English

Irkçılık Brexit’e yol açtı, Brexıt ırkçılığı artıracak

Mustafa Çetinkaya 4 Aralık 2018

İngiltere’de Suriyeli bir çocuğun ve kız kardeşinin okulda ırkçı saldırıya maruz kalması, ülkede ırkçılık ve ayırımcılığı yeniden gündeme getirdi.

Huddersfield kentinde, Suriyeli bir göçmen gencin okulda bir öğrenci tarafından saldırıya uğradığını gösteren görüntülerin sosyal medyada paylaşılmasının ardından, aynı öğrencinin kız kardeşininin de benzer şekilde ırkçılığa uğradığını gösteren cep telefonu kayıtları büyük tepki çekti.

Sosyal medyada yaygın şekilde paylaşılan görüntülerde, 15 yaşındaki Suriyeli gencin Huddersfield şehrindeki bir okulda önce yere yatırıldığı, ardından yüzüne su döküldüğü kaydedilirken, ablasınının da fiziksel saldırıya maruz kaldığı görüntüleri yayılmaya başladı. Yeni görüntülerde pembe başörtüsü takan kız çocuğunun arkadan itildiği, çim bölüme gitmeye zorlandığı ve sonra yere düştüğü görüntüleri internete düştü.

Çocukları saldırıya hedef olan Suriyeli ailenin, iki yıl önce Birleşmiş Milletler yardımıyla İngiltere’de yaşamaya başladığı kamuoyuna yansıdı. Konuyu araştıran gazeteler, ailenin göç kararını, akrabalarının Suriye’de işkenceye uğramaları ve ardından öldürülmelerinin ardından aldıklarını duyurdu. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, can güvenlikleri ve huzurları olmadığı için ülkelerini bırakıp İngiltere’ye taşınan ailenin karşılaştıkları kötü muamele yüzünden ailenin yeniden başka bir yere taşınmayı düşündüğü haberleri yerel gazetelere yansıdı. Polisin, yerel politikacıların ve kamuoyunun aileye sahip çıkmaları yaşadığımız ülke için sevindirici. Bununla birlikte ülkede yabancı görmeye tahammül edemeyen, yabancı düşmanlığı yüzünden işi ‘Brexit’e kadar götüren büyük bir kitlenin varlığını da unutmayalım.

Hiç bir ülkede saf bir ırkın yaşadığı iddia edilemez. Savaşlar, işgaller, göçler ve nüfus hareketleriyle ırkların karıştığı, DNA testlerinden sonra açıkça ortaya çıkıyor. Yarı nüfusu göçmen kökenli olan Londra’da ırkçılığı çok hissetmiyor olabiliriz, fakat Londra dışında, tahammülsüz ve ırkçı saldırıların daha çok olduğu bu olayda olduğu gibi yaşayan insanların tecrübeleriyle de sabit.

Hayatlarında kötü giden her şeyden dolayı ‘yabancıları suçlayan kafa yapısı’ Avrupa Birliği’nden çıkmamıza yol açtı. Birleşik Krallık ekonomisini besleyen yabancıların ülkeye daha az itibar etmeye başlaması, sterlinin değerini düşürdü, ev fiyatları inişe geçti ve İngiltere eski cazibesini kaybetti. Ekonominin en büyük kalemlerinden olan finans sektörü büyük bir daralma yaşıyor, büyük şirketler Londra’da ofis açmak için eskisi kadar hevesli değiller. İngiltere ekonomisi durağanlaştı ve önümüzdeki yıllarda daralmanın devam etmesi bekleniyor. Hepimizin hayat standartlarını düşüren bu gidişin baş sorumluları, yabancı düşmanı ‘ırkçılar’ ve onlara pirim veren ‘sağ ve sığ’ politikacılar. Biraz daha fazla oy alabilmek için İngilere’nin kırk yıl önce belirlediğ AB rotasından çıkmasına neden olan bu insanların isteklerine boyun eğen bir takım partiler bu günlere gelmemizin en büyük sorumluları. Brexit Referandumu ile AB’den çıkma sürecine girdikten sonra İngiltere daha mutlu bir ülke değil.

Bir ülkede özgürlük ve refah için önce eşitlik, adalet kavramlarının yerine oturması gerekli. Daha iyi bir yaşam için insanlar yaşadıkları yeri terk ettiklerinde yeni bir ülkeyi tercih ediyorlarsa bu tercih, o ülkenin ekonomi ve demokratik açıdan yüksek seviyede olduğunu gösterir. Hazır ve ucuz işgücü, yerine göre sermaye, yeni girişimleri, gözü kara insanların farklı bakış açıları göç alan ülkeleri genellikle besler. Nasıl her insanın bir gün sakat olma riski varsa, aynı şekilde mülteci olma durumuda mümkündür.

Ekonomik olarak zorda olan Türkiye yaklaşık dört milyon Suriyeli göçmeni kısa sürede ülkesine kabul etti. Bunlardan sadece yüz bin kişi Avrupa ülkelerinin kapılarını zorlayınca, ‘modern dünyanın kimyası değişti’, korkudan ne yapacağını şaşırdılar. Petrol ve Ortadoğudaki ‘üs’ paylaşımında ‘vekalet savaşlarıyla’ ülkelerin sınırlarıyla oynamak isteyenler palavra ‘demokrasi yok’ gerekçesiyle milyonları yerlerinden ettiklerinde ne bekliyorlardı? Yangından kaçan insanlar can havliyle sığınacak limanlar aramalarından daha. Afkanistan’dan, Kafkasya’dan, Iraktan, Libya’dan ve Suriye’den insanların zorunlu olarak yola çıkartıldıkları göçte, yüz yıllardır dünyayı sömürdüğü için refah seviyesi yüksek Avrupa ülkelerine gelmek istemeleri normal karşılanmalı. Irkçılığa karşı her zaman birlik olmalıyız. Irkçılık ve ayrımcılığın yüzlerce çeşidi vardır. Renginizden, ırkınızdan, dilinizden, kıyafetinizden ve kültürünüzden dolayı ayırımcılığa maruz kalabilirsiniz. Ben farklıyım, bana olmaz demeyin, sıra herkese gelebilir…..

Olay Gazetesi'ni takip edin

Facebook Twitter

Son haberler

‘Council tax’ artışı geliyor

Buna rağmen belediye hizmetlerinde kesinti yapılması planlanıyor.

‘Avrupa ile İngiltere ilişkileri tehdit altında’

İngiltere Dışişleri Bakanı Je­remy Hunt, Brexit sürecine ilişkin, “İki tarafın da güven ve vizyona ih­tiyacı var. Çünkü İngiltere’nin gele­cek 25 yılda Avrupalı komşularıyla inşa edeceği ilişki tehdit altında.” değerlendirmesinde bulundu.

Oxford ve Exeter: “Nazik olmak” ruh sağlığına faydalı Oxford ve Exeter: “Nazik olmak” ruh sağlığına faydalı

Oxford ve Exeter üniversite­lerinin yaptığı bir araştırmaya göre, nazik olmak ve nazik dü­şüncelere sahip olmak depresyo­nun önüne geçerken, daha kaliteli bir yaşam sürmede önemli bir rol oynuyor. Clinical Psychological Science dergisinde bulguları pay­laşılan araştırma, 135 katılımcının gözlemlenmesi ile sonuçlandı.

Karl Marx’ın mezarına ikinci kez saldırıya tepki

Karl Marx’ın Kuzey Londra Highgate Mezarlığı’ndaki anıt me­zarı iki haftada ikinci kez saldı­rıya uğraması EMEP ve DAY MER ile Britanya Komünist Partisi ve gençlik örgütü Britanya Komünist Gençlik Ligi tarafından mezarlıkta protesto edildi.

Sala’nın köpeği hala bekliyor

Nantes’tan özel uçakla Cardiff’in yolunu tutan ve içinde Emiliano Sala’nın olduğu uçağın enkazına önceki gün ulaşılmıştı. Uçağı Manş Denizi’ne düşen futbolcu Emiliano Sala’yı sadece ailesi beklemiyor.

Alexandra Palace’a dair yeni park kuralları aileleri “uzaklaştırabilir”

Alexandra Palace’ın ziyaretçileri, tarihte ilk kez yeni park kuralları ile karşılaşabilirler.

Real Madrid’den çılgın transfer! £100 milyon

İspanyol devi Real Madrid, Chelsea’nin yıldızı Eden Hazard için 100 milyon Pound’u gözden çıkardı.

Mehmet Akif Ersoy Adına Şiir Etkinliği Düzenlendi

Londra Yunus Emre Enstitüsü’nde Mehmet Akif Ersoy adına düzenlenen şiir dinletisine Londra’daki 24 okuldan 62 öğrenci katıldı. Etkinlikte Türk edebiyatının sevilen şairlerinin yanı sıra Mehmet Akif Ersoy’un şiirleri okundu.

Southbank Centre Yemek Fuarı

Konumuz gerek tiyatro, sanat, mü­zikaller olsun, gerekse de sergiler ve diğerleri… Southbank’de her tarzdan ilgi odağına hitab edecek etkinlik ve mekan bulunuyor. Nitekim, kış ayla­rının artık azınlıkta kalması ve baha­rın yavaş da olsa beklenmeye başlan­dığı şu günlerde, Londra’nın “sokak kültürünün” uyanışına tekrardan ta­nık edeceğimiz günler çok da uzağı­mızda değil.

Renklerin büyülü dünyası Londra ile buluşuyor

West End Bond Street’te, renklerin ve renklerin hayat verdiği şekillerin adeta dans ettiği bu kaçırılmaması gereken sergide, cam heykeltraşı Dale Chihuly, son eserleri de dahil olmak üzere bugüne kadar büyük rağbet görmüş baş yapıtlarını Londralılarla buluşturuyor.

Alexandra Palace’a dair yeni park kuralları aileleri “uzaklaştırabilir”

Alexandra Palace’ın ziyaretçileri, tarihte ilk kez yeni park kuralları ile karşılaşabilirler.

Mehmet Akif Ersoy Adına Şiir Etkinliği Düzenlendi

Londra Yunus Emre Enstitüsü’nde Mehmet Akif Ersoy adına düzenlenen şiir dinletisine Londra’daki 24 okuldan 62 öğrenci katıldı. Etkinlikte Türk edebiyatının sevilen şairlerinin yanı sıra Mehmet Akif Ersoy’un şiirleri okundu.

Southbank Centre Yemek Fuarı

Konumuz gerek tiyatro, sanat, mü­zikaller olsun, gerekse de sergiler ve diğerleri… Southbank’de her tarzdan ilgi odağına hitab edecek etkinlik ve mekan bulunuyor. Nitekim, kış ayla­rının artık azınlıkta kalması ve baha­rın yavaş da olsa beklenmeye başlan­dığı şu günlerde, Londra’nın “sokak kültürünün” uyanışına tekrardan ta­nık edeceğimiz günler çok da uzağı­mızda değil.

Renklerin büyülü dünyası Londra ile buluşuyor

West End Bond Street’te, renklerin ve renklerin hayat verdiği şekillerin adeta dans ettiği bu kaçırılmaması gereken sergide, cam heykeltraşı Dale Chihuly, son eserleri de dahil olmak üzere bugüne kadar büyük rağbet görmüş baş yapıtlarını Londralılarla buluşturuyor.

Sevgililer gününde “romantik akımlara” yelken açmalı…

West End’in her renkten zevke hitap ettiğini bilmeyenimiz kal­madı, nitekim Southampton Street’te bulunan “Eve Bar”, sevgi­liler günü haftasında sunduğu özel kokteylleri ve menüsü ile, alışılmı­şın dışında bir romantizm skalası sunuyor Londralılara.

Ece Temelkuran, “How to Lose a Country” adlı son kitabını Londra’da tanıtacak

Londra merkezli Türkiye Araş­tırmalar Merkezi’nin (Centre for Turkey Studies) CEFTUS Britanya parlamentosunda düzenlediği top­lantılara hız verdi.

Köşe Yazarları

Tüm köşe yazarlarını oku
Designed by: Olay Gazeter