Petrol uzmanları, İran’ın, Hürmüz Boğazı’nı kapatması halinde petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkacağını öngörüyor.
Tahran’da ki parlamento oylamasının ardından gözler, bu kritik adımın İran’ın Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi tarafından onaylanıp onaylanmayacağına çevrildi.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının beşte birinin geçtiği en önemli sevkiyat güzergâhı olarak biliniyor. İran’ın, ABD’nin nükleer tesislerine yönelik saldırılarına misilleme olarak boğazı kapatabileceği yönündeki tehdit, “en kötü senaryo” olarak değerlendiriliyor.
Peel Hunt başekonomisti Kallum Pickering, boğazın hedef alınması ya da mayınlanması halinde küresel tedarik ve fiyat şokunun kaçınılmaz olacağını, bunun da dünya ekonomisini daraltıp enflasyonu artıracağını söyledi. İsrail’in İran’a 13 Haziran’da başlattığı saldırıların ardından Brent petrol fiyatı 10 dolar artarak 77 doları aşarken, hafta sonu tahminleri fiyatların yeniden 80 doların üzerine çıkacağını gösterdi.
Tarihçi Sir Niall Ferguson, piyasaların İran’ın bu hamlesine karşı “rahat” olduğunu belirterek, Tahran’ın son kozlarını oynarken böyle bir adım atabileceğini vurguladı ve petrolün 100 doların çok üzerine çıkabileceği uyarısında bulundu.
Argus Media başekonomisti David Fyfe ise boğazın kapatılmasının fiyatları 100 ila 150 dolar aralığına taşıyabileceğini belirtti. Tarihsel olarak 1973-74 Arap petrol ambargosu ve 1979 İran Devrimi gibi olaylar da fiyatları birkaç katına çıkarmıştı.
Yine de birçok analist İran’ın bu tehdidini gerçekleştirmeyeceğini düşünüyor. En büyük müşterisi olan Çin’e zarar verecek böylesi bir adımın, hem ekonomik hem jeopolitik açıdan Tahran’a pahalıya mal olabileceği belirtiliyor.
Saxo Bank emtia stratejisti Ole Hansen, Katar gibi İran dostu ülkelerin LNG ihracatına zarar verecek bir girişimin, Tahran’ı daha da yalnızlaştıracağını savunuyor. Ancak Hansen’a göre, boğazın tam anlamıyla kapatılmasına gerek kalmadan yalnızca bu tehdidin gündeme gelmesi bile fiyatları aniden yukarı çekebilir.
Uzmanlar ayrıca, ABD ve Çin’in stratejik petrol rezervlerini kullanarak piyasaları dengeleyebileceğini, Suudi Arabistan ve BAE’nin ise bazı ihracatlarını alternatif güzergâhlara yönlendirebileceğini ifade ediyor. S&P Global’den James Bambino ise İran ihracatı etkilenmiş olsa bile Hürmüz Boğazı açık kaldığı sürece dünya arzının talebi karşılamaya yeteceğini vurguluyor.



ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON











