Londra Meclisi, sürücüsüz taksilerin denetlenmesi için TfL’ye yeni yetkiler verilmesini istedi. Araç sayısı, trafik yoğunluğu ve güvenlik ön planda.
Londra Meclisi Ulaşım Komitesi, sürücüsüz taksilerin başkentte yaygınlaşması öncesinde hükümete kapsamlı düzenleme çağrısında bulundu. Komite, otonom yolcu taşıma hizmetlerinin izin ve denetim yetkisinin Transport for London’a (TfL) devredilmesini, araç sayısına üst sınır getirilmesini ve kazalarla ilgili bilgilerin 24 saat içinde bildirilmesini önerdi.
Londra’da sürücüsüz taksilerin hizmete başlamasına yönelik hazırlıklar sürerken, başkentin ulaşım sisteminde bu araçların nasıl denetleneceği tartışma konusu oldu.
Londra Meclisi Ulaşım Komitesi (London Assembly Transport Committee), yayımladığı yeni raporda, otonom yolcu taşıma hizmetlerinin yaygınlaşmasından önce Transport for London’a (TfL) daha geniş düzenleme ve denetim yetkileri verilmesi gerektiğini açıkladı.
Komite, İngiltere hükümetine sürücüsüz yolcu taşıma araçlarının Londra’daki sayısını sınırlama yetkisinin TfL’ye devredilmesi çağrısında bulundu.
Raporda, mevcut bilgiler ışığında sürücüsüz yolcu taşıma hizmetlerinin Londra için faydalı olacağı konusunda yeterli kanıt bulunmadığı belirtildi.
Sürücüsüz taksilerin sayısına üst sınır getirilebilir
Who’s driving the future of autonomous transport in London? başlıklı raporda, sürücüsüz araç işletmecilerinin başkentte kullanabilecekleri araç sayısına üst sınır getirilmesi önerildi.
Komiteye göre bu yetki, İngiltere hükümetinin 2027 yılında Automated Vehicles Act kapsamında tam düzenleyici çerçeveyi yürürlüğe koymasıyla birlikte TfL’ye devredilmeli.
Böylece Londra’nın ulaşımından sorumlu kurum, şehirde faaliyet gösterecek otonom yolcu taşıma işletmelerinin araç sayılarını ve çalışma koşullarını belirleyebilecek.
Önerinin temel amacı, sürücüsüz taksilerin mevcut ulaşım ağı üzerindeki etkilerini kontrol altında tutmak ve olası trafik yoğunluğunun önüne geçmek.
Ancak araç sayısına ilişkin herhangi bir üst sınır henüz belirlenmiş değil. Komitenin önerisi, hükümete yönelik bir düzenleme çağrısı niteliği taşıyor.
İzin verme ve iptal etme yetkisi TfL’ye devredilsin
Raporda, sürücüsüz yolcu taşıma hizmetleri için kullanılan Automated Passenger Services (APS) izin sisteminin başlangıçtaki küçük ölçekli pilot uygulamalar açısından geçici bir düzenleme olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Komite, 2027’de tam yasal düzenlemelerin yürürlüğe girmesiyle birlikte APS izinlerini verme, geri çekme ve işletmecilere koşullar getirme yetkisinin TfL’ye bırakılmasını istedi.
Bu değişiklikle Londra’da faaliyet göstermek isteyen sürücüsüz taksi şirketlerinin doğrudan başkentin ulaşım otoritesinin belirlediği koşullara tabi olması hedefleniyor.
Komite, TfL’nin yalnızca yeni teknolojinin uygulanmasını kolaylaştıran bir kurum değil, Londra’nın ulaşım ihtiyaçları doğrultusunda karar veren düzenleyici bir otorite olması gerektiğini savundu.
Kazalar ve tehlikeli olaylar 24 saat içinde bildirilsin
Komitenin önerileri arasında sürücüsüz araçların karıştığı güvenlik olaylarının daha sıkı biçimde izlenmesi de bulunuyor.
Rapora göre TfL, otonom yolcu taşıma araçlarıyla ilgili standart bir güvenlik olayı tanımı oluşturmalı.
Bu tanımın en azından trafik kazalarını ve kazanın son anda önlendiği tehlikeli durumları kapsaması gerektiği belirtildi.
Komite, işletmecilerin bu tür olayları 24 saat içerisinde bildirmesini ve aracın olaya yol açan karar alma süreçlerine ilişkin bilgileri de sunmasını önerdi.
Böylece yalnızca kazanın nasıl gerçekleştiğinin değil, otonom sürüş sisteminin olay öncesinde hangi kararları verdiğinin de incelenebilmesi amaçlanıyor.
Bu bildirim yükümlülüğü henüz yürürlüğe girmiş bir kural değil; raporda önerilen yeni izin koşullarından biri.
Acil servislerle ortak çalışma sistemi kurulmalı
Sürücüsüz araçların polis, ambulans ve itfaiye ekipleriyle nasıl etkileşim kuracağı da raporun önemli başlıkları arasında yer aldı.
Komite, TfL’nin Metropolitan Polisi, Londra Ambulans Servisi ve Londra İtfaiyesi ile birlikte standart bir çalışma çerçevesi oluşturmasını istedi.
Bu çerçevenin, otonom araçların acil müdahale gerektiren durumlarda nasıl hareket edeceğini ve acil servislerle nasıl koordinasyon sağlayacağını belirlemesi amaçlanıyor.
Öneriyle sürücüsüz araçların Londra’nın mevcut acil müdahale sistemleriyle güvenli biçimde çalışabilmesi hedefleniyor.
Boş dolaşan araçlar trafik yoğunluğunu artırabilir
Raporda dikkat çekilen bir diğer konu, sürücüsüz taksilerin yolcu taşımadıkları sırada trafikte geçirdikleri mesafe oldu.
Komite, işletmecilerin yolcusuz katettikleri mesafeyi düzenli olarak raporlamasını önerdi.
Empty miles driven olarak tanımlanan bu verinin, araçların trafik yoğunluğu üzerindeki etkilerini değerlendirmek için temel göstergelerden biri olması gerektiği belirtildi.
TfL’nin bu bilgileri trafik hacmi ve sıkışıklık verileriyle birlikte sürekli izlemesi ve kamuoyuyla paylaşması istendi.
Komite ayrıca sürücüsüz yolcu taşıma hizmetlerinin trafik sıkışıklığını olumsuz etkilemesinin, TfL’ye gerekli yetkiler verilmesi halinde işletme izninin geri çekilmesi için gerekçe oluşturabilmesini önerdi.
Caroline Russell: Londra’nın bu hizmetlere ihtiyacı olduğu kanıtlanmadı
Londra Meclisi Ulaşım Komitesi Başkanı Caroline Russell, mevcut değerlendirmeler ışığında sürücüsüz yolcu taşıma hizmetlerinin Londra’da yaygınlaştırılmasını desteklemek için yeterli gerekçe görmediklerini açıkladı.
Russell, otonom araçların yakın gelecekte Londra yollarında kullanılmasının beklendiğini belirterek TfL’nin izin verme yetkisine sahip olmasının önemini vurguladı.
Sürücüsüz araç teknolojisinin yalnızca robotaksi hizmetlerinden ibaret olmadığını ifade eden Russell, Londra’nın öncelikle çözmek istediği ulaşım sorunlarını belirlemesi gerektiğini söyledi.
Russell’a göre yeni teknolojilerin hangi alanlarda yarar sağlayabileceği bu ihtiyaçlar doğrultusunda değerlendirilmeli.
Komite Başkanı, TfL’den sürücüsüz teknolojilerin Londra ulaşımında nasıl kullanılabileceğine ilişkin daha yenilikçi yaklaşımlar geliştirmesini beklediklerini belirtti.
Otonom araçların Londra’ya etkisi henüz bilinmiyor
Komite, sürücüsüz araçların başkentin ulaşım sistemi üzerindeki uzun vadeli etkilerine ilişkin belirsizliklerin sürdüğünü vurguladı.
Bu nedenle yeni hizmetlerin yalnızca teknolojik gelişme gerekçesiyle kabul edilmemesi, Londralıların ihtiyaçları ve mevcut ulaşım ağının işleyişi dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Raporda, güvenlik, trafik yoğunluğu, yolcu taşımacılığı ve acil servislerle koordinasyon konularında daha güçlü bir düzenleyici çerçeve oluşturulması istendi.
Londra Meclisi Ulaşım Komitesi, hazırladığı önerilerin hükümetin 2027 yılında yürürlüğe koymayı planladığı kapsamlı otonom araç düzenlemelerinde dikkate alınmasını talep ediyor.
Nihai karar İngiltere hükümetinde
Londra Meclisi’nin önerileri henüz yasal zorunluluk niteliği taşımıyor.
Sürücüsüz taksi işletmecilerinin izin süreçleri, araç sayılarına getirilebilecek sınırlamalar ve TfL’ye devredilecek yetkiler konusunda nihai düzenlemelerin İngiltere hükümeti tarafından yapılması gerekiyor.
Komite, bu kararlar alınırken Londra’nın kendine özgü ulaşım koşullarının ve şehir sakinlerinin ihtiyaçlarının öncelikli olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.
Kaynak: london.gov.uk











