English

Kendi̇n olma cesareti̇…

Neslihan Doğan 30 Ekim 2018

Hepinize Merhaba, doğduğumuzdan beri, sevil­mek ve insanlar tarafından isten­diğimizi görmek istiyoruz. Daha fazla takdir, ilgi ve başarı diliyo­ruz. Duygusal sevgi ve şefkat ara­yabiliyoruz. Belki istediğimiz şe­kilde olmasını dilediğimiz o özel kişiyi de uzun zamandır bekliyo­ruz.

Duygusal sevgi ve şefkat ihti­yaçlarımız bir zamanlar anne-ba­bamız tarafından yerine getirildi. Hatta bazılarımız bu konuda bile şanslı değildi. Şimdi ise duygula­rını bizimle paylaşabilen ve kendi­mizi açıkça ve korkusuzca ifade et­mek istediğimiz, bizi tüm kırılgan­lığımızla, yargılamadan görebilen özel bir insan olsun istiyoruz.

Ancak nedense bu göründüğü kadar basit olmuyor. Özellikle filmler, sanal dünyanın yanlış kullanılması, sahte hayatların art­ması, romantik şarkılar ve şöhretli insanların garip özel hayatları ile aşk kavramını idealleştirdiğimiz bir aşamaya geldik.

“Her zaman dediğim gibi. Her şey içten başlar. Hayallerimiz, tutumumuz, sevgi­miz, benlik saygımız, mutluluğumuz, depresyonumuz ve hayal kırıklığımız kendi ‘Ben’imizden filizlenmektedir. Her birimizin içinde olan ‘ben’ hayatımızın yolculuğunun izlerini belirler. Hayatımızın gidişatını tanımlarken onu dilediğimiz gibi yapabiliriz.”

Aynı zamanda, hayatımızda is­tediğimiz şeyleri iyice deneyimle­yebilmek için onları hissetmemiz gerekir. Zihnimizde şefkat duy­gusu için bir algılayıcımız varsa, onu karşımızdan alacağımız en kü­çük şefkat eylemlerini arayacağız.

Anlamlı, dengeli bir yaşama sa­hip olmak için, öncelikle kendi içi­mizdeki sensörleri (hissedicileri) bilmemiz gerekir. Hayatta iyi şey­ler yaşayabilir hale gelmek için bu hayatı yaşamaya değer kılan de­ğerlerimizi bilmeli ve kendimizi iyi tanımalıyız.

Bir örnekle açıklarsak. Benim temel değerlerimin başında şef­kat, sevgi, sağlık, öğrenmek, gü­ven, etik olmak ve Yaradan’a olan inancım gelir. Ama ayrıca günlük hayatıma bakarsak özellikle ak­şamları, evde olmayı dışarılarda gezmekten daha çok seven bir ka­dınım. Hatta hafta sonları her yer kalabalık olduğu için evimde kal­mayı tercih ederim. Temiz, sade ve konforlu bir ev, aydınlık bir mutfak, fiziksel ve ruhsal rahat­lığım, sağlıklı yemekler pişirmek, yazı yazmak, düzenli uykum sü­rekli dış dünyada sosyal olmam gerekiyormuş hissinden, es ver­meden yaşamaktan, her gece dışa­rıda yemek yemekten, eğlenceye gitmekten daha önceliklidir. Ya­şadığım yer benim için el aleme hava atacak bir mal değil içinde huzur ve rahatlık bulduğum, en çok zamanımı geçirdiğim yuvadır.

Paramı kendi fiziksel sağlığım yararına olan ürünlere, organik besinlere, dışarıda yiyeceksem organik kahvaltılara, sağlıklı be­sinlere harcamayı tercih ederim. Benim için güzel kokular, sağlıklı besinler, kremler, doğal vücut ürünleri, spor malzemeleri, güzel bir film gibi şeyler çok pahalı bir kıyafetten, ayakkabıdan, farklı ül­keleri görmekten daha önemlidir. Tatillerimde yeni ülkeler görmek yerine sıcak, huzurlu hatta deniz kenarı yerlerde bulunmayı daha çok severim.

Yani benim bu değerlerime zıt olan kişi veya kişiler ile bir yerde mutlaka uyumsuzluklarımız çıka­bilir. Gece hayatını, alkolü seven, sigarayı seven, fazla eğlenceyi se­ven, kalabalığı seven, sağlık de­ğerleri olmayan, kumarhane gibi mekânları seven insanlarla ortak noktalarımız olmadığı için bir nok­tada ayrım oluşur mutlaka. Çünkü hayat değerlerimiz, kazandığımız parayı harcadığımız alanlar farklı. Mutluluk kaynaklarımız farklı. Ha­yat değerleri amaçlarımız ise para onlara ulaşmamızı sağlayan bir araçtır.

Bu bahsettiğim konu sadece arkadaşlık değil kadın-erkek özel ilişkileri içinde geçerlidir, Bir er­kek ile hayat yolunda ciddi düşü­nen bir kadının en baştan kendi değerlerinin uyumuna bakması en güzeli olacaktır. Tabi ki bazı insanlar kendilerini maskeleri ile göstereceklerdir. Ama temel taş olan bazı hayat değerlerinizi mut­laka birbirinizle açık açık payla­şın. Böylece ileride doğabilecek karşılıklı uyumsuzluk ve mutsuz­lukları baştan önlemiş olursunuz

“Bunu yaptığınız zaman, ‘ben’ ile diğerleri arasında uyumlu ve dengeli bir yaşamın temelini oluşturabilirsiniz Yaşam enerjinizi başkalarını değiş­tirmeye harcamak yerine kendi hayat değerlerinizi güzelleştirmek için harcamış olursunuz.”

Sevgi ile kalın…

e-mail: info@nlondon.com

Olay Gazetesi'ni takip edin

Facebook Twitter

Son haberler

Türk İşi Dondurma İngiliz basınına gösterilecek

Türk İşi Dondurma filmi, ya­rın Londra’daki Regent Street Sineması’nda Türk ve İngiliz basın mensuplarına sunulacak.

Don McCullin’in “Savaş portreleri” Tate’de tartışıldı

Britanya’nın “efsanevi fotoğraf­çısı” olarak bilinen Don McCullin, son 60 senede çektiği fotoğraflar ile biriktirdiği “savaş anıları” ile, dünyanın birçok yerinde yaşanan çatışma ve savaş karelerini yakalamayı başaran ve bunu 60 yıl­lık kariyerine yayan ilk fotoğrafçı olarak biliniyor.

Romeo Ve Juliet’in Romanı Verona

İtalya denince akıllara romantik bir ülke gelir. Ama ülkenin en ro­mantik şehri, kuzeydoğusunda yer alan Verona’dır.

Alzheimer hastalığını neler hızlandırıyor?

Bilim insanları, yağlı ve kalori oranı yüksek gıda kullanımının Alz­heimer hastalığının gelişimini gözle görülür şekilde hızlandırdığını ve bu hastalık ile ilgili genlerde teh­likeli mutasyon taşıyıcılarında or­taya çıkma olasılığını yükselttiğini açıkladı.

Portsmouth’taki anma törenine ücretsiz ulaşım

Londra’da faaliyet gösteren çatı örgütü Çanakkale Anma Plat­formu, 18 Mart Şehitler Günü ve­silesiyle Portsmouth’da düzenle­necek törene vatandaşlarımızın ücretsiz ulaşımını sağlamak ama­cıyla bir otobüs kaldıracağını bil­dirdi.

Avrupa anlaşmasız Brexit’e hazırlanıyor

Avrupa Parlamentosu (AP), İngiltere’nin birlikten anlaşma­sız ayrılığına hazırlık kapsamında seyahat, ulaşım, sosyal güvenlik, eğitim ve balıkçılık alanlarına yö­nelik tedbirleri içeren tasarılara onay verdi.

Can Dündar bu pazar DAY MER’de

DAY MER’in düzenlediği “Otoriter Yönetim Altında Medya” toplantısında Gazeteci Can Dündar, Deniz Yücel ve Ethical Journalism Network’tan Aiden White konuşacak. DAY MER’den yapılan açıklamada, 17 Mart Pazar saat 16’da “22 Moorfield Road Tottenham N17 6PY” adresindeki Londra Toplum Merkezi’nde (DAY MER) yapılacak söyleşiye bütün toplum davet edildi.

Hackney’de evleri boş olan ev sahipleri çifte vergi ödeyecek

Geçtiğimiz ay Hackney Town Hall tarafından onaylanan bir ka­rara göre, bölgede evleri boş olan ev sahipleri mülkeri için iki kat co­uncil tax bill ödeyecek.

Ülkenin en kritik haftası

Başbakan Theresa May’in Brexit anlaşması, bugün parlamentoda oy­lamaya sunulacak.

Avrupa anlaşmasız Brexit’e hazırlanıyor

Avrupa Parlamentosu (AP), İngiltere’nin birlikten anlaşma­sız ayrılığına hazırlık kapsamında seyahat, ulaşım, sosyal güvenlik, eğitim ve balıkçılık alanlarına yö­nelik tedbirleri içeren tasarılara onay verdi.

İngiltere’de ev fiyatlarında sürpriz artış

İngiltere genelindeki ev fiyatla­rının şubat ayında oldukça sürpriz bir artış gerçekleştirdiği açıklandı.

Brexit kararı tıkandı

Anlaşmasız çıkılsın mı — Süre uzatılsın mı — İkinci referandum yapılsın mı?

“Öldür Beni Sevgilim” Londra’da vizyonda

Merakla beklenen ‘Öldür Beni Sevgilim’ filmi Londra’da da viz­yona girdi.

Shape of Light: Fotoğraf sanatının 100 senesi

Tarihte ilk kez, Tate Modern’in kat­kılarıyla fotoğraf sanatı ve soyut sanat (abstract art) arasındaki ilişki ve pay­laşılan dinamiklere yönelik bir sergi sanatseverlerle buluşuyor.

Çocuklarda Sevginin Koruyuculuğu

Çocuklarımızın yaşı kaç olursa ol­sun biz anne babaların ilgi ve sevgi­sine olan ihtiyacı bitmez.

‘Göbeklitepe’ insanlık tarihinin sırasını değiştirdi

İnsanlık tarihini baştan yazdı­ran keşif Göbeklitepe, dünyanın en önemli antik tapınaklarının arasında geliyor.

Köşe Yazarları

Tüm köşe yazarlarını oku
Designed by: Olay Gazeter