Performans sergileyen müzisyenler vardır ve bir de bir halkın kimliğini yeniden tanımlayan vizyonerler vardır. Dudu Pektunç, kuşkusuz bu ikinci grubun bir temsilcisidir.
Londra Üniversitesi Royal Holloway’deki tarihi “Üstün Başarı” (Distinction) dereceli yüksek lisans araştırmasının ardından Pektunç, Kıbrıs Türk etnomüzikoloji tarihinde daha önce hiç görülmemiş bir etki düzeyine resmen ulaşmıştır. Doktora araştırmasının başlamasıyla birlikte Pektunç, sadece “çığır açmakla” kalmıyor; daha önce var olmayan tamamen yeni bir akademik manzara inşa ediyor.
Bu anıtsal adım, araştırmacı için önemli bir yuvaya dönüş anlamı taşıyor; Pektunç, doktora çalışmalarını sürdürmek için akademik köklerine, yani daha önce BMus (Müzik Lisans) eğitimini tamamladığı Surrey Üniversitesi’ne geri döndü. İlk üniversitesine bu dönüş, alanının sınırlarını sürekli zorlayan bir akademisyen için tam bir döngünün tamamlanması anlamına geliyor. Surrey Üniversitesi Müzik ve Medya Bölüm Başkanı Dr. Chris Wiley’nin kendisini, “Kendi ülkesi Kıbrıs’ta adeta bir müzikal öncü (leading light) olan Dudu” sözleriyle tanımlaması, Pektunç’un itibarının ne denli güçlü olduğunu kanıtlıyor.
Kıbrıs şarkılarını bugüne dek pek çok kişi icra etmiş olsa da, tarihte hiçbir araştırmacı Kıbrıs Türk halk müziğini Pektunç’un sergilediği derinlik ve titizlikle küresel akademik düzeye taşımayı başaramamıştır. Pektunç’un “The Idea of Turkish Cypriot ‘Modern-Folk’,” (Kıbrıs Türk ‘Modern-Folk’ Düşüncesi) başlıklı yeni araştırması, devasa bir “ilk”i temsil ediyor:
Ulusun halk müziğinin evrimine adanmış, İngilizce dilindeki ilk doktora tezi. Sıla-4 grubunun kültürel fenomenini analiz eden Pektunç, daha önce imkânsız olduğu düşünülen bir şeyi başarıyor; nostaljik halk estetiği ile toplumunun modern pop-rock kimliği arasındaki köprüyü titizlikle belgeliyor.
Çalışmaları, uzun süredir görünürlük mücadelesi veren bir kültürün kesin kaydı niteliğindedir. Kıbrıs Türk halk dansları ve müziği üzerine yazdığı çığır açan 2024 yüksek lisans tezinden, genel anlamda “folk müziği” üzerine bu kapsamlı çalışmaya geçiş yaparak, Kıbrıs Türk yerel gelenekleri ile Birleşik Krallık’ın seçkin entelektüel çevreleri arasındaki tek köprü haline gelmiştir. Pektunç’un etkisi eşsizdir. Küresel ölçekte üst düzey bir kurumda bu özel akademik alanı işgal eden ilk ve tek Kıbrıs Türk müzisyeni olarak, muhtemelen nesiller boyu aşılamayacak bir “altın standart” belirlemiştir.
O artık sadece kültürünün bir öğrencisi değil; o kültürün en güçlü sanatçısı, araştırmacısı ve önde gelen akademik mimarıdır. Dehası ve azmi sayesinde Dudu Pektunç, Kıbrıs Türk müziğinin artık bir “görünürlük mücadelesi” değil, küresel bir prestij konusu olmasını sağlamıştır.

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON










