Milletvekilleri, Türk iş insanlarının süresiz oturum başvurularında hatalı ret kararları, uzun gecikmeler ve giderek sertleşen bir değerlendirme süreciyle karşılaştığını bildirdi.
İşçi Partili milletvekilleri Bambos Charalambous, Feryal Clark ve David Lammy, Ankara Anlaşması kapsamında Birleşik Krallık’ta iş kuran Türk vatandaşlarının süresiz oturum başvurularının değerlendirilme biçimine ilişkin ciddi endişelerini İçişleri Bakanlığı’na taşıdı.
İçişleri Bakanı Jo White’a ortak bir mektup gönderen üç milletvekili, Türk İş İnsanı Vizesi kapsamında yapılan başvurularda uzun gecikmeler, idari hatalar ve giderek daha katı hale gelen bir karar alma süreciyle karşılaşıldığını belirtti.
Milletvekilleri, Brexit’in ardından Ankara Anlaşması güzergâhının yeni başvurulara kapatıldığını ancak daha önce bu kapsamda Birleşik Krallık’a gelen kişilerin vizelerini uzatma ve beş yıllık kesintisiz ikametin ardından süresiz oturuma başvurma haklarının devam ettiğini hatırlattı.
“Başvuruların değerlendirilme biçimi değişti”
Mektupta, milletvekillerinin seçim bölgelerinde yaşayan çok sayıda Türk iş insanından Ankara Anlaşması kapsamındaki başvurularla ilgili şikâyet aldığı ifade edildi.
Avukatlar ve başvuru sahiplerinden gelen bilgilere göre, işletmelerin gerçek ve faal olup olmadığının değerlendirilmesi yerine evraklardaki teknik sorunlar veya küçük tutarsızlıklar ret gerekçesi olarak kullanılmaya başlandı.
Milletvekilleri, iş faturalarındaki basit hataların ve benzeri teknik konuların giderek daha fazla gerekçe gösterildiğini belirterek, başvuru sahipleri arasında “kuralların haksız biçimde değiştirildiği” yönünde güçlü bir algı oluştuğunu kaydetti.
İçişleri Bakanlığı’nın hatalı kararları gündeme getirildi
Ortak mektupta, İçişleri Bakanlığı görevlilerinin hata yaptığı düşünülen bazı somut vakalara da yer verildi.
Bir olayda, aynı hafta içerisinde İçişleri Bakanlığı’nın yüz yüze randevusuna katılan bir iş insanının Birleşik Krallık’tan ayrıldığı yönünde hatalı kayıt tutulduğu belirtildi.
Başka bir başvurunun ise kişinin ülke dışında geçirdiği günlerin yetkililer tarafından yanlış hesaplanması nedeniyle reddedildiği ifade edildi.
Milletvekilleri, bu tür hataların başvuru sahipleri ve işletmeleri açısından uzun gecikmelere, ciddi belirsizliğe ve ek idari yüklere yol açtığını vurguladı. Mektupta, bazı hatalı ret kararlarına milletvekillerinin müdahalesinin ardından başarıyla itiraz edildiği de aktarıldı.
Yüzlerce kişi altı aydan uzun süredir bekliyor
Mektuba göre yüzlerce başvuru sahibi, süresiz oturum başvurularının sonuçlandırılması için altı aydan uzun süredir bekliyor.
Başvuruları incelenirken Göçmenlik Yasası’nın 3C maddesi kapsamında yasal statüleri devam eden kişiler de önemli pratik sorunlarla karşılaşıyor. Bu kişiler yurt dışına seyahat edemiyor, yeni iş yeri kiralamakta zorlanıyor ve uzun vadeli yatırım kararları için ihtiyaç duydukları güvenceden mahrum kalıyor.
Milletvekilleri, bu belirsizliğin işletmeleri zayıflatabileceği ve başvuru sahiplerinin süresiz oturum hakkını da tehlikeye atabileceği uyarısında bulundu.
Mektupta, karar sürecindeki gecikmelerin işletmeyi olumsuz etkilediği, işletmedeki bu zayıflamanın ise daha sonra başvuru sahibinin aleyhine kullanılabileceği bir “kısır döngü” oluşabileceği belirtildi.
Türk iş dünyasına yönelik tutumdan endişe duyuluyor
Üç milletvekili, süresiz oturum başvurusu haksız biçimde reddedildiği halde milletvekilinden yardım istemeyen veya karara itiraz edemeyen kişilerin bulunabileceğinden de endişe duyduklarını bildirdi.
Mektupta, İçişleri Bakanlığı’nın mevcut yaklaşımının Birleşik Krallık’taki Türk iş dünyasına karşı bir “düşmanlık atmosferi” yarattığı uyarısında bulunuldu.
Milletvekilleri mektuplarında şu ifadelere yer verdi:
“İçişleri Bakanlığı personelinin Ankara Anlaşması’nı yeterince anlamamasından ya da başvuruları farklı bir standarda göre değerlendirmeleri yönünde talimat almış olmasından aynı derecede endişe duyuyoruz. Böyle bir değişiklik hakkında bilgilendirilmedik ve bunu desteklemeyiz.”
Bambos Charalambous, Feryal Clark ve David Lammy, yaşanan sorunları ele almak ve mağdur olan başvuru sahipleri için çözüm bulmak amacıyla İçişleri Bakanı Jo White’dan görüşme talep etti.
Brexit sonrasında Ankara Anlaşması
1963 yılında imzalanan Ankara Anlaşması, Türkiye ile Avrupa Ekonomik Topluluğu arasındaki ekonomik ilişkileri güçlendirmeyi amaçlıyordu.
Avrupa Topluluğu Ortaklık Anlaşması, yani ECAA kapsamında Türk vatandaşları özel hükümler çerçevesinde Birleşik Krallık’ta iş kurabiliyor ve gerekli yasal ikamet süresini tamamladıktan sonra süresiz oturum iznine başvurabiliyordu.
Brexit’in ardından bu güzergâh yeni başvurulara kapatıldı. Ancak sistem sona ermeden önce Ankara Anlaşması kapsamında Birleşik Krallık’a gelen kişiler için geçiş hükümleri uygulanmaya devam ediyor.
Üç milletvekilinin ortak girişimi, İçişleri Bakanlığı üzerindeki baskıyı artırırken bakanlıktan Ankara Anlaşması kapsamındaki süresiz oturum başvurularına yaklaşımının değişip değişmediğini açıklaması isteniyor.
Milletvekilleri ayrıca, yıllardır Britanya’da işletmeler ve yeni hayatlar kuran Türk girişimcilerin idari hatalar ve uzun gecikmeler nedeniyle haksız biçimde mağdur edilmemesi için gerekli adımların atılmasını talep ediyor.











