“Dışarıda eğlenceli bir gece” çağrısına hayır diyebilmelisiniz. Telefonunuz çaldı ve “dışarıya çıkıp arkadaşlarla eğlenelim mi? diye soruldu.
“Aile düzeninin bozulduğu an bir topluluğun düzeni alt üst olur.” Bu cümle, basit bir öğüt gibi görünse de aslında bir milletin kaderini özetleyen ciddi bir gerçek.
2016 Brexit referandumunun ardından geçen sancılı dört yıllık geçiş sürecinden sonra AB’den ayrıldık. O günden sonra Birleşik Krallık ekonomisi bir türlü toparlanamadı.
Nörogelişimsel farklılıklar, yanlış anlaşılmalar ve bilgi kirliliği arasında çocuklarımızın geleceğini korumak, artık ailelerin en büyük sınavı. Bilgiye ulaşmak artık sadece bir dokunuş uzağımızda; birkaç tıkla yüzlerce video, sosyal medya uzmanı ve farklı görüşe erişebiliyoruz.
Mesela mesaj atarsın. Saatler geçer. Telefonu eline alıp bırakırsın, alıp bırakırsın. Sonra yazarsın tekrar: “Bir şey mi oldu?” Cevap gelmez. Ama senin zihnin çoktan dolmuştur. Belki meşguldür dersin. Belki görmedi. Belki de…
Onlar da bayılıyorlar. Dogrunun karşısında herkes şapka çıkarıyor. Sadece bizimkiler değil hepsi hayranlar lezzetine, kokusuna sunumuna, İngilizler, Avrupalılar ve Londra’daki tüm dünya yemeklerimize hasta.
Kaldığımız yerden devam… Kasım ayında annemin o illet hastalığa yakalandığını öğrendiğim günden beri hayata bakış açım, yaşama biçimim, önemsediğim şeyler…
Bu hafta gökyüzü bize sakin bir hikâye anlatmıyor. Aksine hem iç dünyamızda hem de dış gerçeklikte hızlı değişimlerin, ani farkındalıkların ve beklenmedik gelişmelerin sahnede olduğu bir atmosfer söz konusu.
7 Mayıs 2026 yerel seçimleri için tablo Londra genelinde oldukça dalgalı ve klasik iki parti (İşçi Partisi – Muhafazakâr) dışında aktörlerin güçlendiği bir seçim olarak görülüyor.
Türk turizm sektörü 2025 yılı 64 milyar dolar hedefine ulaşarak 2028 yılı için hedeflerini büyüttü. Sektör her yıl hedeflerini arttırarak yoluna devam ederken ivmelenerek büyüyen bir tablo sergiliyor.