English

Gerçek Sevginin Nitelikleri…

Neslihan Doğan 11 Şubat 2019

Hepinize merhaba,

Bu Perşembe 14 Şubat Sev­gililer Günü. Bu yazım kendime Sevgililer Günü hediyesi. Sev­giye bakış açım değişiyor gün geçtikçe. Her şey aşk ve beğeni ile başlayabilir ama ben bugün sevgiden bahsedeceğim.

Elbette Sevgililer Gününe kı­saca değinmeden olmaz. Şubat ayı ekonominin daha çok can­landığı zaman dilimlerinden bi­risi. Londra’da belli bir yaş ve kesim için genellikle, birbirle­rine aşklarını ifade eden kartlar vermek, çikolata, çiçek veya baş başa dışarıda yenen bir akşam yemeği, günü birlik tatiller sevgi­liler günü hediye temaları. Ama hepimiz biliyoruz ki bunlar İngi­lizler için rutin şeyler. Yani saygı ve sevginin anlamını sadece bir güne yüklemiyorlar.

İstanbul’da ise özellikle son yıllarda sanki kadınların hediye ve özel program beklentilerinin gittikçe arttığını fark ediyorum. Sevgilisi veya karısı olan erkekle­rin çoğu için sevgililer gününde bir sürpriz veya plan yapmak sanki bir görev gibi olmuş.

Sakın bu yazdıklarımdan özel günlere ve hediyelere karşı ol­duğum anlaşılmasın. Tabi ki sevgi ifadesi hediyeler, sürpriz­ler özellikle biz kadınlar için çok güzel şeyler. Şahsen ben çok se­viyorum böyle şeyleri. Fakat bu noktada her erkeği aynı katego­ride değerlendirmek yanlış olur diye düşünüyorum.

Diyelim bizi seven, değer ve­ren, güven veren, çalışkan bir eşimiz var. Ama adam roman­tik filmlerdeki kahraman er­kekler gibi davranamıyor. İşte bu yüzden biraz gerçekçi olup güzel paketlenmiş ama içi boş ilişkiler ve kendine aşık, egosu yüksek erkek karakterler yerine, belki sıradan gördüğümüz ama aslında bizi gerçekten sevecek, güvenilir, sadık, çalışkan, o ger­çek olan erkeğin değerini bilsek daha mutlu olmaz mıyız?

“Kişi uğrunda emek harcadığı şeyleri sever ve kişi sevdiği şeyler için emek harcar.” Erich Fromm

Erich Fromm’ un “Sevme Sa­natı” isimli kitabında “Sağlıklı Sevginin Nitelikleri” tam benim bakış açıma uygun olduğu için kısaca paylaşmak istiyorum.

Vermek: Üretici kişilik ve­rebilir. Kendinden olanı sunar bu insan. Sevgisini, anlayışını, üzüntüsünü, yaşamına dair her şeyi paylaşır. Fedakarlık yerine özverili şekilde vermektir. Sağ­lıklı şekilde sana ait olan her şeyi maddi ve manevi paylaşmaktır. Karşındaki kişinin hayatına gü­zellik katmak istersin. Ama bu tabi ki “karşıdan alacağım za­ten” şeklinde beklentili vermek değildir.

İlgi: Sevgi, sevdiğiniz şeyin büyümesi ve yaşaması için gös­terdiğiniz etken ilgidir. Bu etken ilginin bulunmadığı yerde sevgi de yoktur. Tanrı, Yunus’a sev­ginin özünün bir şey için har­canan emek, bir şeyi büyütmek olduğunu, sevgi ile emeğin ay­rılamayacağını anlatır. Kişi uğ­runda emek harcadığı şeyleri sever ve kişi sevdiği şeyler için emek harcar.

Sorumluluk: Bugün birçok durumda sorumluluk kişiye dı­şarıdan yüklenmiş olan bir du­rum olarak anlaşılmaktadır. Fa­kat tamamıyla iradi bir eylemdir. Sorumlu olmak demek, yanıt ver­meye hazır olmak demektir. Se­ven insan yanıtlar. Kendi kendi­sine duyduğu sorumluluk kadar diğer insanlar içinde sorumluluk duyar. Yetişkinler arasındaki sevgide sorumluluk ağırlıklı ola­rak insanın ruhsal gereksinimle­rine yanıt vermektir.

Saygı: Eğer sorumluluk sevgi­nin diğer unsuru saygıyı içermez ise kolayca zorbalık ve kendine bağlamaya dönüşebilir. Saygı korkmak veya çekinmek değil­dir. Saygı, diğer kişinin olduğu gibi büyüyüp gelişmesine duyu­lan ilgi anlamına gelir. Böylece saygı sömürünün yokluğunun kanıtıdır. Ben sevdiğim insanın bana hizmet etmesi için değil, kendi isteğince dilediği gibi bü­yüyüp gelişmesini isterim. Say­gının ancak ben bağımsızlaş­mayı başarmışsam, eğer birisini sömürüp, hükmüm altına alma­dan, yani koltuk değneklerim olmadan yürüyebiliyorsam işte o zaman gerçekleşeceği açıktır. Saygı ancak özgürlüğün temel­leri üzerinde var olabilir.

Bilgi: Saygı duyabilmek için, bir insanı tanımak gerekmekte­dir. İlgi ve saygı eğer bilgi tarafın­dan yönlendirilmezse kör olur. Eğer ilgiyi bilgi doğurmadıysa boştur. Sevginin bir görüntüsü olarak bilgi dışta kalmaz, öze işler. Bu bilgiyi ancak kendime gösterdiğim ilgiyi diğer insanları oldukları gibi görmeye çevirdi­ğim zaman kazanmak mümkün­dür. Örneğin birisinin dışa vur­masa bile kızgın olduğunu anla­yabilirim ve hatta onu bundan da öte tanırım. Aslında onun huzursuz ve endişeli olduğunu, yalnızlık ve suçluluk duyduğunu bilebilirim. Böylece kızgınlığının derinliklerdeki bir şeyin belirtisi olduğunu anlar, onu öfkeli biri olarak değil, huzursuz ve acı çeken biri olarak ele alabilirim.

Klasikler arasına girmiş eski bir Türk filmi “Selvi Boylum Al Yazmalım.” Tamamını izleme­dim ama hafızalara kazınan o en ünlü repliğini çok severim.

“Sevgi neydi? Sevgi iyilikti. Sevgi dost­luktu. Sevgi emekti!”

Diğer yarınızı arıyorsanız bu sevdadan vazgeçin ve onun ye­rine siz tam bir elma olmaya çalışın. İçimizde korkular de­vam ettiği sürece hayatımıza bize bunları gösterip ayna ola­cak ve yaşatacak insanları çeke­riz. Onun yerine bu sevgililer gününde önce kendimizi gerçek­ten sevelim, bizi gerçekten se­ven insan işte o zaman hayatı­mıza gelir.

Sevgimle kalın

e-mail:

info@ndlondon.com

Olay Gazetesi'ni takip edin

Facebook Twitter

Son haberler

‘Council tax’ artışı geliyor

Buna rağmen belediye hizmetlerinde kesinti yapılması planlanıyor.

‘Avrupa ile İngiltere ilişkileri tehdit altında’

İngiltere Dışişleri Bakanı Je­remy Hunt, Brexit sürecine ilişkin, “İki tarafın da güven ve vizyona ih­tiyacı var. Çünkü İngiltere’nin gele­cek 25 yılda Avrupalı komşularıyla inşa edeceği ilişki tehdit altında.” değerlendirmesinde bulundu.

Oxford ve Exeter: “Nazik olmak” ruh sağlığına faydalı Oxford ve Exeter: “Nazik olmak” ruh sağlığına faydalı

Oxford ve Exeter üniversite­lerinin yaptığı bir araştırmaya göre, nazik olmak ve nazik dü­şüncelere sahip olmak depresyo­nun önüne geçerken, daha kaliteli bir yaşam sürmede önemli bir rol oynuyor. Clinical Psychological Science dergisinde bulguları pay­laşılan araştırma, 135 katılımcının gözlemlenmesi ile sonuçlandı.

Karl Marx’ın mezarına ikinci kez saldırıya tepki

Karl Marx’ın Kuzey Londra Highgate Mezarlığı’ndaki anıt me­zarı iki haftada ikinci kez saldı­rıya uğraması EMEP ve DAY MER ile Britanya Komünist Partisi ve gençlik örgütü Britanya Komünist Gençlik Ligi tarafından mezarlıkta protesto edildi.

Sala’nın köpeği hala bekliyor

Nantes’tan özel uçakla Cardiff’in yolunu tutan ve içinde Emiliano Sala’nın olduğu uçağın enkazına önceki gün ulaşılmıştı. Uçağı Manş Denizi’ne düşen futbolcu Emiliano Sala’yı sadece ailesi beklemiyor.

Alexandra Palace’a dair yeni park kuralları aileleri “uzaklaştırabilir”

Alexandra Palace’ın ziyaretçileri, tarihte ilk kez yeni park kuralları ile karşılaşabilirler.

Real Madrid’den çılgın transfer! £100 milyon

İspanyol devi Real Madrid, Chelsea’nin yıldızı Eden Hazard için 100 milyon Pound’u gözden çıkardı.

Mehmet Akif Ersoy Adına Şiir Etkinliği Düzenlendi

Londra Yunus Emre Enstitüsü’nde Mehmet Akif Ersoy adına düzenlenen şiir dinletisine Londra’daki 24 okuldan 62 öğrenci katıldı. Etkinlikte Türk edebiyatının sevilen şairlerinin yanı sıra Mehmet Akif Ersoy’un şiirleri okundu.

Southbank Centre Yemek Fuarı

Konumuz gerek tiyatro, sanat, mü­zikaller olsun, gerekse de sergiler ve diğerleri… Southbank’de her tarzdan ilgi odağına hitab edecek etkinlik ve mekan bulunuyor. Nitekim, kış ayla­rının artık azınlıkta kalması ve baha­rın yavaş da olsa beklenmeye başlan­dığı şu günlerde, Londra’nın “sokak kültürünün” uyanışına tekrardan ta­nık edeceğimiz günler çok da uzağı­mızda değil.

Renklerin büyülü dünyası Londra ile buluşuyor

West End Bond Street’te, renklerin ve renklerin hayat verdiği şekillerin adeta dans ettiği bu kaçırılmaması gereken sergide, cam heykeltraşı Dale Chihuly, son eserleri de dahil olmak üzere bugüne kadar büyük rağbet görmüş baş yapıtlarını Londralılarla buluşturuyor.

Alexandra Palace’a dair yeni park kuralları aileleri “uzaklaştırabilir”

Alexandra Palace’ın ziyaretçileri, tarihte ilk kez yeni park kuralları ile karşılaşabilirler.

Mehmet Akif Ersoy Adına Şiir Etkinliği Düzenlendi

Londra Yunus Emre Enstitüsü’nde Mehmet Akif Ersoy adına düzenlenen şiir dinletisine Londra’daki 24 okuldan 62 öğrenci katıldı. Etkinlikte Türk edebiyatının sevilen şairlerinin yanı sıra Mehmet Akif Ersoy’un şiirleri okundu.

Southbank Centre Yemek Fuarı

Konumuz gerek tiyatro, sanat, mü­zikaller olsun, gerekse de sergiler ve diğerleri… Southbank’de her tarzdan ilgi odağına hitab edecek etkinlik ve mekan bulunuyor. Nitekim, kış ayla­rının artık azınlıkta kalması ve baha­rın yavaş da olsa beklenmeye başlan­dığı şu günlerde, Londra’nın “sokak kültürünün” uyanışına tekrardan ta­nık edeceğimiz günler çok da uzağı­mızda değil.

Renklerin büyülü dünyası Londra ile buluşuyor

West End Bond Street’te, renklerin ve renklerin hayat verdiği şekillerin adeta dans ettiği bu kaçırılmaması gereken sergide, cam heykeltraşı Dale Chihuly, son eserleri de dahil olmak üzere bugüne kadar büyük rağbet görmüş baş yapıtlarını Londralılarla buluşturuyor.

Sevgililer gününde “romantik akımlara” yelken açmalı…

West End’in her renkten zevke hitap ettiğini bilmeyenimiz kal­madı, nitekim Southampton Street’te bulunan “Eve Bar”, sevgi­liler günü haftasında sunduğu özel kokteylleri ve menüsü ile, alışılmı­şın dışında bir romantizm skalası sunuyor Londralılara.

Ece Temelkuran, “How to Lose a Country” adlı son kitabını Londra’da tanıtacak

Londra merkezli Türkiye Araş­tırmalar Merkezi’nin (Centre for Turkey Studies) CEFTUS Britanya parlamentosunda düzenlediği top­lantılara hız verdi.

Köşe Yazarları

Tüm köşe yazarlarını oku
Designed by: Olay Gazeter