English

Si̇z Mustafa Ali̇’yi̇ tanımazsınız…

Faruk Eskioğlu 15 Haziran 2018

Mustafa Ali hastane yatağında doğruldu, arkasına yastıklarla destek yaptılar. İnlemesini sürdürdü. Aklına ne düştüyse ağlamaya başladı. O güler yüzlü hemşire koştu. “Mr Bilgiç neyiniz var” diye sordu? Nabzına dinleyip, dosyasına göz attı. Elini Mustafa Ali’nin alnına götürüp şefkatle okşadı, “Birazdan ağrılarınız dinecek Mr Bilgiç” dedi.

Mustafa Ali hemşirenin dediği gibi birazdan sakinleşti, ziyaretçileri arasında beni fark etti. Konuşmaya mecali yoktu, “Hoşçakal” dercesine elini salladı. Çok değil iki hafta önce başka bir hastanede ziyaretine gittiğimde böylesine bir deri bir kemik değildi. Üstelik konuşabiliyordu ve bana dönüp “Hoca” demişti, “İşte geldik bugüne…” Sanki yolun sonunda olduğunu, hayatın o emekçi ellerinden kaydığını, organlarının artık yetmediğini fark ediyordu…

Siz Mustafa Ali’yi tanımazsınız. Belki bayramlarda camide görmüş, Kur’an kursuna cömert yardımını fark etmiş olabilirsiniz. Öyle bahçeli evi, şirketi olan, rantiyeci ya da market zinciri sahibi patron da değildi. Çalıştığı süreçte bir buluş falan da yapmadı. Bir zamanlar “zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyi olmayan” göçmen işçilerin kurduğu derneklere falan da hiç uğramadı. Park şenliklerine, film festivallerine de hiç gitmedi. Hele protesto gösterileriyle hiç ilgisi olmadı, hatta gidenlere de küfretti. Gazeteleri de bulmaca çözmek için eline aldı.

Ben Mustafa Ali’yi tanıyorum. Onu ve kuşağını çok da önemsiyorum. Neden mi? Mustafa Ali’nin daha önce kaleme aldığım öyküsünün özetini size aktarayım, belki bana hak verirsiniz:

Mustafa Ali, 1935’de Akşehir’in Gürnes köyünde yoksul bir ailenin 4 çocuğundan 2’ncisi olarak doğmuş. İlkokulu bitiremese de idare edecek kadar okuma yazma öğrenmiş. Henüz ilkokuldayken ırgat olduğunu belirten Mustafa Ali, köydeki yoksulluğunu “Çok ölü elbiselerini giydim. Bunları unutursam Allah beni taş eder. Yıllarca çobanlık yaptım” diye anlatmıştı.

1971’de köylülerinden esinlenerek turist olarak geldiği Londra’da vize alamayınca Belçika’da kayınının yanına gitmiş. Londra’dan para karşılığı permi sağlayınca 1973’de tekrar gelmiş. Mustafa Ali o günleri şöyle anlatmıştı:

“Arsenal’da haftalığı 2.30 sterline bir oda tuttum. Angel’da patronu Rum olan bir fabrikada (tekstil atölyesinde) haftalığı 9 sterlinden ütücülük yapmaya başladım. Fazla çalışma saat ücretim de yalnızca 5 pence’ti. Sabah 9’dan gece 11’e kadar çalışıyordum. Gece işten eve gelince de ne varsa, yumurta ve kuru sovanla karnımı doyuruyordum. Londra’ya geldikten 1,5 yıl sonra önce öksürük oldum, sonra kan kusmaya başladım. Dr. İsfendiyar gittim. Doktor beni hemen Archway’deki General Hospital’a gönderdi. Hastanede tam 5,5 ay yattım. Beni ölecek diye ayrı bir odaya koymuşlardı. Ölmedim. Biraz iyi olunca da öğleden sonraları 5 saatliğine hastaneden çıkıp dolaşmama izni verdiler. İngilizce bilmediğim için hastalığımın ne olduğunu anlamadım. Şimdi düşününce ‘veremdi galiba’ diyorum…”

“İyi olunca yine fabrikada çalışmaya devam ettim” diyen Mustafa Ali “1977’de sağdan soldan para toplayıp köydeki avratı (nam-ı diğer ‘Kocaana’ Rahime) getirdim. Çocuğumuz olmamıştı. Aynı yıl köyden iki erkek kardeşimin birer oğlunu (Sefer ve Ömer) evlat edinip Londra’ya getirdim. Kuzenim Kâmil de Londra’da vizesizdi, kaçaktı. Beşimiz bir süre aynı odada kaldık. 1979’da Holloway’de iki odalı belediye evine (daire) geçtik. Çocukları burada okula gönderdim. Gerçi onlar okulu bitirmeseler de onların çocukları bitirdi” demişti.

Mustafa Ali, 2000’de emekli olduğunu, çektiği bütün sıkıntılara karşın “Londra’ya gelmekle iyi bir iş yaptığını” söylemiş, “Vesile olandan Allah razı olsun” demeyi de unutmamıştı. Emekli işçi; pişmanlıklarını İngilizceyi öğrenmemesi, ehliyet almaması”, en büyük hobisinin de her sabah 6’da belediye evinin balkonuna konan yüzlerce kuşu beslemek olduğunu söylemişti.

O hayatı boyunca çok küfür etti ama hiç yalan söylemedi, hırsızlık yapmadı, yetim hakkı yemedi, “faiz, altın, borsa nedir” bilmedi, emek sömürmedi, mal mülk- para pul istiflemedi, tatil diye hep köyüne gitti, köyündeki engelliye sandalye göndermeyi caminin morgunu yaptırmayı “gizli hayır” bildi…

“Keşke” diyorum, “Hastane yatağındaki çarşafı dokuyanların, serum şişesini yapanların, çok renkli şu yer mozaiğini ustaca döşeyenlerin ve o güler yüzlü hemşirenin de kendisi gibi işçi sınıfından olduğunu bilseydi. “Keşke” diyorum, sınıfının gücünü fark edebilseydi. ‘Yetti gari!’ dediklerinde daha iyi bir yaşam kurulacağını öğrenseydi. “Keşke” diyorum, o başarı hikayeleri anlatılan patronlara kan kusuncaya kadar artı değer ürettiğini, en yüce değer olan emeğin ve gerçek başarının sahibinin kendisi olduğunu söyleyebilseydi. Hani hayatın akışında haksızlıklar ve terslikler olduğunu sezdi. İşte o zaman bol bol küfür salladı. “Keşke” diyorum, o küfürleri doğru adrese gönderseydi…

Hastaneden ayrılırken o emekçi ellerini tuttum. Başını sessizce salladı. Tıkandım “Yine gelirim” diyebildim. Bir vedaydı…

___________________

*Bu köşe kaleme alındıktan sonraki gün (9 Haziran 2018) Mustafa Ali’nin yorgun kalbi durdu. Mustafa Ali’nin, son günlerini köyünde geçirme isteği de doktorların izin vermediği için gerçekleşemedi. Emekli işçinin cenazesi, cuma günü Londra’daki Süleymaniye Cami’de yapılan tören sonrasında memleketine götürüldü ve köyündeki mezarlıkta kendi seçtiği yerde toprağa verildi.

Bilgi: Köşe yazısı ve içeriğinden yazarın kendisi sorumludur. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Diğer Yazılar

tüm yazıları

Olay Gazetesi'ni takip edin

Facebook Twitter

Son haberler

LSE: Ebeveynleri boşanan çocuklar kilo almaya daha yatkın gözüküyor

İngiltere’de yapılan bir araş­tırma, ebeveynleri boşanan çocuk­ların diğer çocuklara kıyasla kilo almaya daha çok meyilli oldukla­rını ortaya koydu.

Merkez Londra’yı bir günlüğüne araba trafiğine kapatma kararı

Londra Belediye Başkanı Sa­diq Khan, hava kirliliğiyle müca­dele kapsamında, Londra’da 20 kilometrelik yolu bir günlüğüne araba trafiğine kapatma planla­rını açıkladı.

UK’de enflasyon oranı hedeflenen seviyeye geriledi

Uçak bileti ve kıyafet fiyatları­nın düşmesi, İngiltere’de son dö­nemlerde artmakta olan enflasyon oranını tekrardan aşağıya çekti.

İngiltere’de hastane hizmetleri krizde

NHS’teki yatak eksikliği ve 40 bin hemşire açığı, artan hasta sayısıyla baş etmeyi zorlaştırıyor

Polis; Barış’ın katil zanlısı yakalandı

Metropolitan Police’in bilgisine göre Barış Küçük’ün (33) katil zan­lısı olarak yakalanan 17 yaşındaki ismi belirtilmeyen bir gencin Doğu Londra’daki bir polis karakolunda sorgusu sürüyor.

Bankaların ‘overdraft’ ücretlerine denetleme

100 sterlinlik plansız limit aşımının (overdraft) günlük ücreti 5 sterlinden 20 penny’e düşecek

İngiltere’den engellilere akülü tekerlekli sandalye sürprizi

SOSYAL medya hesabından Van’daki bedensel engelliler için kampanya başlatan ‘Vanlı Amcan’ adlı kullanıcının çağrısı İngiltere’ye ulaştı.

‘Milyonlarca Kişi Nakitsiz Yaşamı Tercih Ediyor’

İngiltere genelinde beş milyondan fazla kişinin geçen yılın neredeyse ta­mamını nakit para kullanmadan geçir­diği ortaya çıktı.

İngiltere genelinde kiralık ev bulma krizi kapıda

Ev sahiplerinin piyasadan çıkmak istemesi uygun fiyata kiralık ev bulmayı zorlaştıracak

Bankaların ‘overdraft’ ücretlerine denetleme

100 sterlinlik plansız limit aşımının (overdraft) günlük ücreti 5 sterlinden 20 penny’e düşecek

Heathrow’dan el bagajında sıvı ve laptop izni

Londra’daki Heathrow Havaa­lanı tarafından kurulan yeni gü­venlik tarayıcılarının, el bagajla­rında sıvı ve dizüstü bilgisayar taşınmasına olanak tanıyacağı belirtiliyor.

Yılbaşından beri Londra’da bıçaklı saldırılarda 59 kişi hayatını kaybetti

Londra’da bıçakla işlenen suçlar korkutucu bir hızla artmaya devam ediyor. Bıçak ve kesici aletlerle işlenen suçlarla yılbaşından bu yana 59 kişi hayatını kaybetti.

Tower Bridge 125. yaşını kutlayacak

Londra’nın en ikonik yapıtlarından Tower Bridge köprüsü, bu ay 125. yaşını dolduruyor.

Romantik kaçamaklar için en uygun Londra noktaları…

Her mevsimde romantizmini koruyan Londra, yaz aylarında özellikle dış alanlarına taşan ka­labalıkları, etkinlikleri ve doğal güzelliği ile romantik kaçamak­lar için en güzel mekanlara ev sahipliği yapan, büyüleyici bir şehir haline geliyor.

Keman sanatçısı Ezgi Sarıkcıoğlu’nun yıldızı Londra’da parlıyor

Uluslararası birçok ödülün sa­hibi olan genç Türk keman sanat­çısı Ezgi Sarıkcıoğlu müzik kariye­rini Master Programı kapsamında Londra’daki ünlü Royal College of Music’te sürdürürken, aldığı kon­ser teklifleri ile ‘yıldızı parlayan’ müzisyen olarak gösteriliyor.

Mayfair’in ortasında ‘mini müzik festivali’

Yaz sezonuyla açılan geniş çaplı müzik festivallerinin yanı sıra, Londra’da aynı zamanda daha alter­natif ve küçük ölçekli müzik festival­lerinin de tadı ayrı oluyor.

Designed by: Olay Gazeter