelerimizi olu­runa bırakınca, negatif düşünce­lerimizin otomatik olarak baskın çıkma olasılığından bahsediyo­rum. Biz buna benzer enerjiler benzer enerjileri çeker diyoruz.

Ya da Mevlana’nın dediği gibi “Gül düşünürsün gülistan olur­sun. Diken düşünürsün dikenlik olursun.”

Evet, günümüzde bu konu ile ilgili bir yasa olduğu artık kesin­leşti ve bu yasaya hepimizin bil­diği gibi ‘Çekim Yasası’ deniyor. Aslında bu yasa asırlar boyu bi­liniyordu ama hiç bu kadar po­püler olmamıştı. Sadece belli bir kesim tarafından biliniyordu. Bu arada şunu da belirtmek isterim; Katıldığım kurslardaki bir öğret­menim çok önemli bir noktaya değinmişti. Çekim yasası bilim­sel bir gerçek olduğu için Allah’a inanan veya inanmayan herkes için geçerli. Bu yasanın kuralla­rını iyi bilmek gerekiyor.

Bu hafta Nil Gün’ün sade ve açıklayıcı bir şekilde yazdığı, “Hayatın Büyük Sırrı: Çekim Ya­sası” kitabından bazı alıntılar yaparak yasaya biraz daha de­taylı bakalım birlikte. Bu kitap, bu kavramların ne anlama geldi­ğini ve Çekim Yasası’nı bilinçli olarak nasıl kullanacağınızı gös­teriyor.

Çekim Yasası, enerji yasası­dır. Ve biz enerji kelimesini ha­yatımızda sık sık kullanırız; “Bu kişinin enerjisi iyi. Enerjimiz uydu…”

Kendimizi mutlu, heyecanlı, başarılı hissettiğimizde etrafa pozitif enerji yayarız. Oysa ken­dimizi üzgün, kızgın, yalnız, in­cinmiş hissettiğimizde etrafı­mıza da negatif enerji yayarız. Gözlerimizdeki ışık söner. Bu ruh hali uzun sürerse hayatı­mızda her şeyin ters gitmesin­den yakınırız.

Hayatınızı değiştirmek eli­nizde.

Nil Gün çok önemli bir nok­taya değiniyor. “Çekim Yasası düşüncenin yaratıcı gücünün kullanımıyla ilgili. Bu yasa, dik­katinizi neye yöneltirseniz, onu kendinize çekeceğinizi ifade ediyor. Bilincimizde ve bilin­çaltımızda ne tür düşünceler ve inançlar varsa bu inançlara uygun deneyimleri hayatımıza çekiyoruz”.

“Düşüncelerimizden so­rumluyuz

Her şikayet evrene verilmiş bir emirdir

İnançlar bağlandığımız dü­şüncelerdir

Dünkü düşüncelerimizle bugünümüzü inşa ettik …”

“Çekim Yasası, üç temel ya­sanın bileşimidir” diyor Nil Gün:

Etki-Tepki yasası

(Karşılıklılık Yasası)

Şükran yasası

Sevgi yasası

Bunların hepsine yazımda yer veremeyeceğim için bu haftaki köşe yazımda anlattığım elimiz­dekinin kıymetini bilmek yani Şükran Yasasına biraz yer ver­mek istiyorum.

“Bir şeyin yokluğu anlarında, onun var olduğu anların değerini bilirsiniz. İnsanların çoğu sahip olduklarının değerini bilmek ve şükran duymak yerine, sahip olmadıkları şeyler için hayıfla­nıyor.

Düşüncelerimizi sahip olma­dığımız şeylere odakladıkça, sa­hip olmama anlarını çoğaltırız. Neye odaklanırsak onu çoğaltı­rız. Sahip olmadığımız ama iste­diğimizi söylediğimiz şeylerin hayatımıza girmesini engelleriz.

Şükran duygusunun azlığının göstergeleri kıskançlık, şikayet, pişmanlık, hayattan memnuni­yetsizlik, huzursuzluk ile sü­rekli bir doyumsuzluk hissi ve “bir şeyler eksik” duygusudur.

Şükran duygusu, sahip olduk­larımızla yetinmek ve pasif bir kabulleniş değildir.

Şükran duygusu sahip oldu­ğumuz şeylerin onlara sahipken değerini bilmektir.

Şükran duygusu, gelişimi ve başarıyı, gösterilen tüm çabalar­dan daha fazla hızlandırır.

Sevgi ile kalın…

e-mail:

info@ndlondon.com

Bilgi: Köşe yazısı ve içeriğinden yazarın kendisi sorumludur. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Diğer Yazılar

tüm yazıları

Olay Gazetesi'ni takip edin

Facebook Twitter

Son haberler

100 kadından Londra’da eğitime anlamlı destek

Londra’da Ali Rıza Değirmen­cioğlu Türk Aile Birliği tarafından bir yardım gecesi düzenlendi.

Efsane İngiliz grup Queen’in ‘Bismillah’lı şarkısı Youtube’da izlenme rekoru kırdı

Müzik dünyasına damga vuran İngiliz gruplardan Queen’in ‘Bo­hemian Rhapsody’ şarkısı rekora imza attı.

Mona Lisa’nın hikayesi HTC VIVE sanal gerçeklik gözlüğü sayesinde canlandırılacak

Louvre Müzesi, Leonardo da Vinci’nin Fransa’da ölümünün 500. yılını anmak için da Vinci’nin sanat hayatının çığır açan bir retrospek­tifini hazırlıyor.

32 dalda ödüle aday gösterildi

Dünya çapında milyonlarca hayranı olan Game of Thrones (Taht Oyunları) adlı dizinin son sezonu bu yıl drama kategorisinde 32 dalda Emmy Ödülleri’ne aday gösterilerek rekor kırdı.

Gurbetçiler, tüm zamanların rekorunu kırdı

Yaz tatillerini anavatanda geçir­mek üzere yaşadıkları Avrupa ülke­lerinden Türkiye’ye giden gurbet­çiler, Kapıkule Sınır Kapısı’nda tüm zamanların rekoruna imza attı.

Gurbet yolunun en rahat yolculuğu: Arabalı tren

Yurt dışında yaşayan Türk va­tandaşlarının bir kısmı, Türkiye’ye “arabalı tren” ile geliyor.

Belediye Başkanı gurbetçilere seslendi: Uykusuz yola çıkmayın

Türkeli Belediye Başkanı Veysel Şahin, yaz sezonunda ilçeye gidecek gurbetçilere seslenerek, uykusuz yola çıkmamalarını istedi.

Day-Mer’den 30. yıl şöleni; Clisslod Park,Moğollar ve Selda Bağcan’ı ağırladı

Londra’da Day-Mer tarafından bu yıl 30.’su gerçekleştirilen Day- Mer Kültür ve Sanat Festivali kap­samında Türk Halk Müziği’nin dev ismi sanatçı Selda Bağcan ve Türk rock müziğinin efsane grubu Mo­ğollar, aynı sahnede konser ver­diler.

Başbakan adayı Boris Johnson’dan tartışma yaratacak sözler; İslam, Müslüman ülkeleri Batı’nın yüzyıllarca gerisine attı

İngiltere’nin yeni başbakanı ol­ması beklenen Boris Johnson bir kez daha İslamofobiyle gündeme geldi, yıllar önce bir makalesinde ‘Müslüman ülkelerin İslam yüzün­den Batı’nın yüzyıllarca gerisinde kaldığını’ savunduğu ortaya çıktı.

Üst mahkeme kararı bozdu; Boris Johnson yalanları yüzünden yargı önüne çıkmayacak

Müstakbel İngiltere Başbakanı Boris Johnson hakkında Brexit kampanyası yalanları yüzünden dava açılmasına izin veren alt mahkemenin kararını üst mahkeme bozdu: Siyasetçilerin düzmece açıklamalar yapmaları yeni bir şey değil.

Düşük gelirli aileler, ev kiralayamaz hale geldi

Londra genelinde full-time çalışan çiftler, iki yatak odalı normal bir evi dahi kiralayamayacak duruma geldi.

NHS’e göre, GP randevusu almak giderek zorlaşıyor

NHS tarafından yapılan bir araş­tırmaya göre, hastalar GP rande­vusu almak, kendi aile hekimlerini görmek ve telefonla kliniklerine ulaşma konusunda zorluklar ya­şıyor.

Wimbledon’da Jean pantolon, tişört ve ceketle protokol kurallarını yıktı

Wimbledon’da arkadaşı Serena Williams’ın maçında protokole aykırı giyinmesine rağmen protokol bölümünde oturan Meghan Markle krize yol açtı.

Fatih Sultan Mehmet Portresi Satışa Çıkıyor

Fatih Sultan Mehmet’in portresi Londra’da yeniden satışa sunulacak.

The Lion King’in Avrupa galası Londra’da yapıldı

Aslan Kral (The Lion King) filminin LOndra’da yapılan Avrupa galasına Beyonce ile Meghan Markle’ın kucaklaşması damga vurdu.

Ed Sheeran: Çevremde kalabalıktan hoşlanmıyorum

İngiliz şarkı yazarı ve yorumcusu Ed Sheeran, arkadaş sayısını azalttığını vurgulayarak “Çevremde kalabalık olmasından hoşlanmıyorum” dedi.

Designed by: Olay Gazeter