English

Savaşta ölenleri gelincik rozetiyle anmak

Mustafa Çetinkaya 13 Kasım 2018

İngiltere’de kızıl gelincik takmak, savaşlarda hayatını kaybeden askerleri hatırlamanın sembolü haline dönüştü. Özellikle son yıllarda artan bu davranış, karşıtlarını da yaratmaya başladı. Sadece İngiliz askerlerinin değil, tüm askerlerin ve sivillerin anılması için yakalarına ‘beyaz gelincik’ takanların sayısı da az değil.

Kızıl gelincik, İngiltere ve diğer ülkelerde 1920’lerden bu yana savaşlarda ölen askerleri anmak için kullanılıyor. Bu sembolün kullanımı 1. Dünya Savaşı sırasında, Kanadalı Subay John McRae tarafından yazılan “Flanders tarlalarında” adlı şiirden alınan ilhamla başlamış. Şiir, savaşın en ünlü muharebelerinden birinde ölen askerlerin mezarlarının üzerinde büyüyen kızıl gelincikleri anlatıyor.

Gelincikler açar flanders tarlalarında / sıra sıra dizilmiş haçların arasında, / yerimizi işaret eder; / ve gökyüzünde çayırkuşları hala cesurca şarkı söyleyerek uçar / aşağıdaki top sesleri arasında zorla duyularak / biz ölüler, günler önce hayattaydık, / şafağı hissettik, parlayan günbatımını gördük, / sevdik, sevildik ve şimdi yatıyoruz / flanders tarlalarında. / düşmanla mücadelemizi devral: / zayıf düşen ellerimizle sana, / meşaleyi atıyoruz; senin olsun, yüksekte tut. / eğer biz ölenlere karşı sözünü tutmazsan / biz uyumayacağız, gelincikler büyüse de / flanders tarlalarında.

  1. Dünya Savaşı’nın en kanlı muharebelerinden birini yaşandağı Flanders’in tarlalarında hala gelincikler yetişiyor. Şiirin kazandığı şöhret başta askere alma çalışmalarında, daha sonra da savaş tahvili satılmasında kullanılmış. Ancak 1918’de savaş bitince, gelincikler kayıpları simgelemeye başlamış. Bu gelenek ve sembole, başta Amerikalılar sahiplenmiş ancak daha sonra İngilizler bu ritüeli çok benimsemişler ve güçlü bir geleneğe dönüştürmüşler.

Her yıl, İngiltere sokaklarında İngiliz gaziler, görevdeki askerler ve yakınları için çalışan yardım kuruluşuları bu kızıl gelinciklerden satıyor. Geleneğe göre, 11 Kasım 1918’de 1. Dünya Savaşı’nı sona erdiren ateşkes anlaşmasının yıldönümünde, bir başka deyişle her Kasım ayının ikinci Pazar gününden 15 gün öncesine dek bir sürede metal ya da plastik gelincik rozetleri takılıyor.

KIRMIZI GELİNCİĞE KARŞI BEYAZ GELİNCİK

İngiltere’de kırmızı gelincik takma davranışı son yıllarda artmışa benziyor. Bu geleneğin bazıları tarafından bir vatanseverlik alameti olarak görülmeye başlanması, gelincik takmayı reddedenlere yönelen tepkiyi de yükseltmiş. Bu tepkiye, gelincik rozeti takmayanları, “ülkeyi savunurken ölenlere saygısızlık” suçlamalarına kadar götürenler dahi var.

Kuzey İrlanda kökenli bazı futbolcuların yıllar önce bu sembolü maç öncesi stadyumlarda yapılan anma törenlerinde takmayı reddetmeleri, İngiltere’de yeni bir tartışma başlatmış. Birleşik Kırallık sınırları içinde yaşayan her insanın gelincik takma konusunda aynı derecede istekli olmadığı da görülüyor. Önceki yıllarda yapılan araştırmalara göre her beş yetişkin İngiliz’den biri gelincik rozeti takmayacağını söylüyormuş. Bu oran 25 yaşın altında üçte bire kadar çıkıyor.

Buna rağmen British Legion’ın hesaplarına göre, her yıl onlarca milyon sterlin değerinde gelincik rozeti satılıyormuş. Barış Taahhütü Birliği (PPU) adlı alternatif kuruluş, savaşta ölen düşman askerleri ve sivillerin hatırlanması için piyasaya sürdüğü beyaz gelincik kampanyası da karşılık görüyor. Gelincik rozetleri her yıl Ekim ayında İngiltere sokaklarında gönüllüler tarafından satılıyor. Gelincik rozeti takılmasına yöneltilen başlıca itiraz, bazı çevrelerin bu geleneğe uymayanlara karşı “zorlanma” yöntemleri kullanmaları şeklinde yorumlanıyor. Yine zorlama ve etkilemeye karşı olan kamptaki insanların büyük çoğunluğu bu çiçeklerin “savaşı kutsadığını” söylüyor.

Bunun yanında beyaz gelincik de yavaş yavaş popüler hale geliyor. Kızıl gelinciği terk edenler sadece futbolcular da değil. TV sunucusu Jon Snow, 2006’dan bu yana rozet takmayı reddetmesinin üzerine, insanlara yapılan rozet takma baskısına “gelincik faşizmi” adını vermiş. Savaş gazileri de gelincik sembolünün “siyaset tarafından çalınmasından” şikayetçi. 2015’de de dönemin İngiltere Genelkurmay Başkanı Sir Nicholas Houghton, gelincik takmayı reddedenleri savunmuş. Houghton, “Uzak durmamız gereken şeylerden biri ‘Gelincik Stalinizmi’. İnsanlar ne istiyorlarsa onu yapmalı ve anmada kendi yöntemlerini kullanmalı.” demiş.

Bilgi: Köşe yazısı ve içeriğinden yazarın kendisi sorumludur. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Diğer Yazılar

tüm yazıları

Olay Gazetesi'ni takip edin

Facebook Twitter

Son haberler

Şansın ne zaman geleceği belli olmaz: incili yemek! Şansın ne zaman geleceği belli olmaz: incili yemek!

ABD’nin New York kentinde bulunan Central Oyster Bar’da arkadaşı ile öğle yemeği yemeye giden bir adamın sipariş ettiği istiridye yemeğinden inci çıktı.

Haftada 4 gün çalışma dönemi başladı

Haftada 4 gün çalışıp tam maaş almak mümkün mü? İnanması güç geliyor, ancak dünya çapında bazı şirketler bu sistemi çoktan uygulamaya başladı bile.

UKTS Operasyon Yöneticisi Maharaj: Britanya’da yaklaşık 200.000 talasemi geni taşıyıcısı var

Talasemi hastalarınına yönelik yapılan tedavilerin geliştirilmesi ve toplum eğitiminin devamlılığının sağlanmasının önemini yeniden ha­tırlatmak beraberinde kuruluşunun 40. yılını kutlamak amacıyla Britanya Talasemi Society Vakfı (United King­dom Thalasaemia Society- UKTS) bir etkinlik gerçekleştirdi.

Crystal Oteller Zinciri Temsilcileri Londra’da Tur Operatörleriyle Buluştu

Türkiye’de çoğunluğu Akdeniz bölgesi olmak üzere 19 büyük otel ve tatil köyleri bulunan Crystal Hotels Group Temsilcileri, gelecek sezon hazırlıkları için Londra’da temaslarda bulundular.

Tam teşekküllü sağlık merkezi resmi olarak açılıyor

Bir dönem aktif siyasette yer alan ve milletvekilliği yapan ve 10 yılı aşkın süredir mesleğini İngiltere’de devam ettiren genel cerrahi uzmanı Dr. Turan Çömez, İngiltere’nin başkenti Londra’da tam teşekküllü sağlık merkezi açtı.

West End’de Kibele ile yeniden müzik dolu geceler başladı

Londra’da eğlence yerleri: tiyatrolar; sinemalar; gece kulüpleri; barlar ve lokan­taları ile ünlü West End’de, modern Türk mutfağı ile ünlü Kibele&Restaurant Bar, iyi yemekle güzel müziği birleş­tirerek şehrin eğlence anla­yışını değiştirdi.

Trafalgar’ın anlamlı noel ağacı geri dönüyor

Bu sene de, her sene olduğu gibi West End’in kalbi Trafalgar Meydanı’nda dev bir noel ağacı tüm ihtişamıyla Londralıları se­lamlayacak.

Bu kez çiğ köfteciyi oynuyor

Ata Demirer ve Demet Akbağ’dan yine çok güldürecek bir Kuzey Ege komedisi!

Trafalgar’ın anlamlı noel ağacı geri dönüyor

Bu sene de, her sene olduğu gibi West End’in kalbi Trafalgar Meydanı’nda dev bir noel ağacı tüm ihtişamıyla Londralıları se­lamlayacak.

Theresa May hükümeti bir günde üç yenilgi aldı

11 Aralık’ta Başbakan Theresa May’in Brexit anlaşması için yapıla­cak oylama öncesindeki parlamento görüşmelerinde, hükümet darbe üze­rine darbe aldı.

Orhan Dil: Sosyal yardımlar ‘Universal Credit’ adıyla azaltılıp, zorlaştırılıyor

Muhafazakar Hükümet’in hazırlıklarını 2013’de başlattığı Universal Credit, toplumun yoğun olarak yaşadıkları Kuzey Londra’da da uygulanmaya başladı.

Kaplan, İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Başkanlığına aday oldu

İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi, 16 Aralık Pazar günü yeni yönetimini seçmek için kongreye gidiyor.

West End’de Kibele ile yeniden müzik dolu geceler başladı

Londra’da eğlence yerleri: tiyatrolar; sinemalar; gece kulüpleri; barlar ve lokan­taları ile ünlü West End’de, modern Türk mutfağı ile ünlü Kibele&Restaurant Bar, iyi yemekle güzel müziği birleş­tirerek şehrin eğlence anla­yışını değiştirdi.

Trafalgar’ın anlamlı noel ağacı geri dönüyor

Bu sene de, her sene olduğu gibi West End’in kalbi Trafalgar Meydanı’nda dev bir noel ağacı tüm ihtişamıyla Londralıları se­lamlayacak.

Bu kez çiğ köfteciyi oynuyor

Ata Demirer ve Demet Akbağ’dan yine çok güldürecek bir Kuzey Ege komedisi!

“Su üzerinde yüzen kitapevi” bu sezon da ilgi çekiyor

Genellikle “bahar veya yaz me­kanı” olarak bilinen bu kitapevi, Thames nehri üzerinde yüzme­siyle ünlü olmasıyla beraber kış se­zonunda da keşfedilmeyi bekleyen önemli West End noktalarından bi­ridir diyebiliriz.

Türk sinemasının son yıllarda çok beğenilen 7 eseri izleyici ile buluştu

Türk sinemasının ses getirmiş eserleri Türk Filmleri Haftası kap­samında Londra’da izleyiciyle bu­luştu. Londra Yunus Emre Enstitü­sünün King’s College Üniversitesi iş birliğiyle düzenlediği Türk Filmleri Haftası kapsamında Türk sineması­nın son yıllarda en beğenilen 7 eseri yer alıyor.

Designed by: Olay Gazeter