İbrahim Doğuş: AB’den çıkmak, refah, özgürlük ve demokrasi alanlarımızın daralması demektir
İngiltere, 23 Haziran Perşembe günü, ‘Birleşik Krallık AB üyesi olarak kalmalı mı, yoksa AB’den ayrılmalı mı?’ sorusunu yanıtlamak üzere sandık başına gidecek. Sandıktan çıkacak karar bizi de kapsayacak şekilde tüm ülke vatandaşının geleceğini tayin edecek.
Kendi ülkelerinde aradıkları ekonomik ve yaşam ortamını bulamayıp buralara gelen göçmen toplumların oyları da yerliler kadar değer taşıyor. Başbakan David Cameron’ın 2015 genel seçimleri öncesindeki vaatlerinden biri en geç 2017 yılı sonuna kadar İngiltere’nin AB üyeliğini referanduma götürmekti. 23 Haziran’da yapılacak referandum ile sözünde duracak olan Cameron, 1973’ten bu yana devam eden AB üyeliğini oylamaya sunarak İngiltere adına önemli bir kararın kapısını aralamış olacak.
Göçmenlerin referandumda nasıl bir tavır sergileyeceği merak edilen konuların başında geliyor. Türkiyeli sivil toplum örgütleri bile kendi aralarında fikir ayrılığı yaşıyor. Ceftus Direktörü İbrahim Doğuş, İngiltere için son derece zor bir seçim olacağı görüşünde.
Doğuş, 23 Haziran’da Birleşik Krallık’ta yapılacak Avrupa Birliği (AB) üyeliği referandumuna ilişkin, “Avrupa Birliği, kendi içinde savaşı bitirip barışı getiren, istikrar ve hukukun üstünlüğü üzerine kurulmuş önemli bir projedir” dedi. Doğuş önümüzdeki hafta İngiltere’de yapılacak tarihin en önemli oylaması öncesi yazılı bir açıklama yaparak, İngiltere’nin kesinlikle Avrupa Birliği’nde kalması gerektiğini söyledi.
Ceftus Direktörü, olası bir ayrılığın, Birleşik Krallık ekonomisi ve istihdam konusunda büyük derecede riskler taşıyacağını düşünüyorum” dedi. Avrupa Birliği’nin çalışanların birçok hakkını güvenceye aldığına dikkat çeken Doğuş, “Ayrılık için oy kullanırlarsa iş ve günlük hayatları olumsuz etkilenecek. AB üyesi olarak kalmamız çalışanların haklarının korunması, küçük ve orta ölçekli işletmelerin geleceği açsından büyük önem arz ediyor” şeklinde konuştu.
Avrupa Birliği’nin vatandaşların bazı haklarını güvence altına aldığına işaret eden Doğuş,” Doğum izni, annelik hakkı, ayrımcılığa karşı mücadele ve ücretli tatil hakkı, Avrupa Birliği tarafından güvence altına alınmıştır. Bunların dışında AB üyeliği demokrasi, özgürlük, insan hakları, çevre hakları, etnik ve dini azınlıkların haklarının korunması açısından büyük önem taşıyor. Ulus devletlerde iktidarların ideolojileri ve liderlerin dünya görüşüne göre demokrasiden taviz verilip hak ve özgürlüklerde kısıtlamalara, yasaklara kolaylıkla gidilebilirken, AB üyesi olan devletlerde üst kontrol mekanizmaları sayesinde böylesi olası gelişmeler engellenebiliyor” diye konuştu.
Ceftus Direktörü sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizler geldiğimiz ülkelerde AB üyesi ülkelerin ulaştığı refah düzeyi, demokrasi ve özgürlük alanlarının olabildiğince genişlemesini isteyen, bir çoğumuz ülkesinde bu haklara sahip olmadığı, çocuklarına daha iyi bir gelecek, daha iyi imkanlar sunmak için AB üyesi olan İngiltere’ye geldik. AB üyesi olarak kalan bir İngiltere’de hayatımızı sürdürmek için 23 Haziran’da mutlaka sandık başına gidip oylarımızı AB üyesi olarak kalmaktan yana, ‘REMAIN’ için kullanalım”

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON









