İngiltere Çocuk Komiseri Dame Rachel de Souza tarafından hazırlanan kapsamlı rapor, çocukların eğitim, sağlık, güvenlik ve sosyal hizmetlere erişiminde ciddi bölgesel eşitsizlikler bulunduğunu ortaya koydu. Bir milyondan fazla çocuğun ruh sağlığı hizmetlerine yönlendirildiği ülkede, çocuklara sunulan hizmetlerin durumunun ulusal acil müdahale gerektirdiği belirtildi.
İngiltere’de çocukların yaşam koşullarını inceleyen yeni bir araştırma, yaşadıkları bölgenin eğitim başarılarından sağlık hizmetlerine erişime, kişisel güvenlikten sosyal imkânlara kadar birçok alanda belirleyici olduğunu ortaya koydu.
İngiltere Çocuk Komiseri Dame Rachel de Souza tarafından hazırlanan Childhood Lottery (Çocukluk Piyangosu) başlıklı raporda, ülke genelindeki çocukların karşılaştığı sorunlar 100 farklı gösterge üzerinden değerlendirildi.
Araştırmada sağlık, sosyal bakım, eğitim, güvenlik ve oyun alanlarına erişim gibi başlıklar incelendi. Sonuçlar, çocukların yaşadıkları posta koduna bağlı olarak önemli ölçüde farklı hizmet standartlarıyla karşılaştığını gösterdi.
Raporda, çocuklara yönelik hizmetlerin mevcut durumunun ulusal düzeyde acil müdahale gerektirdiği vurgulandı.
Bir milyondan fazla çocuk ruh sağlığı hizmetlerine yönlendirildi
Araştırma, İngiltere’de çocukların karşı karşıya bulunduğu sorunların boyutunu çeşitli verilerle ortaya koydu.
Rapora göre:
-
2024-2025 döneminde bir milyondan fazla çocuk ruh sağlığı hizmetlerine yönlendirildi.
-
Çocukların yüzde 55’i GCSE sınavlarında İngilizce ve matematik derslerinde beklenen başarı düzeyine ulaşamadı.
-
Birleşik Krallık genelinde 16-24 yaş grubundaki yaklaşık bir milyon genç eğitimde, istihdamda veya mesleki eğitimde yer almıyor.
-
Çocukların yüzde 12’si yaşadıkları bölgede kendilerini güvende hissetmediğini belirtti.
Çocuk Komiseri de Souza, bu verilerin yalnızca ekonomik yoksullukla açıklanamayacağını, kamu hizmetlerinin niteliği ve kapasitesinin de çocukların yaşam koşullarında belirleyici olduğunu ifade etti.
Çocuklar bazı bölgelerde neredeyse her gün bıçaklı suçlara tanık oluyor
BBC Radio 4’ün Today programına konuşan Dame Rachel de Souza, araştırma kapsamında görüştüğü bazı çocukların yaşadıkları çevredeki güvenlik sorunlarını anlattığını söyledi.
De Souza, bazı çocukların neredeyse her gün bıçaklı suç olaylarına tanık olduklarını, okullarının çevresinde ciddi asayiş sorunları yaşandığını ve suç olayları nedeniyle parklara gidemediklerini aktardı.
Bu koşulların çocukların günlük yaşamlarını ve gelişimlerini doğrudan etkilediğini belirten de Souza, durumun çocukluk dönemi açısından acil müdahale gerektirdiğini vurguladı.
Çocuk yetiştirmek açısından en zorlu bölgeler açıklandı
Raporda İngiltere genelindeki yerel yönetimler, çocukların yaşam koşulları ve kamu hizmetlerine erişimi bakımından karşılaştırıldı.
Çocuklar açısından en zorlu koşulların bulunduğu 10 bölge:
-
Middlesbrough
-
Hounslow
-
Bradford
-
Nottingham
-
Halton
-
Peterborough
-
Leicester
-
Liverpool
-
Sunderland
-
Medway
Çocuklar açısından koşulların görece daha elverişli olduğu 10 bölge:
-
Cheshire East
-
Merton
-
Surrey
-
Richmond upon Thames
-
Hertfordshire
-
Cheshire West and Chester
-
Haringey
-
Leicestershire
-
Central Bedfordshire
-
Wokingham
Araştırma, ekonomik açıdan daha avantajlı bölgelerin her zaman daha iyi çocuk hizmetleri sunmadığını da ortaya koydu.
Örneğin, Londra’nın kuzeyindeki Haringey, yüksek yoksunluk seviyesine rağmen çocuklara sunulan hizmetlerde başarılı sonuçlar elde etti. Buna karşılık, ülkenin ekonomik açıdan daha avantajlı bölgelerinden Cambridge’in değerlendirmede daha düşük sırada yer aldığı belirtildi.
Ruh sağlığı hizmetlerinde bekleme süresi 118 güne çıkıyor
Araştırmanın dikkat çeken bulgularından biri de çocukların ruh sağlığı hizmetlerine erişiminde görülen büyük farklılıklar oldu.
Leicester’da bir çocuğun ruh sağlığı değerlendirmesine yönlendirilmesi için geçen süre altı gün olarak kaydedilirken, Hampshire ve Isle of Wight bölgesinde bu süre 118 güne ulaştı.
Eğitim alanında da benzer farklılıklar tespit edildi.
Londra’nın Richmond upon Thames bölgesinde öğrencilerin yüzde 70’i GCSE İngilizce ve matematik sınavlarında iyi notlar alırken, Knowsley’de bu oran yalnızca yüzde 31 olarak belirlendi.
Bu veriler, çocukların yaşadıkları bölgeye göre eğitim ve sağlık hizmetlerinden eşit düzeyde yararlanamadığını ortaya koydu.
Bazı bölgelerde çocukların dörtte biri kendisini güvende hissetmiyor
Çocukların yaşadıkları çevreye ilişkin güvenlik algılarında da önemli farklılıklar görüldü.
Bedford’da kendisini yaşadığı bölgede güvensiz hisseden çocukların oranı yüzde 6,7 olurken, Londra’nın Croydon bölgesinde bu oran yüzde 24,9’a yükseldi.
Araştırmada ayrıca dört yerel yönetim bölgesinde gençlik hizmetleri için genç başına yapılan harcamanın sıfır olduğu tespit edildi.
Çocukların diş sağlığı hizmetlerine erişiminde de ciddi farklılıklar belirlendi.
Redcar ve Cleveland bölgesinde çocukların yüzde 86’sı son bir yıl içinde diş hekimine giderken, Londra’nın Hackney bölgesinde bu oran yüzde 39’da kaldı.
Hackney, çocukların yarısından azının diş hekimine gittiği 25 bölge arasında yer aldı.
Çocuk hizmetleri için acil müdahale fonu önerisi
Dame Rachel de Souza, çocukların yaşadıkları yere bağlı olarak farklı fırsatlarla karşılaşmasının önlenmesi için ülke genelinde asgari hizmet standartları oluşturulması çağrısında bulundu.
De Souza, eğitim, sağlık, güvenlik ve gençlik hizmetlerinde her çocuğun yararlanabileceği temel standartların belirlenmesini istedi.
Raporda, belediye başkanlarının bulunduğu büyük yerel yönetim bölgelerinde çocuklardan sorumlu belediye başkan yardımcısı görevlendirilmesi de önerildi.
Bu görevlilerin yerel politikaların çocuklar üzerindeki etkilerini değerlendirmesi ve çocukların ihtiyaçlarının karar alma süreçlerinde dikkate alınmasını sağlaması gerektiği belirtildi.
De Souza ayrıca hizmetlerin yetersiz kaldığı bölgelerde iyileştirme çalışmalarının finanse edilmesi amacıyla özel bir çocuk acil müdahale fonu oluşturulmasını önerdi.
Hükümetten 1.000 aile destek merkezi planı
Eğitim Bakanı Lucy Powell, hükümetin çocukların yetiştikleri bölge nedeniyle dezavantajlı duruma düşmemesi için çalışmalar yürüteceğini açıkladı.
Eğitim Bakanlığı, erken çocukluk döneminden yetişkinliğe geçişe kadar farklı aşamalarda destek hizmetlerinin güçlendirilmesinin hedeflendiğini bildirdi.
Bu kapsamda çocuk bakımına yönelik desteklerin artırılması, okullardaki eğitim standartlarının yükseltilmesi ve gençlerin mesleki eğitim ile istihdam fırsatlarına erişiminin geliştirilmesi planlanıyor.
Hükümet ayrıca İngiltere genelinde 1.000 Best Start Family Hub açılacağını duyurdu.
Bu merkezlerde ailelere ve çocuklara sağlık, eğitim, ebeveynlik ve danışmanlık hizmetlerinin bir arada sunulması amaçlanıyor.
Çocuk Komiseri de Souza ise yalnızca finansman artışının yeterli olmayacağını, mevcut hizmetlerin işleyişinin ve yerel yönetimlerin kapasitesinin de iyileştirilmesi gerektiğini vurguladı.
Raporda, çocukların eğitim, sağlık ve güvenlik imkânlarının yaşadıkları posta koduna bağlı olmaması gerektiği ifade edilerek ülke genelinde daha eşit bir hizmet sisteminin oluşturulması çağrısı yapıldı.











