English

Türkiye AB ilişkileri ne olmalı?

Prof. Dr. Ata Atun 23 Haziran 2017

Anavatan Türkiye’ye son yıllarda başta masa üstünde ekonomik, yurt içinde ve yurt dışında askeri, uluslararası platformlarda da siyasi olmak üzere, akıl almaz yöntemlerle her türlü saldırı yapılmakta. Belli ki birileri Türkiye’nin güçlenmesinden, asırlar önce yaşandığı gibi Avrupa’ya karşı tekrardan ekonomik, askeri ve siyasi tehdit oluşturmasından korkuyor.

Bu korkunun politikaya yansıması, son Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin (AKPM) aldığı son kararla bir kez daha ortaya çıktı. AKPM’nin aldığı karar özetle; Türkiye ile bağları koparmamak ama gevşek bırakmak, Türkiye’nin hareketlerini kısıtlayarak baskı ve denetim altına almak, Avrupa kapısını tam olarak kapatmamak ama kındırık (çok az aralık) bırakmak şeklinde yorumlanabilir.

Türkiye AET görüşmeleri, 1958 yılında AET’nin kurulmasından sonra, Demokrat Parti (DP) iktidarının sıkıntılı günlerinde, dâhi Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu’nun geniş ufku sonucunda yaptığı girişimlerle 1959 yılında yapılan başvuru ile başlamıştı. 27 Mayıs 1960 tarihinde gerçekleştirilen askeri darbe olmasaydı belki de Türkiye, 12 Eylül 1963 tarihinde imzalanan Ankara Antlaşması’nın daha da ötesine geçecek ve ileriki yıllarda AET’nin tam üyesi olacaktı.

Ankara Anlaşması ile Türkiye-AET ilişkileri, ortaklık ve katılım yönünde ilerleyeceğine, tek taraflı AET’nin lehine işleyen bir ithalat-ihracat anlaşmasına dönüştü maalesef. Türkiye, neredeyse son 60 yıldır Avrupa Birliği (AB) ile görüşmeler içinde ve 50 yıldır da AKPM’nin üyesi. Üstelik AKPM’de en çok koltuğa sahip ülkelerden bir tanesi. 1996 yılında “Siyasi Denetim” statüsüne yükseltilmiş, 2004 yılında da bu statünün bir üst kademesi olan “Denetim Sonrası Süreç” aşamasına terfi etmişti.

Bunun da bir üst kademesi “Tam Üyelik” yolunda görüşmeler devam ederken, Fransa ve Almanya’nın Türkiye’nin AB’ye girmesinin kendi siyasi ve ekonomik çıkarlarına aykırı olacağı öngörüsü ile etik veya çirkin her tür engelin Türkiye’nin üyeliğine giden yola konmasına başlandı. Önce Don Kişot gibi Fransa’nın kaktırması (iteklemesi) ile meydana çıkan Kıbrıs Rum Yönetimi, Kıbrıslı Türklere yıllarca uyguladığı ekonomik ve can almaya yönelik “Soykırım”ı kasıtlı olarak unutturup, Ankara Anlaşmasının arkasına saklanarak altı başlıkta “Veto” koydu.

Arkasından da Fransa kendi çıkarları doğrultusunda vetolarını sıraladı. Şu anda katılım için gerekli olan 33 başlığın sadece 16 tanesi açılabilmiş durumda. Halen gerektiği gibi kapatılmış olan bir başlık da yok. AKPM’nin aldığı son kararla şimdi bunların hepsinin üzerine bir sünger çekildi ve Türkiye’nin konumu, 2004 yılının gerisine götürülerek “Siyasi Denetim” statüsüne indirgendi. Bu aşamada Türkiye’nin önünde iki seçenek var. Bir tanesi AB’nin yüzüne kapıyı çarpıp “Canınız cehenneme” diyerek tüm bağları koparmak, diğeri de tam tersine bu yaşananlardan ders alıp, AB kapısını daha da açacak yeni stratejiler belirleyerek girişimler yapmak.

Mantıkla duygularımızı karıştırmamayı başarabilirsek, Türk insanının “Orta Asya”dan hep Batı’ya doğru hareket ettiğini, yüzünün de her dönemde, belli açılarla, bazen çok bazen de az, Batı’ya dönük olduğunu göz ardı etmeden, yeni bir strateji belirlenmesi, sanki de daha doğru bir davranış olacakmış gibi gözükmekte.

Bu bağlamda, AB ile olan ekonomik bağlarımızın çok güçlü olduğunu ve AB ile olan veya da olacak olan ilişkilerin ekonomiden bağımsız olamayacağını dikkate alarak, AKPM’nin bu kararının iyi okunmasının gerekli olduğu ve “Lobi çalışmaları”nın, “Algı Yönetimi”nin, “Toplum Mühendisliği”nin ve STK’ların öne çıkartılarak yeni yöntemlerle, yeni türde bir mücadelenin başlatılmasının daha doğru olacağı daha ağır basmakta, küsmek, darılmak yerine…

Prof. Dr. Ata ATUN

e-mail: ata.atun@atun.com veya ata.atun@gmail.com

http://www.ataatun.org

Facebook: AtaAtun1 h

ttp://www.twitter.com/ataatun

Bilgi: Köşe yazısı ve içeriğinden yazarın kendisi sorumludur. İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Diğer Yazılar

tüm yazıları

Olay Gazetesi'ni takip edin

Facebook Twitter

Son haberler

Fabrika üretimi gıdalar için kanser riski uyarısı Fabrika üretimi gıdalar için kanser riski uyarısı

Fabrikalarda üretilen aşırı dere­cede işlenmiş gıdaların, kansere ya­kalanma riskinin yükselmesine ne­den olabileceği uyarıları yapılıyor. Paris’ teki Sorbonne Üniversitesi’nden uzmanlar tara­fından yürütülen ve British Medi­cal Journal’da (Britanya Tıp Dergisi) yayımlanan araştırmaya göre, aşırı derecede işlenmiş gıda tüketiminin yüzde 10 oranında artması, bazı kanser türlerine yakalanma riskini yüzde 12 oranında yükseltiyor.

Gençler konut piyasasında son 11 senenin en hareketli yılını geçirdi Gençler konut piyasasında son 11 senenin en hareketli yılını geçirdi

Birleşik Krallık genelinde genç ke­sim, 2017’de konut sahibi olabilmek için geçmiş yıllara oranla daha hare­ketli bir yıl geçirdi.2017 yılının, finansal kriz dönemin­den bu yana ilk kez ev sahibi olmak is­teyenlerin en çok mortgage aldığı sene olduğu ortaya çıktı. UK Finance tara­fından açıklanan verilere göre,

Yeni ve güçlü bir antibiyotik türü keşfedildi Yeni ve güçlü bir antibiyotik türü keşfedildi

ABD’li bilim insanları, toprak örneklerinde yeni ve güçlü bir an¬tibiyotik familyası keşfetti. Rockefeller Üniversitesi’ndeki araştırma ekibi, bu doğal bileşenlerin tedavisi zor hastalıklarla mücadelede kullanılabileceğini umuyor.

Yavaş yemek yiyenlerin obez olma ihtimali yüzde 42 daha az Yavaş yemek yiyenlerin obez olma ihtimali yüzde 42 daha az

Bilim insanlarının yeni araş­tırması, yenilen yiyecekler kadar yeme tarzının da sağlığı etkiledi­ğini ortaya koydu.The Times gazetesinin habe­rine göre, 60 bin kişiyi inceleyen araştırmacılar yemeğini yavaş yiyenlerin obez olma ihtimali­nin hızlı yiyenlere göre yüzde 42 daha az olduğunu buldu.

Cinayetin faillerini bulun

Barking’de öldürülen üniversite öğrencisi Hasan Özcan’ın (19) acılı babası Abdullah Özcan (43), katille­rin bir an önce bulunmasını ve he­sap sorulmasını isteyerek “Kimsenin ocağına bizimkisi gibi ateş düşmesin” dedi. Acılı aile toplumu bugün (cuma) saat 14’de Barking Town Hall’da yetki­lileri protesto etmeye çağırdı.

‘Council tax’ artışları yolda ‘Council tax’ artışları yolda

İngiltere genelinde milyonlarca aile, nisan ayında yürürlüğe girmesi beklenen, 100 sterlin ve üzeri ‘co­uncil tax’ artışları ile karşı karşıya. Local Government Information Unit (LGIU) tarafından yapılan araş­tırmaya göre, belediyelerin yüzde 95’i nisan ayında ‘council tax’ üc­retlerini yüzde 6’ya varan oranlarda arttıracak.

Bir sosyal hak daha tırpanlandı; Ev kredisi faiz desteği kalkıyor

Dar gelirli ve işsizlere “ev kredisi” faizi desteği 5 Nisan’da son buluyor. “Department for Work & Pensions”tan yapılan açıklamaya göre bu sosyal yardımı alanların ev­lerini kaybetmemek için bir an önce “ev kredisi” faizlerini ödeyebilmek için çözüm bulmaları istendi.

Ev fiyatları iki ay üst üste düşüş gösterdi Ev fiyatları iki ay üst üste düşüş gösterdi

Birleşik Krallık’taki ev fiyat­ları geçen ay, enflasyon nede­niyle oluşan etkilerin devam et­mesiyle beklenmedik bir şekilde düştü ve yıllık fiyat artışlarının son yıllarda görülen en düşük se­viyelerden birine gerilemesine neden oldu.

Cinayetin faillerini bulun

Barking’de öldürülen üniversite öğrencisi Hasan Özcan’ın (19) acılı babası Abdullah Özcan (43), katille­rin bir an önce bulunmasını ve he­sap sorulmasını isteyerek “Kimsenin ocağına bizimkisi gibi ateş düşmesin” dedi. Acılı aile toplumu bugün (cuma) saat 14’de Barking Town Hall’da yetki­lileri protesto etmeye çağırdı.

‘Council tax’ artışları yolda

İngiltere genelinde milyonlarca aile, nisan ayında yürürlüğe girmesi beklenen, 100 sterlin ve üzeri ‘co­uncil tax’ artışları ile karşı karşıya. Local Government Information Unit (LGIU) tarafından yapılan araş­tırmaya göre, belediyelerin yüzde 95’i nisan ayında ‘council tax’ üc­retlerini yüzde 6’ya varan oranlarda arttıracak.

BAF’tan Hızır ayı mesajı; Geleceğimize olan inancımız, yolumuzda yürüme kararlılığımız bugün daha büyüktür

Britanya Alevi Federasyonu (Baf) Hızır ayı nedeniyle bir mesaj yayınladı. Baf’in mesajında şöyle : “Biz Aleviler, yüzyıllardır Şubat ayının ortasına kadar 13, 14, 15 şubat gün­lerinde üç gün oruç tutarız. Oruçla­rımız, Boz Atlı Hızır’ın şahsında tüm güzelliklerin ve iyiliklerin adınadır.

Spice Girls geri dönüyor

90’lı yıllara damgasını vuran Spice Girls (Baharat Kızlar) grubu, 50 mil­yon sterlinlik dev bir anlaşmayla ye­niden bir araya geliyor. Spice Girls üyelerinden Victoria Beckham, flaş haberi sosyal medya hesabından duyurdu.

Çi̇n yeni̇ yılı kutlanıyor

Eğer daha önce Çin Yeni Yılını Londra’da kutlamadıysanız, büyük bir kültürel festivali kaçırıyorsunuz demektir. Özellikle West End ve Soho arasında bulunan China Town sokaklarında

‘Kayhan’ filminin Londra’da vizyonda

Ünlü komedyen ve oyuncu Şa­han Gökbakar’ın senaryosunu ka­leme aldığı ve başrolünde oynadığı “Kayhan” adlı filmin Londra’da da vizyona girdi.

Sanatıyla gözleri ve ruhları di̇nlendi̇ri̇yor

Sanatçı James Brunt, Yorkshire sahillerinde doğal malzemelerle yaptığı mandala çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Eserlerini sosyal medya hesaplarından sergileyen Brunt, mandalalar

Cinayet: Barking’de polis eleştirilerin hedefinde; Önlem alınmıyor!

Barking’de öldürülen üniversite öğrencisi Hasan Özcan’ın (19) babası Abdullah Özcan (43), katillerin bir an önce bulunmasını isteyerek, ““Kimsenin ocağına bizimkisi gibi ateş düşmesin” dedi.

Bu sadece benim acım değil, bütün toplumun acısı

Barking semtinde bir araya gelen vatandaşlar, Türk genci Hasan Özcan’ın bıçaklı saldırı sonucu öldürülmesini protesto etti. Protestoya bölgenin İşçi Parti’li milletvekili Margaret Hodge de katılarak destek verdi.

İstanbul Restaurant Hornsey Açıldı

Londra’da son dönemde açılan lezzet duraklarına bir yenisi daha eklendi. İşadamı Savaş Hurman’ın aile bireylerinden oluşan üç ortağı ile kapılarını açtığı İstanbul Restaurant Hornsey, pazar günü yapılan kahvaltılı açılış töreni ile hizmete girdi.

Day-Mer yeni̇ yöneti̇ci̇leri̇ni̇ beli̇rledi̇

Day-Mer’in bir önceki dönem başkanı Aslı Gül, İngiltere gündemine ilişkin mücadeleyi anlattı.

Designed by: Olay Gazeter