İngiltere’de farklı siyasi partilerden milletvekillerinin yer aldığı Eğitim Komitesi, çocukların gece geç saatlere kadar sosyal medyada vakit geçirmesi (sonsuz kaydırma/infinite scrolling) nedeniyle okullarına “öğrenemeyecek kadar yorgun” geldikleri uyarısında bulundu.
Komite, sosyal medya kullanımının çocukların dikkatini dağıttığını belirterek, 16 yaş altındakilere yönelik bir sosyal medya yasağı getirilmesi gerektiğini savundu. Teknoloji şirketlerinin kendi kendilerini denetleme mekanizmalarına güvenilemeyeceğini vurgulayan komite, sektöre yönelik daha sıkı düzenlemeler yapılması çağrısında bulundu. Yaş sınırlandırmaları ve kullanım kotaları (sokağa çıkma yasakları benzeri kısıtlamalar) dahil bir dizi önlemi içeren kapsamlı resmi istişare sürecinin önümüzdeki hafta tamamlanması bekleniyor. Ülkede, Avustralya modeline benzer bir sosyal medya yasağına yönelik destek büyürken, bu tür yasakların pratikte ne kadar etkili olacağı konusundaki soru işaretleri ise varlığını koruyor. Eğitim Komitesi, olası yasakları delmeyi başaran çocukları korumak adına, uygulamalardaki zararlı özellik ve işlevlerin doğrudan kısıtlanmasını talep ediyor.
Eğitimciler Üzerindeki Yük Artıyor
Raporda, öğretmenlerin telefon kullanımı, sosyal medya tartışmaları ve siber zorbalığın sonuçlarıyla mücadele etmek için “ciddi oranda” zaman harcadıkları ifade edildi. Okullardaki personeller ile öğrenciler arasındaki ilişkilerin, “sürekli kural dayatma ve olaylara arabuluculuk etme” zorunluluğu nedeniyle zedelendiği, bu durumun ise çocukların temel eğitim kalitesini düşürdüğü aktarıldı.
Komite Başkanı Helen Hayes, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Bugün büyümekte olan çocuklar ve gençler, sosyal medyaya her girişlerinde akran zorbalığından kadın düşmanlığına, istismardan cinsel sömürüye kadar çok ciddi zararlarla karşı karşıya kalıyor. Onları arkadaşlarına bağlayan veya yeni hobilerle tanıştıran bu platformlar, aynı zamanda ruh sağlıklarını ve esenliklerini de tehlikeye atıyor. En uç vakalarda, harekete geçilmemesinin gerçekten korkunç sonuçları olabiliyor.”
“Sonsuz Kaydırma” Gibi Bağımlılık Yapan Özelliklere Engel
Komite, raporunda trajik örnekleri de delil olarak sundu. Cinayete kurban giden genç Brianna Ghey’in annesi Esther Ghey ile 2017 yılında 14 yaşındayken yaşamına son veren Molly Russell adına kurulan Molly Rose Vakfı’nın İcra Kurulu Başkanı Andy Burrows’un ifadelerine atıfta bulunuldu. Burrows, milletvekillerine çevrimiçi ortamdaki zararların en uç noktalarda ne kadar yıkıcı ve trajik sonuçlar doğurabileceğini aktardı. Yapılan incelemelerde, söz konusu zararların uygulamaların tasarımında yer alan “sonsuz kaydırma” (infinite scrolling), “otomatik oynatma” (autoplay) ve “gizli mesajlaşma” gibi özelliklerden kaynaklandığı tespit edildi.
Milletvekilleri, bu tür “yüksek riskli ve bağımlılık yapıcı” özelliklerin 18 yaş altındaki kullanıcılar için zorunlu olarak kısıtlanması gerektiğini belirtti. Sosyal medya devlerinin kendi kendilerini denetlemesine alan bırakılmaması gerektiği vurgulanırken; hükümetin, çocuklara yönelik çevrimiçi zararları “koruma ve halk sağlığı sorunu” olarak ele alması gerektiği sonucuna varıldı.
Şirketlere “Sorumluluktan Kaçıyorlar” Suçlaması
Sosyal medya şirketlerinin, çocukların platformlarında uğradığı zararlar konusunda yeterli sorumluluk üstlenmemesinden duyulan “ciddi endişe” raporda kendine yer buldu. Teknoloji şirketi temsilcilerinin, yaşanan zararları “tasarım tercihlerinin veya risk izleme süreçlerindeki başarısızlıkların bir sonucu” olarak görmek yerine, “hızla değişen dijital dünyanın kaçınılmaz bir getirisi” olarak nitelendirdikleri eleştirisi yapıldı. Komite, hükümete çağrıda bulunarak, platformlara çocuk güvenliğini önceliklendirme zorunluluğu getirilmesini ve kurallara uymayanlara “caydırıcı yaptırımlar” uygulanmasını talep etti. Mevcut sistemde çocukların, ebeveynlerin ve okulların omuzlarında “çok fazla sorumluluk” olduğunu belirten milletvekilleri, yükümlülüklerin sosyal medya ve teknoloji şirketlerine doğru yeniden dengelenmesi gerektiğinin altını çizdi.
Sınıfta Telefon Kullanımına Kesin Çözüm Önerisi
Okullardaki cep telefonu kısıtlamalarına da değinen komite, hükümetin okullarda telefon yasağı rehberini yasal bir zorunluluk (statutory) haline getirme kararını destekledi. Ancak cihazların sadece “görünmez ve duyulmaz” kılınmasını hedefleyen politikaların, çocukların telefon kullanımını tamamen engellemediği ifade edildi. Bunun yerine okulların ya tamamen “telefonsuz bir politika” benimsemesi ya da öğrencilerin cihazlarını kilitli keselerde veya dolaplarda tutmasını sağlaması gerektiği; hükümetin de dolap/kese seçeneği için okullara bütçe ayırması gerektiği belirtildi.
Özel eğitim ihtiyacı olan veya genç yaşta bakım sağlayan (young carers) konumundaki çocukların ise bu yasaklardan muaf tutulması gerektiği kaydedildi. Rapor, ebeveynler ve bakıcılar için mevcut tavsiye kaynaklarının yetersiz ve karmaşık olduğunu ortaya koyarak; hükümetin öğretmenler ve ailelerle birlikte çalışarak, çocukların ekran kullanımı için yaşa uygun ilkeleri içeren ulusal bir rehber yayımlamasını önerdi. Geçtiğimiz ay Teknoloji Bakanı Liz Kendall, 16 yaş altı çocuklara yönelik sosyal medya kısıtlama tekliflerinin yaz aylarına kadar sunulacağını ve yıl sonundan önce yasalaştırılmasının planlandığını açıklamıştı. Lordlar Kamarası (Peers) da Avam Kamarası’nı (Commons) sosyal medya yasağını kabul etmeye zorlamak adına daha önce defalarca oylama gerçekleştirmişti.

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON











