Londra’nın en prestijli bölgelerinden West End’de, Airbnb benzeri kısa vadeli kiralama platformlarının yarattığı konut krizi yeni bir boyut kazandı.
Westminster Belediye Meclisi’nin yeni başkanı Paul Swaddle, The Times gazetesi tarafından görülen mektubunda, Airbnb ve diğer rezervasyon platformlarına acil iş birliği çağrısında bulundu.
Swaddle; belediye konutları da dahil olmak üzere mülklerin “yasa dışı” şekilde kiralanmasının önüne geçilmesi ve kontrolden çıkan kısa vadeli kiralama piyasasının düzene sokulması gerektiğini vurguladı. Tahminlere göre sadece Westminster genelinde 13 bini aşkın kısa vadeli kiralık ilan bulunuyor ve bunların 10 bininden fazlasını “tüm ev” statüsündeki mülkler oluşturuyor.
Londra’daki yasal düzenlemelere göre ev sahiplerinin mülklerini yılda en fazla 90 gün süreyle kısa vadeli kiralamasına izin veriliyor. Ancak Başkan Swaddle, bölgedeki en az 2 bin 700 mülkün bu yasal sınırı aşarak yasa dışı şekilde kiralandığını belirtti. Platformların çöp sorunları ve gürültülü partiler gibi mahalle sakinlerini bezdiren problemlerde sorumluluk almadığını ifade eden Swaddle, kontratları gereği kısa vadeli kiralamaya tamamen kapalı olan belediye konutlarının da derhal sistemlerden çıkarılmasını talep etti.
Kurallar Çiğneniyor, Oteller Yarışıyor
2008 yılından bu yana Londra’da faaliyet gösteren Airbnb, popülaritesini katlayarak artırırken, yerel halk için kira fiyatlarının fırlamasına yol açtığı gerekçesiyle uzun süredir eleştiriliyor. 2015 yılında yürürlüğe giren 90 gün sınırı ve kural ihlali durumunda uygulanan 20 bin sterline varan para cezalarına rağmen, ev sahiplerinin sistemi delmenin yollarını bulduğu biliniyor. BBC tarafından yapılan bir araştırma, bazı ev sahiplerinin mülklerini yasal sınırın ötesinde kiralamak için birden fazla hesap kullandığını ortaya koymuştu.
Yaşanan bu kaosun çarpıcı bir örneği geçmiş yıllarda Hyde Park yakınlarındaki Forset Court bloklarında görülmüş, buradaki dairelerin yüzde 90’ının tatil amaçlı kiralanması nedeniyle binanın efsanevi Ritz Oteli’nden daha fazla turist ağırladığı bildirilmişti. Kuralları çiğneyenlere yönelik yaptırımlar da sıkılaşıyor; nitekim geçtiğimiz yıl Barnet bölgesinde iki daireyi mevzuata aykırı şekilde Airbnb ve Booking. com üzerinden kiralayan bir ev sahibine 75 bin sterlin ceza kesilmişti.
Platformlardan “Kayıt Sistemi” Savunması
Söz konusu iddialar ve çağrılar üzerine platformlardan da açıklamalar gecikmedi. Airbnb, 90 gün sınırını desteklediklerini ve Westminster Belediye Meclisi ile sürekli diyalog halinde olduklarını belirtti.
Şirket, yerel yönetimlere sorunları çözmek için ihtiyaç duydukları veri ve araçları sağlayacak olan İngiltere genelindeki bir “resmi kayıt sistemi” kurulmasını desteklediklerini yineledi. Booking.com ise kısa vadeli kiralamaların turizm sektörü için önemli bir ihtiyaca yanıt verdiğini savunarak, “Bu ihtiyaçlar, şehirler ve topluluklar üzerindeki ikincil etkilerle dengelenmelidir. Başarılı bir düzenleme; toplulukların, ev sahiplerinin, dijital platformların ve tüketicilerin çıkarlarını göz önünde bulunduran, makul ve ölçülü bir sistem olmalıdır” ifadesini kullandı ve platformların erişebileceği merkezi bir veri tabanına dayalı kayıt sistemini desteklediklerini açıkladı.
Siyasi Arenada Airbnb Savaşları
Londra’da yerel seçimlerin ardından Muhafazakâr Parti’nin Westminster Belediye Meclisi kontrolünü İşçi Partisi’nden geri almasıyla birlikte, kısa vadeli kiralama sorunu yeni yönetimin de ilk önceliği haline geldi. Şubat ayında İşçi Partisi Milletvekili Rachel Blake de 90 gün kuralının ihlalini önlemek amacıyla benzer bir kayıt sistemi kurulması için baskı yapmıştı. Londra Belediye Başkanı Sadiq Khan’ın, otel ve kısa vadeli konaklama misafirlerini kapsayacak bir “turist vergisi” getirme planı da göz önüne alındığında, Airbnb tarzı kiralamaların yarattığı ekonomik ve sosyal etkiler, Londra siyasetinin en sıcak gündem maddelerinden biri olmaya devam edecek gibi görünüyor.

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON











