English

Kurumlar yaşlanıyor

Faruk Eskioğlu 16 Mart 2018

İngiltere Türk Kadınları Yardım Derneği’nin 9 Mart günkü anneler günü ve 8 Mart kutlamasına katıldım. Hoş bir gündü. 1975’ten bu yana faaliyet gösteren derneğin üyesi eski arkadaşlar bu vesileyle birbirini de görmüş oldular.

Hep birlikte yemek yenildi ve canlı müzikte eğlenildi. Dikkatimi katılımcıların yaş ortalamasının 70-75 aralığında olması çekti. Kıbrıslı Türk ve Rum sosyalistlerin ortak derneği Cypriot Community Centre’in, her yıl 11 Nisan’da yaptıkları Kavazoğlu ve Mişiaouli anma günlerinde de yaş ortalaması 75-80 aralığında artık…

Toplumun ilk üyeleri Kıbrıslı Türkler… Kıbrıs’taki 1963 olayları sonrasında Londra büyük göç alıyor. 1970’lerde ise Türkiye’den “permi”li gelen terziler, Kıbrıslı ilk göçmenlere ulanarak ortak bir toplumun temelini oluşturuyor. 12 Eylül 1980 faşist darbesi sonrasında gelen sığınmacılar, 1989 Kürt göçü velhasılı 2002 ve sonrasındaki Ankara Anlaşmalılarla şükür bugünlere geldik…

Toplumda kurumlaşmanın tarihi 1951’de ilk adı Kıbrıs Türk Kulübü olan Kıbrıs Türk Cemiyeti’ne kadar uzansa da, “En çok kurumlaşma 1975-90 arasında oldu” denilebilir. İngiltere Türk Kadınları Yardım Derneği, Ramadan Camii, ilk adı Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu olan Türk Toplum Futbol Federasyonu, Türk-İngiliz Sanayi ve Ticaret Odası, İMECE, Aziziye Camii,Türk Aile Birliği, Türk Eğitim Birliği, Toplum Postası, Olay gazetesi, Turkish Cypriot Culturel Association hep bu aralıkta kuruluyor. Bu kurumlar bugünlerde 40’ncı yılını kutluyorlar.

Amin Maalouf Beyrut doğumlu, kitaplarını Fransızca yazan Lübnanlı bir yazar. 1976’dan beri Fransa’da yaşayan yazarın kitapları 40’tan fazla dile çevrilmiş. Maalouf, “Ölümcül Kimlikler” kitabında tarihçi Marc Bloch’un “İnsanlar babalarından çok, zamanlarının çocuklarıdır” sözünden alıntı yapıyor. Yazar tam da benim gözlemlerime sosyolojik açılım getirerek şunları yazıyor:

“İçimizden her biri iki mirasa sahip: ‘Dikey’ olanı bize atalarımızdan, halkımızın geleneklerinden, ait olduğumuz dini cemaatten geliyor. ‘Yatay’ olanı ise çağımızdan, çağdaşlarımızdan. Bana göre an az belirleyici olanı sonuncusu ve her geçen gün biraz daha belirleyici oluyor. Bununla birlikte bu gerçek, kendi kendimizi algılayışımıza yansımıyor. Biz ‘yatay’ mirasımızla değil, ötekiyle öne çıkıyoruz. …’Dikey’ mirasımızın çoğu zaman kesin olan etkisini yadsımak söz konusu değil. Bu evrede özellikle söz konusu olan, ‘ne olduğumuzla’ – ‘olduğumuza inandığımız şey’ arasında bir uçurum olduğunu gün ışığına koymak…”

Farklı kültürlerin mozayikteki kendine özgü renklerinin dünyalaşarak birbirine benzemeye başlamasının, yoksullaştırıcı ve tektipliliğe karşı alarm verdiğini anlatan yazar, bu hissedilen bir tehdit ise masaya yatırılmasını öneriyor. Yazarın kitabı Türkçeye çevrilirken “dünyalaşma” kelimesini aslında “küreselleşme” diye çevirmek daha doğru olacaktı sanırım. Yazar ikinci bir kavram olarak “Evrenselleşme”den söz ediyor ki, bu tanımda bütün renklerin bir arada, birbirini soldurmadan yaşayabileceğini tarif ediyor. Maalouf, “Evrenselliğin temel öngerçeği, insanlık onuruna ilişkin haklar olduğu, hiç kimsenin dini, rengi, milliyeti, cinsiyeti ya da daha başka nedenler yüzünden hemcinslerini bu haklardan yoksun bırakmayacağıdır” diye devam ediyor…

Maalouf’un yazdıklarını bizim topluma ya da kurumlardaki üyelerin yaşlanmasına uyarlarsak toplumda “Dikey” mirasımızın yeni göçlerle beslense de, “Yatay” mirasımızın yeni kuşaklarla daha baskın hale gelmeye başladığını öne sürebiliriz.

İkinci Dünya Savaşı sonrasında İngiltere’ye göçen onbinlerce Polonyalı’nın dikey miraslarını yitirerek içinde yaşadıkları kültürde yataylaşarak kaybolduklarını da eklemek gerekir. Göçmen olarak yaşadıklarımız ya da yaşayacaklarımız tarihçi Marc Bloch’un sözünü haklı çıkarıyor gibi.

Sanırım bize düşen “İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi” ve benzeri evrensel kurallar içinde farklı dil, din ve kültürleri “üst” ya da “aşağı” görmeksizin mozayiğin zenginliği olarak tanımlamak. Kendi rengimizi de içinde yaşadığımız baskın rengin içinde kaybolmasını engellemek için stratejiler geliştirmek… Bu işe toplum kurumlarını korumak ve uzun ömürlü olmalarını sağlamakla başlayabiliriz. Yoksa savaş sonrasındaki Polonyalı göçmenler gibi oluruz. Üyeleri yaşlanan derneklerden bu sinyali almak gerekir sanırım. Son söz olarak “Kıbrıs Türk Cemiyeti’nin kuruluşundan 67 yıl sonra kapısına kilit vurulması da bu açıdan irdelemek ve değerlendirmek gerekir” gibime geliyor. Ne dersiniz?

Bilgi: Köşe yazısı ve içeriğinden yazarın kendisi sorumludur. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Diğer Yazılar

tüm yazıları

Olay Gazetesi'ni takip edin

Facebook Twitter

Son haberler

Hükümete güvenoyu Brexit için hayır oyu

Brexit anlaşmasını reddeden parlamento Theresa May hükümetine güvenoyu verdi.

Enflasyon son iki senenin en düşük seviyesinde

İngiltere’deki enflasyon oranı geçen aralık ayında yüzde 2,1’e düşerek, yaklaşık iki yıldır görü­len en düşük seviyeye ulaştı.

Brexit için kritik “B Planı” oylaması 29 Ocak’ta yapılacak

İngiltere Parlamentosu’nda, ül­kenin Avrupa Birliği’nden ayrılma sürecine yönelik olarak 29 Ocak Salı günü yeni bir oylama yapıla­cağı açıklandı.

Sterlin May’in Brexit planının reddedilmesi sonrası değer kazandı

Birleşik Krallık Parlamentosu’nda geçtiğimiz Salı akşamı “hayır” oyu alan hükü­met Brexit planı, 1920’lerden beri hükümet aleyhine gerçekleşen en büyük bozgun olmasına rağmen, piyasalar Theresa May’in Brexit planının reddedilmesi sonrası de­ğer kazandı.

İngiltere’de 40 Bin Kişi Not Bile Bırakmadan Ortadan Kayboldu

İngiltere’nin başkenti Londra’nın güvenliğinden sorumlu Metropoli­tan Polisi’nin raporuna göre 2018’in ilk 11 ayında 39 bin 790 insan ka­yıplara karıştı.

Mikail Aslan Yeni Albümünün Tanıtımı İçin Londra’da

Dersimli ünlü sanatçı Mikail Aslan yeni albümünün tanıtımı amacıyla düzenlenecek olan konser için Londra’ya geliyor. 2018 yılının son aylarında Axpîn (Verimli Toprak) isimli yeni albümünü yayınlayan sanatçı bu albümünün tanıtım konserleri çerçevesinde 13 Ocak 2019 Pazar günü saat 19.30’da Ev Cafe ev sahipliğinde düzenlenecek olan konserde sahne alacak.

Mesut ile Amine’nin gizlisi saklısı kalmadı

Arsenal’in Alman milli yıldız futbolcusu Mesut Özil ile nişanlısı Amine Gülşe, ilişkilerinde şeffaflığı seçti.

Dünya markası NHS hedefi

NHS için yapılan on yıllık plan kapsamında kanser, kalp rahat­sızlığı ve felç gibi ölümcül hasta­lıklarla mücadelede NHS’i dünya markası haline getirerek, 500 bin daha fazla hayat kurtarmak hedef­leniyor.

İngiltere’de 40 Bin Kişi Not Bile Bırakmadan Ortadan Kayboldu

İngiltere’nin başkenti Londra’nın güvenliğinden sorumlu Metropoli­tan Polisi’nin raporuna göre 2018’in ilk 11 ayında 39 bin 790 insan ka­yıplara karıştı.

Mikail Aslan Yeni Albümünün Tanıtımı İçin Londra’da

Dersimli ünlü sanatçı Mikail Aslan yeni albümünün tanıtımı amacıyla düzenlenecek olan konser için Londra’ya geliyor. 2018 yılının son aylarında Axpîn (Verimli Toprak) isimli yeni albümünü yayınlayan sanatçı bu albümünün tanıtım konserleri çerçevesinde 13 Ocak 2019 Pazar günü saat 19.30’da Ev Cafe ev sahipliğinde düzenlenecek olan konserde sahne alacak.

Dünya markası NHS hedefi

NHS için yapılan on yıllık plan kapsamında kanser, kalp rahat­sızlığı ve felç gibi ölümcül hasta­lıklarla mücadelede NHS’i dünya markası haline getirerek, 500 bin daha fazla hayat kurtarmak hedef­leniyor.

DUP Brexit Anlaşmasına Destek Vermeyecek

İngiltere Başbakanı Theresa May’in azınlık hükümetine dışarıdan destek veren Demokratik Birlik Partisi (DUP), Brexit anlaşmasına parlamentoda des­tek vermeyeceğini açıkladı.

Mikail Aslan Yeni Albümünün Tanıtımı İçin Londra’da

Dersimli ünlü sanatçı Mikail Aslan yeni albümünün tanıtımı amacıyla düzenlenecek olan konser için Londra’ya geliyor. 2018 yılının son aylarında Axpîn (Verimli Toprak) isimli yeni albümünü yayınlayan sanatçı bu albümünün tanıtım konserleri çerçevesinde 13 Ocak 2019 Pazar günü saat 19.30’da Ev Cafe ev sahipliğinde düzenlenecek olan konserde sahne alacak.

Natural History Museum yetişkinler için “yatılı günler” sunuyor

Eğer siz de içinizdeki çocuğu din­leyenlerdenseniz, dinozorların sadece çocuklar için olmadığına katılabilirsiniz.

Londra Sanat Fuarı 16-20 Ocak Arasında Geri Dönüyor

Daha önce hiç Tate Modern’e gidip sergilenen birbirinden gü­zel modern sanat eserlerini evi­nize götürmek istediniz mi? Eğer cevabınız evet ise Londra Sanat Fu­arı, özenle seçilmiş modern sanat eserlerinden oluşacak özel bir fuar ile, Tate Modern’den eliniz dolu dönmenizi sağlıyor.

Lady Gaga Golden Globe Ödülünü aldı

Ünlü şarkıcı Lady Gaga 76. Golden Globe törenine damga vurdu. Shallow ile En İyi Film Şarkısı ödülünü kazanan Gaga, kıyafetiyle de konuşuldu. Ünlü şarkıcı 1954’te aynı filmde benzer kı­yafeti giyen Judy Garland’a benzetildi.

Köşe Yazarları

Tüm köşe yazarlarını oku
Designed by: Olay Gazeter