“Dışarıda eğlenceli bir gece” çağrısına hayır diyebilmelisiniz. Telefonunuz çaldı ve “dışarıya çıkıp arkadaşlarla eğlenelim mi? diye soruldu.
“Aile düzeninin bozulduğu an bir topluluğun düzeni alt üst olur.” Bu cümle, basit bir öğüt gibi görünse de aslında bir milletin kaderini özetleyen ciddi bir gerçek.
İngiltere’de 25 yıldır yaşıyorum. Geçen gün ilk kez NHS Acil Servisi’ne gitmek zorunda kaldım.
Yaz tatili denince çoğumuzun aklına valiz hazırlığı, memlekete gitmek, uzun yolculuklar, deniz, aile ziyaretleri ve kalabalık sofralar gelir. Ancak otizmli çocuklar için yaz tatili, sadece eğlence değil; aynı zamanda birçok değişimin bir arada yaşandığı bir dönemdir. Değişim ise dikkatli bir hazırlık ve planlama gerektirir.
“Pazartesi başlarım.” “Biraz daha motive olayım.” “Kendimi iyi hissedince yaparım.” Muhtemelen hepimiz hayatımızın bir döneminde bu cümlelerden en az birini kurmuşuzdur.
Onlar da bayılıyorlar. Dogrunun karşısında herkes şapka çıkarıyor. Sadece bizimkiler değil hepsi hayranlar lezzetine, kokusuna sunumuna, İngilizler, Avrupalılar ve Londra’daki tüm dünya yemeklerimize hasta.
Turna doğmadan önce kendime büyük büyük sözler vermiştim… “Telefon izletmem.” “Tablet vermem.” “Çizgi film açmam.” “Benim çocuğum ekranla büyümeyecek.” İnsan anne olmadan önce hayatı biraz kitaplardan, biraz uzmanlardan, biraz da hayallerinden öğreniyor sanırım.
Temmuz ayının son haftası gökyüzü sıradan bir enerji taşımıyor. Tam aksine, önümüzdeki yaklaşık 18 aylık sürecin kapısını aralayacak çok önemli iki gökyüzü olayı peş peşe yaşanıyor. 27 Temmuz’da Ay Düğümleri burç değiştiriyor, 29 Temmuz’da ise Kova burcunda Plüton etkili güçlü bir dolunay gerçekleşiyor.
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis ile, sonra da Kıbrıs Türk lideri Tufan Erhürman ile görüştü.
Türk turizm sektörü 2025 yılı 64 milyar dolar hedefine ulaşarak 2028 yılı için hedeflerini büyüttü. Sektör her yıl hedeflerini arttırarak yoluna devam ederken ivmelenerek büyüyen bir tablo sergiliyor.
Son yıllarda psikolojik destek almak giderek daha görünür hâle geldi. Buna rağmen psikoterapi hakkında hâlâ pek çok yanlış inanış var. Hatta birçok kişi terapiye ancak “artık dayanamayacak noktaya geldiğinde” başlanması gerektiğini düşünüyor.