
19 Nisan 2010’da Kuzey Kıbrıs’ta gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı seçimini Ulusal Birlik Partisi adayı Derviş Eroğlu’nun kazanması, Ada’daki Rum tarafında rahatsızlık yarattı.
Benim gördüğüm tabloya göre seçim sonuçları sadece Kuzey Kıbrıs’ta değil, uluslararası çevrelerde de dikkatle karşılandı. Kıbrıs hükümet sözcüsü Stefanos Stefanu, Eroğlu’nun seçilmesini “olumsuz bir gelişme” olarak nitelendirirken, özellikle onun yıllardır savunduğu iki ayrı devlet anlayışının müzakerelerde ciddi sorunlar doğurabileceğini ifade etti. Resmi olmayan sonuçlara göre Eroğlu oyların yüzde 50,3’ünü alarak seçimi kazanırken, dönemin Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat yüzde 42,8’de kaldı.
Uluslararası Toplumdan Müzakerelere Devam Çağrısı
Seçim sonrası Avrupa Birliği’nin de sürece hızlı şekilde dahil olduğunu görüyorum. AB, Derviş Eroğlu’ndan kapsamlı çözüm müzakerelerini kaldığı yerden sürdürmesini isterken, Rum tarafı uluslararası topluma daha açık bir çağrıda bulundu. Stefanos Stefanu, federal çözüm konusundaki bağlılıklarının sürdüğünü vurgulayarak, Eroğlu’nun müzakereleri “uygun zeminde” devam ettirmesi için uluslararası toplumun baskı ve nüfuzunu kullanması gerektiğini dile getirdi. Aynı zamanda Avrupa Birliği ve uluslararası aktörlerden, Ada için tek kabul edilebilir çözümün federasyon temelinde birleşme olduğunun açık şekilde teyit edilmesini talep etti.

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON









