English

Neden geçi̇nemi̇yoruz?

Neslihan Doğan 8 Mayıs 2018

Hepinize merhaba, doğduğumuzdan beri, sevil­mek ve insanlar tarafından is­tendiğimizi görmek istiyoruz.

Daha fazla takdir, ilgi ve başarı diliyoruz. Duygusal sevgi ve şef­kat arayabiliyoruz. Belki istedi­ğimiz şekilde olmasını dilediği­miz o özel kişiyi de uzun zaman­dır bekliyoruz.

Duygusal sevgi ve şefkat ih­tiyaçlarımız bir zamanlar anne-babamız tarafından yerine ge­tirildi. Hatta bazılarımız bu ko­nuda bile şanslı değildi. Şimdi ise duygularını bizimle paylaşa­bilen ve kendimizi açıkça ve kor­kusuzca ifade etmek istediğimiz, bizi tüm kırılganlığımızla, yargı­lamadan görebilen özel bir insan olsun istiyoruz.

Ancak nedense bu göründüğü kadar basit olmuyor. Özellikle filmler, sanal dünyanın yanlış kullanılması, sahte hayatların artması, romantik şarkılar ve şöhretli insanların garip özel ha­yatları ile aşk kavramını ideal­leştirdiğimiz bir aşamaya geldik.

“Kadınlar erkeklerin değişeceğini ümit ederek evleniyor­lar. Erkekler ise kadınların değişme­yeceğini… Sonuçta her iki tarafta hayal kırıklığına uğruyor.” (Albert Einstein)

Aynı zamanda, hayatımızda istediğimiz şeyleri iyice dene­yimleyebilmek için onları his­setmemiz gerekir.

“Zihnimizde şefkat duygusu için bir algılayıcımız varsa, onu karşımızdan alacağımız en küçük şefkat eylemlerini arayacağız.

Anlamlı, dengeli bir yaşama sahip olmak için, öncelikle kendi içimizdeki sensörleri (hissedici­leri) bilmemiz gerekir. Hayatta iyi şeyler yaşayabilir hale gel­mek için bu hayatı yaşamaya de­ğer kılan değerlerimizi bilmeli ve kendimizi iyi tanımalıyız.

Bir örnekle açıklarsak; Benim temel değerlerimin başında şef­kat, sevgi, sağlık, öğrenmek, güven, etik olmak ve Yaradan’a olan inancım gelir. Ama, ayrıca günlük hayatıma bakarsak özel­likle akşamları, evde olmayı dı­şarılarda gezmekten daha çok seven bir kadınım. Hatta hafta sonları her yer kalabalık olduğu için evimde kalmayı tercih ede­rim. Temiz, sade ve konforlu bir ev, aydınlık bir mutfak, fiziksel ve ruhsal rahatlığım, sağlıklı ye­mekler pişirmek, yazı yazmak, düzenli uykum sürekli dış dün­yada sosyal olmam gerekiyor­muş hissinden, ara vermeden yaşamaktan, her gece dışarıda yemek yemekten, eğlenceye git­mekten daha önceliklidir. Yaşa­dığım yer benim için el aleme hava atacak bir mal değil, içinde huzur ve rahatlık bulduğum, en çok zamanımı geçirdiğim yuva­dır.

Paramı kendi fiziksel sağlığım yararına olan ürünlere, organik besinlere, dışarıda yiyeceksem sağlıklı kahvaltılara, besinlere harcamayı tercih ederim. Benim için güzel kokular, kremler, do­ğal vücut ürünleri, spor malze­meleri, güzel bir film gibi şeyler çok pahalı bir kıyafetten daha önemlidir. Tatillerimde yeni ül­keler görmek yerine sıcak, hu­zurlu hatta deniz kenarı yerlerde bulunmayı daha çok severim.

Yani benim bu değerlerime zıt olan kişi veya kişiler ile bir yerde mutlaka uyumsuzlukları­mız çıkabilir. Gece hayatını, al­kolü seven, sigarayı seven, fazla eğlenceyi seven, kalabalığı se­ven, sağlık değerleri olmayan, kumarhane gibi mekanları seven insanlarla ortak noktalarımız ol­madığı için bir noktada ayrım oluşur mutlaka. Çünkü hayat de­ğerlerimiz, kazandığımız parayı harcadığımız alanlar farklı. Mut­luluk kaynaklarımız farklı. Hayat değerlerimiz amaçlarımız ise, para amaçlarımıza ulaşmamızı sağlayan bir araçtır.

Bu bahsettiğim konu sadece arkadaşlık değil kadın-erkek özel ilişkileri içinde geçerlidir, Bir er­kek ile hayat yolunda ciddi düşü­nen bir kadının en baştan kendi değerlerinin uyumuna bakması en güzeli olacaktır. Tabi ki bazı insanlar kendilerini maskeleri ile göstereceklerdir. Ama temel taş olan bazı hayat değerlerinizi mutlaka birbirinizle açık açık paylaşın. Böylece ileride doğa­bilecek karşılıklı uyumsuzluk ve mutsuzlukları baştan önlemiş olursunuz

“Bunu yaptığınız zaman, ‘ben’ ile diğerleri arasında uyumlu ve dengeli bir yaşamın temelini oluşturabilirsiniz Yaşam ener­jinizi başkalarını değiştirmeye harcamak yerine kendi hayat değerlerinizi güzelleştirmek için harcamış olursunuz.”

Sevgi ile kalın…

e-mail: info@nlondon.com

Olay Gazetesi'ni takip edin

Facebook Twitter

Son haberler

‘Council tax’ artışı geliyor

Buna rağmen belediye hizmetlerinde kesinti yapılması planlanıyor.

‘Avrupa ile İngiltere ilişkileri tehdit altında’

İngiltere Dışişleri Bakanı Je­remy Hunt, Brexit sürecine ilişkin, “İki tarafın da güven ve vizyona ih­tiyacı var. Çünkü İngiltere’nin gele­cek 25 yılda Avrupalı komşularıyla inşa edeceği ilişki tehdit altında.” değerlendirmesinde bulundu.

Oxford ve Exeter: “Nazik olmak” ruh sağlığına faydalı Oxford ve Exeter: “Nazik olmak” ruh sağlığına faydalı

Oxford ve Exeter üniversite­lerinin yaptığı bir araştırmaya göre, nazik olmak ve nazik dü­şüncelere sahip olmak depresyo­nun önüne geçerken, daha kaliteli bir yaşam sürmede önemli bir rol oynuyor. Clinical Psychological Science dergisinde bulguları pay­laşılan araştırma, 135 katılımcının gözlemlenmesi ile sonuçlandı.

Karl Marx’ın mezarına ikinci kez saldırıya tepki

Karl Marx’ın Kuzey Londra Highgate Mezarlığı’ndaki anıt me­zarı iki haftada ikinci kez saldı­rıya uğraması EMEP ve DAY MER ile Britanya Komünist Partisi ve gençlik örgütü Britanya Komünist Gençlik Ligi tarafından mezarlıkta protesto edildi.

Sala’nın köpeği hala bekliyor

Nantes’tan özel uçakla Cardiff’in yolunu tutan ve içinde Emiliano Sala’nın olduğu uçağın enkazına önceki gün ulaşılmıştı. Uçağı Manş Denizi’ne düşen futbolcu Emiliano Sala’yı sadece ailesi beklemiyor.

Alexandra Palace’a dair yeni park kuralları aileleri “uzaklaştırabilir”

Alexandra Palace’ın ziyaretçileri, tarihte ilk kez yeni park kuralları ile karşılaşabilirler.

Real Madrid’den çılgın transfer! £100 milyon

İspanyol devi Real Madrid, Chelsea’nin yıldızı Eden Hazard için 100 milyon Pound’u gözden çıkardı.

Mehmet Akif Ersoy Adına Şiir Etkinliği Düzenlendi

Londra Yunus Emre Enstitüsü’nde Mehmet Akif Ersoy adına düzenlenen şiir dinletisine Londra’daki 24 okuldan 62 öğrenci katıldı. Etkinlikte Türk edebiyatının sevilen şairlerinin yanı sıra Mehmet Akif Ersoy’un şiirleri okundu.

Southbank Centre Yemek Fuarı

Konumuz gerek tiyatro, sanat, mü­zikaller olsun, gerekse de sergiler ve diğerleri… Southbank’de her tarzdan ilgi odağına hitab edecek etkinlik ve mekan bulunuyor. Nitekim, kış ayla­rının artık azınlıkta kalması ve baha­rın yavaş da olsa beklenmeye başlan­dığı şu günlerde, Londra’nın “sokak kültürünün” uyanışına tekrardan ta­nık edeceğimiz günler çok da uzağı­mızda değil.

Renklerin büyülü dünyası Londra ile buluşuyor

West End Bond Street’te, renklerin ve renklerin hayat verdiği şekillerin adeta dans ettiği bu kaçırılmaması gereken sergide, cam heykeltraşı Dale Chihuly, son eserleri de dahil olmak üzere bugüne kadar büyük rağbet görmüş baş yapıtlarını Londralılarla buluşturuyor.

Alexandra Palace’a dair yeni park kuralları aileleri “uzaklaştırabilir”

Alexandra Palace’ın ziyaretçileri, tarihte ilk kez yeni park kuralları ile karşılaşabilirler.

Mehmet Akif Ersoy Adına Şiir Etkinliği Düzenlendi

Londra Yunus Emre Enstitüsü’nde Mehmet Akif Ersoy adına düzenlenen şiir dinletisine Londra’daki 24 okuldan 62 öğrenci katıldı. Etkinlikte Türk edebiyatının sevilen şairlerinin yanı sıra Mehmet Akif Ersoy’un şiirleri okundu.

Southbank Centre Yemek Fuarı

Konumuz gerek tiyatro, sanat, mü­zikaller olsun, gerekse de sergiler ve diğerleri… Southbank’de her tarzdan ilgi odağına hitab edecek etkinlik ve mekan bulunuyor. Nitekim, kış ayla­rının artık azınlıkta kalması ve baha­rın yavaş da olsa beklenmeye başlan­dığı şu günlerde, Londra’nın “sokak kültürünün” uyanışına tekrardan ta­nık edeceğimiz günler çok da uzağı­mızda değil.

Renklerin büyülü dünyası Londra ile buluşuyor

West End Bond Street’te, renklerin ve renklerin hayat verdiği şekillerin adeta dans ettiği bu kaçırılmaması gereken sergide, cam heykeltraşı Dale Chihuly, son eserleri de dahil olmak üzere bugüne kadar büyük rağbet görmüş baş yapıtlarını Londralılarla buluşturuyor.

Sevgililer gününde “romantik akımlara” yelken açmalı…

West End’in her renkten zevke hitap ettiğini bilmeyenimiz kal­madı, nitekim Southampton Street’te bulunan “Eve Bar”, sevgi­liler günü haftasında sunduğu özel kokteylleri ve menüsü ile, alışılmı­şın dışında bir romantizm skalası sunuyor Londralılara.

Ece Temelkuran, “How to Lose a Country” adlı son kitabını Londra’da tanıtacak

Londra merkezli Türkiye Araş­tırmalar Merkezi’nin (Centre for Turkey Studies) CEFTUS Britanya parlamentosunda düzenlediği top­lantılara hız verdi.

Köşe Yazarları

Tüm köşe yazarlarını oku
Designed by: Olay Gazeter