İngiltere hükümeti, aile içi şiddet mağdurlarının evlerini terk etmek zorunda kalmadan güvenli şekilde yaşamalarını sağlayacak yeni yasal düzenlemeler açıkladı. Sosyal konutlarda şiddet uygulayan kişinin evden çıkarılmasını kolaylaştıracak düzenleme, mağdurların kira sözleşmelerini ve barınma haklarını korumayı hedefliyor.
İngiltere hükümeti, aile içi şiddet mağdurlarının barınma haklarını güçlendirmek ve sosyal konutlarda yaşayan kiracıların korunmasını sağlamak amacıyla yeni yasal değişiklikler hazırladı.
Konut, Topluluklar ve Yerel Yönetimler Bakanlığı tarafından 20 Ekim 2026 tarihinde açıklanan düzenlemeler, parlamentoda görüşülmekte olan Sosyal Konut Yasa Tasarısı (Social Housing Bill) kapsamında hayata geçirilecek.
Yeni düzenlemeyle, aile içi şiddete maruz kalan kişilerin yaşadıkları evden ayrılmak zorunda kalmadan kira haklarını koruyabilmeleri, şiddet uygulayan kişinin ise mahkeme kararıyla konuttan çıkarılabilmesi amaçlanıyor.
Hükümet, böylece mağdurların güvenlikleri ile evlerini, yaşadıkları çevreyi ve destek ağlarını kaybetme riski arasında seçim yapmak zorunda kalmalarının önüne geçmeyi hedefliyor.
Şiddet uygulayan kişi evden çıkarılabilecek
Yasa tasarısına eklenen yeni düzenleme, özellikle ortak kira sözleşmesi bulunan sosyal konutlarda aile içi şiddet mağdurlarına daha güçlü yasal koruma sağlayacak.
Mevcut durumda ortak kira sözleşmesine sahip kişiler, şiddet uygulayan partnerlerinden ayrılmak istediklerinde barınma haklarını kaybetme riskiyle karşılaşabiliyor.
Önerilen değişiklikle, mağdurun kira hakkı korunurken şiddet uygulayan kişinin konuttan çıkarılmasına yönelik hukuki süreç kolaylaştırılacak.
Ayrıca hâlihazırda ilgili bir koruma kararı bulunması durumunda mağdurun şiddeti yeniden ispatlamak zorunda kalmasının önüne geçilecek.
Koruma kararının varlığı, mahkemenin şiddet uygulayan kişinin konuttan çıkarılmasına ilişkin değerlendirmesinde yeterli dayanaklardan biri olarak kabul edilebilecek.
Bununla birlikte düzenleme, şiddet uygulayan kişilerin otomatik olarak evden çıkarılması anlamına gelmiyor. İlgili mahkeme süreci ve yasal koşullar geçerliliğini koruyacak.
Angela Rayner: Mağdur değil, şiddet uygulayan evden ayrılmalı
Konut Bakanı Angela Rayner, yeni düzenlemelerin aile içi şiddet mağdurlarının güvenliğini ve barınma haklarını korumak açısından önemli olduğunu belirtti.
Rayner, hiçbir mağdurun şiddet uygulayan kişiyle yaşamaya devam etmek ile evini, sosyal çevresini ve destek ağını kaybetmek arasında seçim yapmak zorunda kalmaması gerektiğini söyledi.
Yeni yasal düzenlemelerle mağdurun değil, şiddet uygulayan kişinin evden çıkarılabilmesinin sağlanacağını ifade eden Rayner, ortak konutların baskı ve kontrol aracı olarak kullanılmasının önüne geçmek istediklerini vurguladı.
Rayner ayrıca sosyal konut kiracılarının bakım, onarım ve yönetim hizmetleri konusunda daha fazla söz sahibi olacağını belirtti.
Sosyal konut kiracılarına daha fazla yönetim hakkı
Sosyal Konut Yasa Tasarısı, aile içi şiddet mağdurlarının korunmasının yanı sıra belediye konutlarında yaşayan kiracıların haklarını da genişletmeyi amaçlıyor.
Bu kapsamda, kiracıların konutlarının yönetimine daha doğrudan katılabilmesini sağlayan Right to Manage sistemi sadeleştirilecek.
Yeni düzenlemeyle belediye kiracıları, bakım ve onarım çalışmaları, ortak alanların yönetimi ve diğer konut hizmetleri üzerinde daha fazla söz sahibi olabilecek.
Kiracıların, hizmetlerin yetersiz kalması durumunda daha etkili biçimde hesap sorabilmesi ve gerekli iyileştirmeleri talep edebilmesi hedefleniyor.
Hükümet, kiracı yönetim kuruluşlarının faaliyetlerine ilişkin bilgi paylaşımı yükümlülüklerini de güçlendirmeyi planlıyor.
Nisan 2027’den itibaren bilgi edinme hakkı genişletilecek
Hükümet, belediye konutlarının yönetiminde görev alan Tenant Management Organisations (TMO) adlı kiracı yönetim kuruluşlarının Nisan 2027’den itibaren bilgi edinme mevzuatına tabi olacağını açıkladı.
Bu değişiklikle kiracılar, söz konusu kuruluşlardan bakım ve onarım hizmetleri, site yönetimi ve kira tahsilatı gibi konularda bilgi talep edebilecek.
Düzenlemenin sosyal konut yönetiminde şeffaflığı artırması ve kuruluşların kiracılara karşı daha hesap verebilir hâle gelmesini sağlaması bekleniyor.
Sosyal konutların korunması için yeni önlemler
Yasa tasarısı kapsamında mevcut sosyal konut stokunun korunmasına yönelik yeni düzenlemeler de bulunuyor.
Belediyeler ve konut birlikleri, sosyal konutların sektör dışına çıkarılmasından önce satın alma seçeneklerini değerlendirmek için daha uzun süreye sahip olacak.
Bu kapsamda sosyal konutların elden çıkarılmasına ilişkin bildirim süresi dört haftadan sekiz haftaya yükseltilecek.
Ayrıca satışa konu olan konutlarla ilgili daha ayrıntılı bilgilerin ilgili kurumlara sunulması gerekecek.
Bu bilgiler arasında konutun daha önce hangi kira türü kapsamında kiraya verildiği de bulunacak.
Hükümet, özellikle kırsal bölgelerde uygun fiyatlı konutların yerine yenilerinin yapılmasının zor olduğuna dikkat çekerek belediyelere daha fazla yetki vermeyi planlıyor.
Belirli koşulları karşılayan kırsal bölgelerde belediyeler, konutları Right to Buy kapsamında satın alma hakkından muaf tutabilecek alanları kendileri belirleyebilecek.
Daha önce bu tür alanların belirlenmesi için merkezi hükümete resmî başvuru yapılması gerekiyordu.
Hükümet, sosyal konutların korunmasına yönelik düzenlemeler sayesinde önümüzdeki on yıl içerisinde yaklaşık 18 bin ek konutun sosyal konut sektöründe kalmasının sağlanabileceğini öngörüyor.
Evsizlik riski taşıyan kişilere daha erken müdahale
Yeni yasa tasarısının önemli başlıklarından birini de evsizliğin önlenmesine yönelik düzenlemeler oluşturuyor.
Hükümet, evsiz kalma riski bulunan kişilerin daha erken belirlenmesini ve kamu kurumlarının bu kişilere destek sağlamak için birlikte hareket etmesini hedefliyor.
Bu kapsamda yeni bir yasal iş birliği yükümlülüğü (Duty to Collaborate) getirilecek.
Belediyeler ve ilgili kamu hizmeti kuruluşları, evsiz kalma riski taşıyan haneleri belirlemek ve konut kaybını önlemek amacıyla koordineli çalışmakla yükümlü olacak.
Ayrıca konut birlikleri gibi özel kayıtlı sosyal konut sağlayıcılarının, belediyeler tarafından yönlendirilen evsiz hanelere uygun konut teklif etmesi gerekecek.
Bu yükümlülük, konut sağlayıcısının teklifte bulunmamak için geçerli bir gerekçesi olmadığı durumlarda uygulanacak.
Hükümet, sokakta yaşayan evsizlerle mücadele için ayrılan 442 milyon sterlinlik yatırımın da bu çalışmalarla destekleneceğini açıkladı.
Savaş gazilerine evsizlik desteğinde kolaylık
Yasa tasarısı, silahlı kuvvetlerde görev yapmış kişilerin evsizlik desteğine erişimini kolaylaştıracak düzenlemeler de içeriyor.
Hükümet, savaş gazilerinin (veterans) yerel bağlantı şartına takılmadan İngiltere’deki herhangi bir belediyeden evsizlik desteği talep edebilmesini sağlamayı planlıyor.
Mevcut uygulamalarda bazı yardım süreçlerinde kişinin başvurduğu bölgeyle bağlantısının bulunması önem taşıyabiliyor.
Yeni düzenlemeyle gazilerin bu tür koşullar nedeniyle destek almalarının zorlaşmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.
Geçici konutlarda yaklaşık 180 bin çocuk yaşıyor
Ulusal Konut Federasyonu (National Housing Federation) Üst Yöneticisi Kate Henderson, aile içi şiddet mağdurlarına yönelik korumaların güçlendirilmesini memnuniyetle karşıladıklarını açıkladı.
Henderson, hiç kimsenin şiddetten kaçabilmek için evini kaybetmek zorunda bırakılmaması gerektiğini belirtti.
İngiltere’de yaklaşık 180 bin çocuğun geçici konaklama koşullarında büyüdüğüne dikkat çeken Henderson, konut krizinin çözümü için belediyeler, konut birlikleri, yerel yönetimler ve merkezi hükümetin birlikte çalışması gerektiğini ifade etti.
Konut birliklerinin evsizlik, aşırı kalabalık konutlarda yaşam ve uygun fiyatlı konut eksikliği gibi sorunlarla mücadelede sorumluluk üstlenmeye devam edeceğini söyledi.
Chartered Institute of Housing Politika, İletişim ve Dış İlişkiler Direktörü Rachael Williamson da düzenlemeleri olumlu karşıladıklarını belirtti.
Williamson, özellikle aile içi şiddet mağdurlarının güvenlikleri ile barınma hakları arasında seçim yapmak zorunda kalmamasının önemli olduğunu vurguladı.
Sosyal ve uygun fiyatlı konutlara 39 milyar sterlin yatırım
Hükümet, sosyal konutların korunması ve yeni konutların inşasını desteklemek amacıyla 39 milyar sterlinlik yatırım programını sürdürüyor.
Bir nesildir gerçekleştirilen en büyük sosyal ve uygun fiyatlı konut yatırımı olarak nitelendirilen programın, mevcut konutların korunmasına ve yeni konut ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlaması hedefleniyor.
14 Mayıs 2026 tarihinde parlamentoya sunulan Sosyal Konut Yasa Tasarısı’na ilişkin yeni değişiklik önerileri, Avam Kamarası’ndaki yasama süreci boyunca değerlendirilecek.
Hükümet, düzenlemelerle aile içi şiddet mağdurlarının barınma güvencesini artırmayı, sosyal konut kiracılarının haklarını güçlendirmeyi ve evsizlik riskine karşı daha erken müdahale edilmesini amaçlıyor.
KAYNAK: GOV











