İşçi Partisi, eski Başbakan Keir Starmer’ın istifasıyla boşalan Holborn ve St Pancras seçim bölgesindeki ara seçimi zaferle tamamladı. Sandıktan birinci çıkan İşçi Partisi adayı Sagal Abdi- Wali milletvekili seçilirken, Yeşiller Partisi Lideri Zack Polanski ikinci sırada yer aldı.
İşçi Partisi, merakla beklenen Holborn ve St Pancras ara seçiminde Yeşiller Partisi’nin hamlesini püskürterek sandıktan birinci parti olarak çıktı. Sonuç, Başbakan Andy Burnham için önemli bir güvence oluştururken, sol siyasette belirleyici bir aktör olma iddiasındaki Yeşiller Partisi Lideri Zack Polanski’nin konumuna darbe vurdu.
Eski Başbakan Keir Starmer’ın Eylül ayında milletvekilliğinden istifa etmesi üzerine gidilen ara seçim, İşçi Partisi adayı Sagal Abdi-Wali ile Yeşiller Partisi Lideri Polanski arasında baş başa bir yarışa sahne oldu. Resmî sonuçlara göre Abdi-Wali, oyların %45’ini temsil eden 12 bin 292 oy alarak zafere ulaştı. Polanski ise 8 bin 928 oyda kalarak %33 oranında oy elde etti.
Eski bir çocuk mülteci olan Sagal Abdi-Wali, Yeşiller Lideri Zack Polanski’ye karşı zafer kazanarak İşçi Partisi’nin Holborn ve St Pancras’taki sandalyesini korudu. Abdi-Wali zafer konuşmasında kendisini hedef alan ayrımcı söylemlere, “Bu an, kimin buraya ait olduğuna dair verilmiş güçlü bir cevaptır” yanıtını verdi.
Seçime katılım oranı %38,7’de kalarak mevcut parlamento döneminde İngiltere’deki bir ara seçimde kaydedilen en düşük seviyeye geriledi. Bu oran, 2024 genel seçimlerine kıyasla 15,4 puanlık bir düşüşe işaret ediyor.
Abdi-Wali’den “Bölücülük” Eleştirilerine Yanıt
1990’larda Somali’den İngiltere’ye gelen eski bir çocuk mülteci olan Abdi-Wali, duygusal bir zafer konuşması yaptı. Adaylığının hemen ardından kendisinin “İngiliz olmadığını” öne süren Reform UK üyesi Zia Yusuf’a göndermede bulunan Abdi-Wali, şu ifadeleri kullandı:
“Bizi bölmek isteyenlere karşı bu anın, kimin buraya ait olduğuna dair güçlü bir mesaj verdiğini umuyorum. Benim gibi görünen insanların kendilerini burada temsil edilmiş hissetmelerini ve izleyecekleri yolun buraya ait olduğunu bilmelerini istiyorum. Burası Camden ve burası Britanya.”
Burnham İçin İlk Sınav ve Düşük Katılım Uyarısı
Elde edilen zafer, Başbakan Andy Burnham’in liderlik makamındaki ilk büyük seçim sınavını başarıyla geçmesini sağladı. Kamuoyu araştırmaları da Burnham’in, selefi Starmer döneminde kaybedilen seçmen desteğinin bir kısmını geri kazandığını gösteriyor.
Ancak uzmanlar, düşük katılım oranının Burnham için özellikle büyük kentlerde zorlu bir sürecin devam ettiğine işaret ettiğini belirtiyor. Nitekim Yeşiller Partisi, Mayıs ayındaki yerel seçimlerde Londra’daki üç ilçe belediyesini kazanarak güç gösterisinde bulunmuştu.
İşçi Partisi Başkanı Bridget Phillipson, Times Radio’ya yaptığı açıklamada sonucun bir ilerleme işareti olduğunu savunarak, “Bu durum, İşçi Partisi’nin umut mesajının karşılık bulduğunu gösteriyor. Halk sadece değişim sözü verilmesini değil, bunun eyleme geçmesini istiyor” değerlendirmesinde bulundu.
Yeşiller Partisi’nde Parti İçi Kriz
Polanski’nin yenilgisi, eko-popülist Yeşiller Partisi için halihazırda çalkantılı geçen bir haftanın üzerine geldi. Parti, Pazar günü düzenlenen kongresinde Siyonizm’i “bir ırkçılık biçimi” olarak tanımlayan önergeyi kabul etmiş ve bu durum parti içinde liderlik tartışmalarını alevlendirmişti.
Seçim sandıklarının kapanmasının ardından BBC Newsnight programına katılan eski parti lideri Caroline Lucas, Polanski’nin istifa etmesi gerekip gerekmediği yönündeki soruya doğrudan yanıt vermekten kaçındı. Lucas, “Kendisinden, önergenin oylandığı Pazar günü sergilemediği liderliği göstermesini bekliyorum” dedi. Polanski, söz konusu oylamada çekimser kalmış ve seçim bölgesindeki saha çalışmalarına katılmıştı.
Polanski: Görevimin Başındayım
Seçim sonuçlarının ardından BBC’ye konuşan Polanski ise liderlik görevini sürdüreceğini vurgulayarak, “220 bin üyeli bir partiyiz. Bu gece bir seçim kaybettim ancak hareketimiz tek bir seçimden veya tek bir önergeden çok daha büyük” dedi. Sky News’e verdiği mülakatta ise Yeşiller’in İşçi Partisi için tarihindeki en büyük seçim tehdidi haline geleceğini iddia etti.
Tartışmaların odağındaki kongre önergesi, Siyonizm’in “diğer tüm ırkçılık türleri gibi muamele görmesini” öngörüyor ve İsrail’in yerine tek bir Filistin devletinin kurulması çağrısında bulunuyor. Tasarı, partinin beş milletvekilinden dördünün muhalefetine rağmen kabul edilmişti.











