English

İki̇ ülke, i̇ki̇ seçi̇m, bi̇r seçmen

Mustafa Çetinkaya 8 Mayıs 2018

İngiltere’nin bir çok bölgesinde ve Londra’nın 32 ilçesinde 3 Mayıs günü bir yerel seçimler yapıldı. Geçen yıl haziran ayında yapılan İngiltere genel seçiminden sonra bu Haziran ayında da Türkiye erken genel seçimlere gidiyor.

Çifte vatandaş olanlar bir yıl içinde üç büyük seçim yaşamış olacaklar. Bu yazıda, Türkiye ve İngiltere seçim sistemlerinin karşılaştırmasını yapmaya çalışacağım.

İngiltere’de aylar süren seçim kampanyasının ardından, yaklaşık yüzde kırk katılımı olan bir yerel seçim maratonu yaşadık. Belediye ve milletvekili seçimleri İngiltere’de yerel odaklı gerçekleşiyor. Yerel seçimler adı üstünde mahalle, ilçe ve belediye ölçekli yapılıyor. Seçmenlere ulaştırılan liflet ve mektuplarda genel parti politikalarının yanında yerel sorunlar da çok daha işleniyor. İngiltere’de genel seçimler ‘dar bölge seçim sistemi’ne göre yapıldığı için yine yerel odaklı. Yaklaşık yüz bin kişiye bir milletvekilliğinin düştüğü ülkede, aylar yıllar önce adaylığı belli olan politikacılar, insanlara ulaşıp politikalarını anlatıp oy istiyorlar.

Uzun ve meşakattli bir yöntem fakat bir o kadar da güzel ve etkili. İnsanlar kendilerini belediyeler’de temsil edecek meclis üyeleriyle ve parlementoda yönetecek milletvekilleri ile yüz yüze tanışma, konuşma ve sorunlarını anlatma imkanı buluyorlar. Seçim tarihi belirlendikten sonra atanan ‘bölge seçim koordinatörleri’ hızlı bir şekilde seçimleri planlamaya başlıyorlar. Parti yerel örğütleri kendi bölgelerinde çoğunlukla kendi insan ve maddi kaynaklarıyla bu işi yürütüyorlar.

Binlerce kapı çaldığım İngiltere 3 Mayıs yerel seçim kampanyası sırasında insanların çok nazik olduğunu belirtmeliyim. Bazen ‘Size oy vermeyeceğim ama bol şanslar’ diyen insanlar olsa da, çoğunlukla lifletimizi alıp, teşekkür ederek bizleri kapıdan uğurluyorlardı. Genellikle parti destekçileri renklerini belli ederken, karşı olanlar henüz karar vermedim şeklinde bir tutum alarak kapılarına gelen adaylara kötü davranmamaya çalışıyorlar. İngiltere’de yerel ya da genel tüm seçim çalışmaları, evlerin kapıları önünde yapılıyor. Çalışmalar, başarı ya da başarısızlık birazda orada belirleniyor. Kaç kapı çaldınız, kaç kişiyi ikna ettiğiniz ve sandığa gitmesini sağladınız, işte bunlar politikacıların seçime sunduğu katkı.

Şu anda Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği Genel Seçim sürecine girildi. İngiltere Başbakanı Theresa May’ın geçen sene yaptığı gibi, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’da ‘teknik olarak mümkün olabilen en kısa sürede seçimlere gidiyoruz’ dedi.

Dünyada muhalefeti zayıf anında yakalamak isteyen bir çok iktidar partisi bunu yapıyor. Anketlere inanıp Muhalefeti hazırlıksız yakalamak isteyen Bayan May, ‘ava giderken avlanmış’, parlementodaki çoğunluğunu kaybederek, koltuğunu da zor kurtarmıştı. Erdoğan ve AKP’nin seçim taktiğinin nasıl bir sonuç vereceğini yaşayıp göreceğiz. Bu yazıda seçimlerin politik yanından öte, teknik karşılaştırma yapmaya çalışacağım. İki ülke seçimlerindeki en büyük fark, adayların belirlenmesi aşamasında yaşanıyor. Genel Merkez anlayışlı partiler, seçimelere çok kısa zaman kalmasınıda bahane göstererek, yine tüm adaylarını merkezden belirleyeceklerdir. İngiltere de ise adayların merkezden belirlenmesi çok istisnai bir durumdur.

İngiltere’de gürültüsüz ve az masrafla yapılan seçimler, Türkiye’de çok gürültülü geçiyor ve daha fakir bir ülke olmasına rağmen, Türkiye’de seçimler için sanırım çok daha fazla paralar harcanıyor. İngiltere’de posta masrafı olmasın diye milletvekili ya da belediye meclis adayları, parti aktivistleri, her gün ‘pizzacılar gibi’ liflet dağıtıyorlar. Tek sebep paradan tasarruf etmekte değil, bu sistem İngiltere’de en köklü seçim kültürleri arasında bulunuyor. Kapıda ya da sokakta bir kaç dakika konuşma, mesajı direk verme imkanını iyi değerlendirmek istiyorlar. Zamansız kapıları çalındığı için insanlar bazan sinirlenselerde, dert ve şikayetlerini dinleyen insanlar kapılarında mahallelerinde görmek hoşlarına gidiyor. Türkiye’de politikacılar meydanları ve medyayı kullanmayı seviyorlar.

Onbinleri, yüz binleri bir meydana toplamak moral toplamak ve itibar göstergesi gibi. Birleşik Krallık’ta seçime giden partilere devlet desteği yok. Dışardan alınan destek ve yardımlar da sınırlı. Seçimler için belli bir miktarın üstünde maddi yardım almak yasak. Alınan paranın miktarı ve nereden geldiği, ilgili kişi ve kurumlara bildirilmek zorunda. İyi çalışan milletvekilleri bir kaç ayda bir gece yaparak, insanlardan küçük katkı payları topluyorlar. Bu küçük miktarlar bir kaç yüz kişiyi bir salona topladığınızda iyi bir rakam oluyor. Kaynağı belli para toplarken politika ve mini konferanslar yapmakta işin bir diğer artısı..Türkiye’de siyasi partilere yapılacak maddi desteği belirleyen 1983 yılında yayınlanan bir kanun var. Ayrıca partilere bir önceki seçimde aldıkları oylara ve parlementoda guruplarının bulunması durumuna göre değişen devlet desteği veriliyor.

Türkiye seçimlerini izleyince kuralların zorlandığı, insanların seçimden sonra ringden çıkan boksör gibi, fiziksel ve ruhsal olarap hırpalandıklarını görüyoruz. Seçimde oylarını yarım puan alma pahasına etik ve ahlak kurallarını dahi zorlayan konuşmaların yapılması, seçmeni kamplaştırıyor, politikacıları da yıpratıyor. Seçim sonunda tüm politikacıların seslerinin kısılması, tükenmesi bundan.

Londra’da yaşayan Türkiyeli ve Kıbrıslılar yaklaşık bir yıl içinde (ara seçimler dışarda) üç büyük seçim yapmış olacağız. Kuzey Kıbrıs’ta da bir kaç ay önce Genel Seçim yapıldı ve gelecek Haziran ayında da yerel seçime gidiliyor. Demokrasinin gereği olan seçimler çok fazla mı yapılmaya başladı acaba? Demokrasinin işleyişi için gerekli olan seçimlerin ‘silah’ gibi kullanılması ve istediğini alana dek erkene, daha erkene çekilmesi, seçimi demokrasi olmaktan çıkartmıyor mu?

Olay Gazetesi'ni takip edin

Facebook Twitter

Son haberler

‘Council tax’ artışı geliyor

Buna rağmen belediye hizmetlerinde kesinti yapılması planlanıyor.

‘Avrupa ile İngiltere ilişkileri tehdit altında’

İngiltere Dışişleri Bakanı Je­remy Hunt, Brexit sürecine ilişkin, “İki tarafın da güven ve vizyona ih­tiyacı var. Çünkü İngiltere’nin gele­cek 25 yılda Avrupalı komşularıyla inşa edeceği ilişki tehdit altında.” değerlendirmesinde bulundu.

Oxford ve Exeter: “Nazik olmak” ruh sağlığına faydalı Oxford ve Exeter: “Nazik olmak” ruh sağlığına faydalı

Oxford ve Exeter üniversite­lerinin yaptığı bir araştırmaya göre, nazik olmak ve nazik dü­şüncelere sahip olmak depresyo­nun önüne geçerken, daha kaliteli bir yaşam sürmede önemli bir rol oynuyor. Clinical Psychological Science dergisinde bulguları pay­laşılan araştırma, 135 katılımcının gözlemlenmesi ile sonuçlandı.

Karl Marx’ın mezarına ikinci kez saldırıya tepki

Karl Marx’ın Kuzey Londra Highgate Mezarlığı’ndaki anıt me­zarı iki haftada ikinci kez saldı­rıya uğraması EMEP ve DAY MER ile Britanya Komünist Partisi ve gençlik örgütü Britanya Komünist Gençlik Ligi tarafından mezarlıkta protesto edildi.

Sala’nın köpeği hala bekliyor

Nantes’tan özel uçakla Cardiff’in yolunu tutan ve içinde Emiliano Sala’nın olduğu uçağın enkazına önceki gün ulaşılmıştı. Uçağı Manş Denizi’ne düşen futbolcu Emiliano Sala’yı sadece ailesi beklemiyor.

Alexandra Palace’a dair yeni park kuralları aileleri “uzaklaştırabilir”

Alexandra Palace’ın ziyaretçileri, tarihte ilk kez yeni park kuralları ile karşılaşabilirler.

Real Madrid’den çılgın transfer! £100 milyon

İspanyol devi Real Madrid, Chelsea’nin yıldızı Eden Hazard için 100 milyon Pound’u gözden çıkardı.

Mehmet Akif Ersoy Adına Şiir Etkinliği Düzenlendi

Londra Yunus Emre Enstitüsü’nde Mehmet Akif Ersoy adına düzenlenen şiir dinletisine Londra’daki 24 okuldan 62 öğrenci katıldı. Etkinlikte Türk edebiyatının sevilen şairlerinin yanı sıra Mehmet Akif Ersoy’un şiirleri okundu.

Southbank Centre Yemek Fuarı

Konumuz gerek tiyatro, sanat, mü­zikaller olsun, gerekse de sergiler ve diğerleri… Southbank’de her tarzdan ilgi odağına hitab edecek etkinlik ve mekan bulunuyor. Nitekim, kış ayla­rının artık azınlıkta kalması ve baha­rın yavaş da olsa beklenmeye başlan­dığı şu günlerde, Londra’nın “sokak kültürünün” uyanışına tekrardan ta­nık edeceğimiz günler çok da uzağı­mızda değil.

Renklerin büyülü dünyası Londra ile buluşuyor

West End Bond Street’te, renklerin ve renklerin hayat verdiği şekillerin adeta dans ettiği bu kaçırılmaması gereken sergide, cam heykeltraşı Dale Chihuly, son eserleri de dahil olmak üzere bugüne kadar büyük rağbet görmüş baş yapıtlarını Londralılarla buluşturuyor.

Alexandra Palace’a dair yeni park kuralları aileleri “uzaklaştırabilir”

Alexandra Palace’ın ziyaretçileri, tarihte ilk kez yeni park kuralları ile karşılaşabilirler.

Mehmet Akif Ersoy Adına Şiir Etkinliği Düzenlendi

Londra Yunus Emre Enstitüsü’nde Mehmet Akif Ersoy adına düzenlenen şiir dinletisine Londra’daki 24 okuldan 62 öğrenci katıldı. Etkinlikte Türk edebiyatının sevilen şairlerinin yanı sıra Mehmet Akif Ersoy’un şiirleri okundu.

Southbank Centre Yemek Fuarı

Konumuz gerek tiyatro, sanat, mü­zikaller olsun, gerekse de sergiler ve diğerleri… Southbank’de her tarzdan ilgi odağına hitab edecek etkinlik ve mekan bulunuyor. Nitekim, kış ayla­rının artık azınlıkta kalması ve baha­rın yavaş da olsa beklenmeye başlan­dığı şu günlerde, Londra’nın “sokak kültürünün” uyanışına tekrardan ta­nık edeceğimiz günler çok da uzağı­mızda değil.

Renklerin büyülü dünyası Londra ile buluşuyor

West End Bond Street’te, renklerin ve renklerin hayat verdiği şekillerin adeta dans ettiği bu kaçırılmaması gereken sergide, cam heykeltraşı Dale Chihuly, son eserleri de dahil olmak üzere bugüne kadar büyük rağbet görmüş baş yapıtlarını Londralılarla buluşturuyor.

Sevgililer gününde “romantik akımlara” yelken açmalı…

West End’in her renkten zevke hitap ettiğini bilmeyenimiz kal­madı, nitekim Southampton Street’te bulunan “Eve Bar”, sevgi­liler günü haftasında sunduğu özel kokteylleri ve menüsü ile, alışılmı­şın dışında bir romantizm skalası sunuyor Londralılara.

Ece Temelkuran, “How to Lose a Country” adlı son kitabını Londra’da tanıtacak

Londra merkezli Türkiye Araş­tırmalar Merkezi’nin (Centre for Turkey Studies) CEFTUS Britanya parlamentosunda düzenlediği top­lantılara hız verdi.

Köşe Yazarları

Tüm köşe yazarlarını oku
Designed by: Olay Gazeter