English

Rumların garanti̇si̇ mi̇?

Prof. Dr. Ata Atun 31 Ekim 2017

Kıbrıs Rum tarafından Başkanlık seçimleri ufukta gözükünce Rum lider Nikos Anastasiadis, “Sıfır garanti ve sıfır asker” söylemini papağan gibi tekrarlayıp öne çıkarmaya ve Kıbrıslı Türklere verilecek garantilerden bahsetmeye başladı. Duyan da kendisini Türk hamisi sanacak.

15 Temmuz 1974 darbesini yapan ve geçmişinde onlarca, yüzlerce Kıbrıslı Türk’ü acımasız yöntemlerle şehit eden EOKA B’cilerin kurduğu partinin başkanı olduğunu unuttuğumuzu zannediyor herhalde.

B üyesi bir ülke olan Yunanistan’ın Batı Trakya’da yaşayan kardeşlerimize uyguladığı insanlık suçları ve hukuku çiğnemesi nedeni ile Anastasiadis’in dillendirmeye çalıştığı “Rumların Kıbrıslı Türklere vereceği yaşam ve refah garantisi” pek de inandırıcı değil. Nasıl olsun ki.

Batı Trakya’da yaşayan kardeşlerimize, soydaşlarımıza gerek 24 Temmuz 1923 tarihinde imzalanan Lozan Anlaşması, gerekse de Yunanistan’ın kendi Anayasası tarafından verilen haklarla korunan din, dil, eğitim ve benzeri insan hakları Yunanistan’ın AB üyesi olmasından sonra güya daha geniş bir şekilde güven altına alındı ama bu güven kağıt üstünde kaldı. Hiçbir zaman uygulamaya konmadı ve aksine gözümüzün içine baka baka acımasızca çiğnendi. Bir de üstüne Yunanlı siyasilerin yalanları eklendi, sanki de haklıymışlar bu şekilde davranmalarıyla ilgili.

Lozan Anlaşması, Batı Trakya’da yaşayan soydaşlarımız, kardeşlerimizi tanımlamak için “Müslüman” kelimesini kullanır ama 1949’da Yunanistan’da Komünistlerin kesin yenilgisi ile başlayan iç huzurdan sonra 1950’li yıllarda doruğa çıkan Türkiye-Yunanistan dostluğunun getirdiği uygulamalar içinde “Müslüman” tanımlaması, “Türk” kavramına dönüşmüştü. 1955’de yılının Eylül ayında İstanbul’da azınlıklara karşı yaşanan üzücü olaylar ve Kıbrıs’ta 1963 yılında Rumların Türklere saldırısından sonra bile bu kavram değiştirilmemiş ve 1968 yılında Türkiye ve Yunanistan hükümetleri tarafından imzalanan mutabakat gereğince de “Türk” olarak kesinleşmişti. Yani Yunanistan’da yaşayan “Müslüman azınlık” tanımı kaldırılmış yerine “Türk azınlık” konmuştu.

Ama karşımızdakiler Helenler yani Yunanlılar. Batı tarihine ve batılıların atasözlerine göre güvenilmeyen ve yalan söyleyen insanlar. Bu konuda Avrupa ülkelerinde ve doğal olarak İngilizcede bir çok deyim var, “Yunanlı gibi yalancı olmak” benzeri.

Nitekim 1985 yılında Yunanistan Meclisinde kabul edilen “1985 Yunan Millet Meclisi Bildirgesi” Batı Trakya’da yaşayan kardeşlerimize “Türk” değil, “Rum Müslüman” diye hitap edilmesi yer aldı ve bu bildirgeden sonra da soydaşlarımızın kendilerine “Türk” demeleri ve “Türk” olarak tanımlanmaları da yasaklandı ve cezalandırılmaya başlandı. Rahmetlik Sadık Ahmet ve İsmail Şerif, 1985 yılında Yunan Millet Meclisi üyeliği adaylıkları propaganda döneminde kendilerini “Türk” olarak tanımlayıp tanıttıkları için de tutuklanmış ve cezalandırılmışlardı. “AB içinde düşünce suçu cezalandırılmaz” kavramı ve yalan propagandası da Yunanlı siyasiler tarafından böylece çiğnenmiş, yerle bir edilmişti. Halen daha da bu insanlık suçu Yunanistan’da devam etmekte. Kendine Türk’üm diyen Batı Traklaı soydaşlarımız “İne Mesa”, İçeri hakareti ile hapse atılmakta.

Halen daha Dimetoka’da 1420 yılında inşa edilen ve ibadete açılan Çelebi Sultan Mehmet Camisinde (Dimetoka Beyazıt Camii de denir) “Ezan okunması” yasaktır. Bölge Müftüsü ve

Okul Öğretmenleri halkın istedikleri ve seçtikleri değil, Yunanistan hükümetinin seçtiği ve Yunanistan’da eğitim görmüş kişilerdir. Türkler, sayıları çok az olan Türk okulları yerine Rum okullarına gitmeye zorlanmaktadırlar.

Trakya Türklerinin Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesine 2011 yılında gönderdiği rapora ve Human Rights Watch’un 1999 yılında yayınladığı rapora göre 1955-1998 arasında 60,000 Trakya Türkünün vatandaşlığı elinden alındığı için Yunanistan’a dönemediği, başka bir ile taşındıkları için de oy vermek haklarını kaybettikleri yer almaktadır.

İşte Anastasiadis’in ağzı dolu dolu bahsettiği garantiler de bunlardan öteye değil.

Prof. Dr. Ata ATUN

e-mail: ata.atun@atun.com veya ata.atun@gmail.com

http://www.ataatun.org

Facebook: AtaAtun1

Bilgi: Köşe yazısı ve içeriğinden yazarın kendisi sorumludur. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Diğer Yazılar

tüm yazıları

Olay Gazetesi'ni takip edin

Facebook Twitter

Son haberler

Yiyeceklere gümrük endişesi

No-deal Brexit halinde et, balık, meyve ve sebze fiyatlarında artış uyarısı yapıldı

İngiltere’de çalışan kişi sayısı rekor seviyeye ulaştı İngiltere’de çalışan kişi sayısı rekor seviyeye ulaştı

Ulusal İstatistik Ofisi (ONS), ülkede geçen yılın ekim, kasım ve aralık aylarını kapsayan döneme ilişkin işsizlik rakamlarını açıkladı.

Yaşlılıkta görme kaybına yol açan hastalıkta gen tedavisi umudu Yaşlılıkta görme kaybına yol açan hastalıkta gen tedavisi umudu

İngiltere’nin Oxford kentinde ya­şayan bir kadın, Batı dünyasında en çok görülen körlük çeşidinin durdu­rulmasında gen terapisi kullanılan ilk insan oldu.

Alışveriş alanları kapanma tehlikesi altında bulunuyor

İngiliz parlamentosunun Ko­nut, Toplum ve Yerel Yönetimler Komitesi, bazı şehir merkezlerin­deki alışveriş alanlarının hayalet kasabaya dönmek üzere olduğunu duyurdu.

Sala’nın köpeği hala bekliyor

Nantes’tan özel uçakla Cardiff’in yolunu tutan ve içinde Emiliano Sala’nın olduğu uçağın enkazına önceki gün ulaşılmıştı. Uçağı Manş Denizi’ne düşen futbolcu Emiliano Sala’yı sadece ailesi beklemiyor.

Alexandra Palace’a dair yeni park kuralları aileleri “uzaklaştırabilir”

Alexandra Palace’ın ziyaretçileri, tarihte ilk kez yeni park kuralları ile karşılaşabilirler.

Real Madrid’den çılgın transfer! £100 milyon

İspanyol devi Real Madrid, Chelsea’nin yıldızı Eden Hazard için 100 milyon Pound’u gözden çıkardı.

Mehmet Akif Ersoy Adına Şiir Etkinliği Düzenlendi

Londra Yunus Emre Enstitüsü’nde Mehmet Akif Ersoy adına düzenlenen şiir dinletisine Londra’daki 24 okuldan 62 öğrenci katıldı. Etkinlikte Türk edebiyatının sevilen şairlerinin yanı sıra Mehmet Akif Ersoy’un şiirleri okundu.

Southbank Centre Yemek Fuarı

Konumuz gerek tiyatro, sanat, mü­zikaller olsun, gerekse de sergiler ve diğerleri… Southbank’de her tarzdan ilgi odağına hitab edecek etkinlik ve mekan bulunuyor. Nitekim, kış ayla­rının artık azınlıkta kalması ve baha­rın yavaş da olsa beklenmeye başlan­dığı şu günlerde, Londra’nın “sokak kültürünün” uyanışına tekrardan ta­nık edeceğimiz günler çok da uzağı­mızda değil.

Renklerin büyülü dünyası Londra ile buluşuyor

West End Bond Street’te, renklerin ve renklerin hayat verdiği şekillerin adeta dans ettiği bu kaçırılmaması gereken sergide, cam heykeltraşı Dale Chihuly, son eserleri de dahil olmak üzere bugüne kadar büyük rağbet görmüş baş yapıtlarını Londralılarla buluşturuyor.

Alexandra Palace’a dair yeni park kuralları aileleri “uzaklaştırabilir”

Alexandra Palace’ın ziyaretçileri, tarihte ilk kez yeni park kuralları ile karşılaşabilirler.

Mehmet Akif Ersoy Adına Şiir Etkinliği Düzenlendi

Londra Yunus Emre Enstitüsü’nde Mehmet Akif Ersoy adına düzenlenen şiir dinletisine Londra’daki 24 okuldan 62 öğrenci katıldı. Etkinlikte Türk edebiyatının sevilen şairlerinin yanı sıra Mehmet Akif Ersoy’un şiirleri okundu.

Southbank Centre Yemek Fuarı

Konumuz gerek tiyatro, sanat, mü­zikaller olsun, gerekse de sergiler ve diğerleri… Southbank’de her tarzdan ilgi odağına hitab edecek etkinlik ve mekan bulunuyor. Nitekim, kış ayla­rının artık azınlıkta kalması ve baha­rın yavaş da olsa beklenmeye başlan­dığı şu günlerde, Londra’nın “sokak kültürünün” uyanışına tekrardan ta­nık edeceğimiz günler çok da uzağı­mızda değil.

Renklerin büyülü dünyası Londra ile buluşuyor

West End Bond Street’te, renklerin ve renklerin hayat verdiği şekillerin adeta dans ettiği bu kaçırılmaması gereken sergide, cam heykeltraşı Dale Chihuly, son eserleri de dahil olmak üzere bugüne kadar büyük rağbet görmüş baş yapıtlarını Londralılarla buluşturuyor.

Sevgililer gününde “romantik akımlara” yelken açmalı…

West End’in her renkten zevke hitap ettiğini bilmeyenimiz kal­madı, nitekim Southampton Street’te bulunan “Eve Bar”, sevgi­liler günü haftasında sunduğu özel kokteylleri ve menüsü ile, alışılmı­şın dışında bir romantizm skalası sunuyor Londralılara.

Ece Temelkuran, “How to Lose a Country” adlı son kitabını Londra’da tanıtacak

Londra merkezli Türkiye Araş­tırmalar Merkezi’nin (Centre for Turkey Studies) CEFTUS Britanya parlamentosunda düzenlediği top­lantılara hız verdi.

Köşe Yazarları

Tüm köşe yazarlarını oku
Designed by: Olay Gazeter