“Dışarıda eğlenceli bir gece” çağrısına hayır diyebilmelisiniz. Telefonunuz çaldı ve “dışarıya çıkıp arkadaşlarla eğlenelim mi? diye soruldu.
“Aile düzeninin bozulduğu an bir topluluğun düzeni alt üst olur.” Bu cümle, basit bir öğüt gibi görünse de aslında bir milletin kaderini özetleyen ciddi bir gerçek.
Göç, insanlık tarihi kadar eski bir olgudur. Savaşlar, kıtlıklar, ekonomik krizler, siyasi baskılar ve iklim değişikliği nedeniyle insanlar yüzyıllardır daha iyi bir hayat umuduyla yer değiştiriyor.
Yaz tatili denince çoğumuzun aklına valiz hazırlığı, memlekete gitmek, uzun yolculuklar, deniz, aile ziyaretleri ve kalabalık sofralar gelir. Ancak otizmli çocuklar için yaz tatili, sadece eğlence değil; aynı zamanda birçok değişimin bir arada yaşandığı bir dönemdir. Değişim ise dikkatli bir hazırlık ve planlama gerektirir.
“Pazartesi başlarım.” “Biraz daha motive olayım.” “Kendimi iyi hissedince yaparım.” Muhtemelen hepimiz hayatımızın bir döneminde bu cümlelerden en az birini kurmuşuzdur.
Onlar da bayılıyorlar. Dogrunun karşısında herkes şapka çıkarıyor. Sadece bizimkiler değil hepsi hayranlar lezzetine, kokusuna sunumuna, İngilizler, Avrupalılar ve Londra’daki tüm dünya yemeklerimize hasta.
Bu yıl hayatımda ilk kez Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’nun yollarına düştüm. Kars’tan Muş’a, Varto’dan Diyarbakır’a, Mardin’den Şanlıurfa’ya, Gaziantep’ten Adana’ya uzanan uzun bir yolculuk..
Bazı aylar vardır; gökyüzü bizi yavaşlatır, bekletir ve sabrımızı sınar. Bazı aylar ise adeta yeni bir sayfanın ilk satırını yazdırır. İşte Ağustos tam da böyle bir ayın başlangıcını temsil ediyor.
İçinde yaşadığımız ülkeye katkıda akla ilk ekonomi gelir. Oysa; bilimde, siyasette, kültürde ve spordaki katkılarımız da sorgulanmalı ve öne çıkarılmalı.
Türk turizm sektörü 2025 yılı 64 milyar dolar hedefine ulaşarak 2028 yılı için hedeflerini büyüttü. Sektör her yıl hedeflerini arttırarak yoluna devam ederken ivmelenerek büyüyen bir tablo sergiliyor.
Son yıllarda psikolojik destek almak giderek daha görünür hâle geldi. Buna rağmen psikoterapi hakkında hâlâ pek çok yanlış inanış var. Hatta birçok kişi terapiye ancak “artık dayanamayacak noktaya geldiğinde” başlanması gerektiğini düşünüyor.
Göç, insanlık tarihi kadar eski bir olgudur. Savaşlar, kıtlıklar, ekonomik krizler, siyasi baskılar ve iklim değişikliği nedeniyle insanlar yüzyıllardır daha iyi bir hayat umuduyla yer değiştiriyor.