Yazar Hülya Sönmez, babasına ithaf ettiği romanının konusunu ve yazılış amacını anlattı. Sönmez, eserinin insan ilişkilerini ve geçmişin izlerini ele aldığını belirtti.
Hülya Sönmez’den romanına ilişkin açıklama: Amacım bir insan hikâyesi anlatmak
Yazar Hülya Sönmez, babasına ithaf ettiği romanının aile sırları, aşk, kayıp, ihanet ve geçmişte alınan kararların insan hayatındaki etkilerini konu aldığını belirterek, eserinde herhangi bir kişiyi veya topluluğu hedef alma amacı bulunmadığını vurguladı.
Yazar Hülya Sönmez, babasına ithaf ettiği romanının içeriği ve yazılış amacı hakkında açıklamalarda bulundu. Eserinde aile ilişkilerini, geçmişten gelen sırları, aşkları, kayıpları ve ihanetleri ele aldığını belirten Sönmez, hikâyenin merkezinde insanların hayatları boyunca verdikleri kararlar ve bu kararların yıllar sonra ortaya çıkan sonuçlarının bulunduğunu ifade etti.
Köyden İstanbul’a uzanan bir yaşam hikâyesini kaleme aldığını anlatan Sönmez, romanında karakterlerin birbirleriyle ilişkilerine, kişisel mücadelelerine ve geçmişin bugünkü yaşamları üzerindeki etkilerine yer verdiğini söyledi.
“Karakterlerin hatalarını anlatmak, yanlışları savunmak değildir”
Romanındaki karakterlerin yaşadığı zorlukların ve yaptığı hataların hikâyenin doğal bir parçası olduğunu vurgulayan Sönmez, edebî bir eserde olumsuz olayların anlatılmasının bu davranışların onaylandığı anlamına gelmediğine dikkat çekti.
Eserinin herhangi bir siyasi propaganda veya nefret söylemi içermediğini belirten yazar, ırk, inanç ya da toplumsal kimlik üzerinden aşağılama, kişileri hedef gösterme, terörizmi savunma, suç ve şiddete teşvik ya da istismarı yüceltme gibi unsurlara romanında yer vermediğini ifade etti.
“Bu romanı babama ithaf ettim”
Kitabını büyük bir emek ve içtenlikle yazdığını dile getiren Sönmez, eserinin kendisi için manevi bir değer taşıdığını belirtti.
Romanını babasına ithaf ettiğini açıklayan yazar, hikâyenin temelinde insan duygularının ve yaşam deneyimlerinin bulunduğunu vurguladı.
Sönmez, eserini kaleme alırken amacının herhangi bir kişiyi incitmek veya topluluğu hedef almak olmadığını belirterek, okurların karakterlerin yaşadıklarında kendi hayatlarından izler bulabilecekleri bir anlatı oluşturmak istediğini söyledi.
Aile bağları, geçmişle yüzleşme, sevgi, kayıp ve ihanet gibi temaları bir araya getiren romanın, insanların seçimleriyle şekillenen hayatlarını ve geçmişte yaşanan olayların yıllar sonra bile devam eden etkilerini konu aldığı ifade edildi.
“1950’lerin Türkiye’sinde, küçük bir köyde yaşayan genç bir adamın hayatı; aşk, kayıplar ve dile getirilmeyen gerçeklerle şekillenir. Ama bazı sırlar zamanla kaybolmaz. Bekler.
Cafer, köyünden İstanbul’a giderken çalışıp çabalayarak kendine yeni bir hayat kuracağına inanır. Yıllar sonra ise kendi seçtiğini düşündüğü yolun, başkalarının ellerinde şekillenmiş olabileceğini fark etmeye başlar.
Gizli kalmış bağlılıklar, ihanetler ve yıllardır saklanan bağlantılar ortaya çıktıkça, çevresindeki kadınların hayatları da onun peşine düştüğü gerçeğin ayrılmaz bir parçası haline gelir. Zeliha, Belgin, Türkan ve diğerleri, yalnızca kendilerine yapılanlarla değil, sonunda özgürce verebildikleri kararlarla da yüzleşmek zorundadır.
Anadolu’nun köylerinden İstanbul’un değişen sokaklarına uzanan Geçmişin Sırları; aileyi, aşkı, ihaneti, hırsı ve sessiz kalmanın sonuçlarını anlatan bir romandır.
Çünkü en ağır sırlar, her zaman sakladıklarımız değildir.
Bazen hayatımızı üzerine kurduklarımızdır.”
Kitabı satın almak için linke tıklayabilirsiniz: https://amzn.eu/d/0b36HzXA











