İngiltere Başbakanı Andy Burnham, Brexit sonrası AB ile ilişkilerin güçlendirilmesi için yeni anlaşma çağrısı yapmaya hazırlanıyor. Ticaret ve göç gündemde.
İngiltere Başbakanı Andy Burnham, Brexit’in ülke ekonomisine verdiği zararın görmezden gelinemeyeceğini belirterek Avrupa Birliği ile daha kapsamlı bir anlaşma yapılması gerektiğini savunacak. Burnham’ın, ekonomik büyümeyi destekleyecek ve düzensiz göçle mücadeleyi güçlendirecek iş birliği fırsatlarının değerlendirilmemesini ciddi bir sorumluluk ihmali olarak nitelendirmesi bekleniyor.
İngiltere Başbakanı Andy Burnham, Brexit sonrasında Avrupa Birliği (AB) ile kurulan ilişkilerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunarak, ekonomik büyüme ve göç politikalarında daha yakın iş birliği sağlayacak yeni bir anlaşma için girişimlerini artırmaya hazırlanıyor.
The Guardian’ın haberine göre Burnham, parti konferansları nedeniyle verilen aranın ardından 12 Ekim Pazartesi günü yeniden çalışmalarına başlayacak Avam Kamarası’nda yapacağı açıklamada, Brexit’in İngiltere üzerindeki ekonomik etkilerine dikkat çekecek.
Başbakanın, Avrupa Birliği ile mevcut ilişkilerin değiştirilmeden sürdürülmesinin yeterli olmadığını vurgulaması ve daha avantajlı bir anlaşma için çaba gösterilmemesini ciddi bir sorumluluk ihmali olarak değerlendirmesi bekleniyor.
Brexit’in ekonomik sonuçları parlamentoda ele alınacak
Burnham’ın konuşmasında, İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılmasının ardından ortaya çıkan ekonomik sorunların açık ve gerçekçi biçimde değerlendirilmesi gerektiğini savunacağı belirtiliyor.
Başbakanın, siyasi görüş ayrılıklarının ötesine geçilerek ülkenin uzun vadeli çıkarlarına odaklanılması çağrısında bulunması öngörülüyor.
Hükümetin yaklaşımına göre Avrupa ile daha yakın ticari ilişkiler kurulması, ekonomik büyümenin desteklenmesi ve düzensiz göçle mücadelede ortak hareket edilmesi açısından yeni fırsatlar sunabilir.
Başbakanlık kaynakları, Brexit’in geçmişte verilen sözleri karşılamadığını kabul etmek istemeyen siyasetçiler bulunduğunu ancak İngiltere’nin Avrupa ile uzun vadeli ilişkileri hakkında yeni bir tartışma yürütmesinin zamanının geldiğini ifade etti.
Downing Street’ten bir kaynak, ekonomik büyümeyi destekleyecek daha iyi bir anlaşma için kararlılıkla çalışılmamasının önemli bir sorumluluk ihmali olacağını belirtti.
AB ile ticarette engellerin kaldırılması hedefleniyor
İngiltere ile Avrupa Birliği arasında yapılacak zirve öncesinde hükümetin öncelikleri arasında ticari engellerin azaltılması bulunuyor.
Özellikle gıda ve tarım ürünlerinin ithalat ve ihracatında Brexit sonrasında ortaya çıkan sınır kontrolleri, belge yükümlülükleri ve idari işlemlerin kolaylaştırılması amaçlanıyor.
İngiliz işletmeleri, mevcut düzenlemelerin ticaret maliyetlerini artırdığını ve sınır geçişlerinde belirsizlik yarattığını belirterek daha kapsamlı bir iş birliğinin önemine dikkat çekiyor.
Hükümetin üzerinde çalıştığı yeni yaklaşımın, Avrupa Birliği ile ticari ilişkileri kolaylaştırırken göç ve sınır güvenliği alanlarında da koordinasyonu güçlendirmesi bekleniyor.
Muhafazakârlardan yakınlaşma politikalarına itiraz
İngiltere’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerini geliştirme girişimleri, siyasi partiler arasında yeni görüş ayrılıklarına neden oluyor.
Muhafazakâr Parti’nin bazı üst düzey temsilcileri, İşçi Partisi hükümetinin AB ile daha yakın ilişkiler kurulmasına yönelik adımlarını geri çevirmeyi hedeflediklerini açıkladı.
Özellikle gıda ve tarım ürünleri ticaretindeki Brexit sonrası engelleri azaltmayı amaçlayan anlaşma önerileri, Muhafazakârların itiraz ettiği başlıklar arasında bulunuyor.
İş dünyasından ise bu tür düzenlemelerden vazgeçilmesinin sınır kontrollerinden kaynaklanan maliyetleri ve ticari belirsizlikleri uzatabileceği yönünde uyarılar yapılıyor.
İşçi Partisi içerisinde de farklı görüşler var
Başbakan Burnham’ın Avrupa Birliği ile ilişkileri yeniden şekillendirme yaklaşımı, kendi partisinde de tartışmalara yol açıyor.
Brexit referandumunda AB’den ayrılma yönünde oy kullanan seçim bölgelerini temsil eden bazı İşçi Partili milletvekilleri, konunun yeniden gündeme getirilmesinin geçmişteki siyasi ayrılıkları canlandırmasından endişe ediyor.
Bazı üst düzey hükümet üyeleri de Avrupa Birliği’ne tam üyeliğe dönüş seçeneğinin siyasi ve ekonomik sonuçlarına ilişkin çekincelerini dile getiriyor.
Buna karşılık Burnham, İngiltere’nin Avrupa ile gelecekte nasıl bir ilişki kurması gerektiğinin açık biçimde tartışılmasından yana bir tutum sergiliyor.
Starmer döneminden farklı bir yaklaşım
Başbakan Burnham’ın Avrupa Birliği politikası, selefi Keir Starmer’ın izlediği çizgiden belirgin biçimde ayrılıyor.
Starmer, başbakanlığı döneminde İngiltere’nin AB tek pazarına veya gümrük birliğine yeniden katılmasını gündem dışında tutmuştu.
Burnham ise geçtiğimiz ay Liverpool’da düzenlenen İşçi Partisi konferansında Brexit’in İngiltere’ye yarardan çok zarar verdiğini savunarak, Avrupa Birliği ile uzun vadeli ilişkilerin yeniden inceleneceğini açıklamıştı.
Başbakan, bu değerlendirme kapsamında AB’ye tam üyeliğe dönüş dahil farklı seçeneklerin ele alınabileceğinin sinyalini vermişti.
Ancak hükümetin mevcut önceliği, yaklaşan zirve kapsamında ticaret ve göç alanlarında somut ilerleme sağlanması olarak öne çıkıyor.
AB’ye yeniden üyelik için 111 binden fazla imza
Başbakanın parlamentoda yapacağı açıklama, İngiltere’nin Avrupa Birliği’ne yeniden katılmasını isteyen bir dilekçenin görüşüleceği güne denk geliyor.
111 binden fazla kişinin imzaladığı dilekçenin Westminster Hall’da milletvekilleri tarafından ele alınması planlanıyor.
Dilekçe, İngiltere’nin Avrupa Birliği üyeliğine yeniden başvurmasını talep ediyor.
Bununla birlikte hükümetin ticaret ve göç alanlarında daha yakın iş birliği arayışı, AB’ye yeniden üyelik sürecinin başlatıldığı anlamına gelmiyor.
Rusya’nın Brexit referandumuna müdahalesi iddiası
Burnham’ın Avrupa Birliği ile ilişkileri yeniden gündeme taşıması, Rusya’nın 2016 Brexit referandumuna müdahale ettiği yönündeki açıklamalarının ardından geldi.
Başbakan, pazar günü yaptığı değerlendirmede, göreve başlamasının ardından yabancı müdahalesi konusunda bilgi istediğini ve Rusya’nın referandum sürecine müdahil olduğuna ilişkin doğrulama aldığını söyledi.
Ancak Burnham, söz konusu iddiayı destekleyen kanıtları kamuoyuyla paylaşmadı. Ayrıca müdahalenin referandum sonucunu değiştirdiğine ilişkin bir değerlendirmede bulunmadı.
Yeni zirvede ticaret ve göç öncelikli olacak
İngiltere ile Avrupa Birliği arasında yapılacak görüşmelerde, ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi ve düzensiz göçle mücadelede ortak çalışmaların geliştirilmesi ön plana çıkacak.
Hükümet, özellikle gıda ticaretindeki bürokratik engellerin azaltılması, sınır işlemlerinin kolaylaştırılması ve göç politikalarında daha yakın koordinasyon sağlanması üzerinde duruyor.
Burnham’ın parlamentodaki açıklamasının, İngiltere’nin Brexit sonrası Avrupa ile ilişkilerinde izleyeceği yeni yönün siyasi çerçevesini ortaya koyması bekleniyor.











