İngiliz lüks kadın giyim markası Emello’nun kurucusu Victoria Price, bilinçli tasarım anlayışı, sessiz lüks ve loungewear’a getirdikleri yeni yorumu anlattı.
İngiltere merkezli yeni lüks kadın giyim markası Emello, rekabetin yüksek olduğu loungewear pazarında, zamansız tasarımlar ve bilinçli üretim anlayışıyla öne çıkmayı hedefliyor. Marka, “kadınlar için, kadınlar tarafından tasarlanan” modern ve rafine parçalarla, günlük giyime yeni bir standart kazandırmayı amaçlıyor.
Bu yıl Victoria Price tarafından, eş CEO ve satın alma direktörü Ashley McPherson ile birlikte kurulan Emello; konforu lüks bir seviyeye taşıyan, zahmetsiz şıklık sunan ve kadınların hayatın her anında “zarafetle hareket etmelerini” sağlayan tasarımlar sunuyor. Koleksiyon; uyumlu triko setlerden, kaşmir ve liyosel içerikli seyahat dostu katmanlara kadar uzanıyor.
Sessiz lüks ve bilinçli tasarım
Latince’de “rakip” anlamına gelen ve Roma kökenli Aemilius soyadından türetilen Emello, küçük partiler halinde ve Avrupa’da üretilen, sezonsuz tasarımlarıyla “sessiz lüks” kavramını temsil ediyor. Marka; işçiliğe, el işçiliği detaylara ve sertifikalı doğal liflere odaklanıyor. Liyosel jarse kumaşlar, organik pamuklar, İtalya’da eğrilmiş merinos yünleri ve kaşmirler Emello’nun temel malzemeleri arasında yer alıyor.
Markanın kurucusu Price, Emello’nun tasarım felsefesini şu sözlerle anlatıyor:
“Emello modern kadın için tasarlandı. Genç neslin rahat hissettiren parçaları özgüvenle giyme cesaretinden ilham alırken, sessiz bir özgüven sunan zarafeti ve kaliteyi de yakalıyoruz. Parçalarımız; rafine silüetler, üstün işçilik ve ikinci bir ten hissi veren kumaşlar sunuyor. Niyetle tasarlanan ve kolaylıkla giyilen Emello, kadınlara hak ettikleri, yüksek performanslı, sade ama çok yönlü bir gardırop sunuyor.”
Kurucunun moda yolculuğu
Moda sektörüne girişi, 20 yılı aşkın süre profesyonel hizmetler alanında Alvarez & Marsal ve EY’da çalıştıktan sonra gerçekleşen Victoria Price, FashionUnited’a verdiği röportajda, yüksek moda evlerinin titiz el işçiliğini ve sertifikalı lüks kumaşlarını, athleisure markalarının rahatlığıyla birleştirmeyi hedeflediğini belirtiyor.
“Kumaşların dokusuna ve dayanıklılığına takıntılıyım,” diyen Price, yüksek fiyatlı ama sentetik karışımlardan üretilmiş parçalardan duyduğu hayal kırıklığının Emello’nun doğuşunda etkili olduğunu vurguluyor. Aynı zamanda 30 yaş üzeri kadınların artık merkeze alındığı bir döneme girildiğini söyleyen Price, tasarımların kadınların bedenleri ve yaşam biçimleri düşünülerek yapıldığını ifade ediyor.
İlk koleksiyon: lüks ve hareket özgürlüğü
Emello’nun ilk koleksiyonu; el işçiliği detaylarla nefes alabilen kumaşları bir araya getiriyor. Koleksiyonda kaşmir karışımlı heykelsi kazaklar, geniş paça pantolonlar, çok yönlü ceketler ve takım parçalar; çift katmanlı jarse atlet ve tişörtler ile liyosel fleece setler yer alıyor. Tüm parçalar hareket özgürlüğü ve çok yönlü kullanım için tasarlanmış durumda.
Ashley McPherson, koleksiyonun çıkış noktasını şu sözlerle özetliyor:
“Zamansız, sezonsuz ve gerçekten giyilebilir bir koleksiyonla başlamak istedik. İşçilik, kalite ve kumaş içeriklerinin kendini anlatmasına izin verdik. Fonksiyonellik ve çok yönlülük, her kararın merkezindeydi.”
Öne çıkan parça: kemer halkalı tayt
Markanın kısa sürede en çok satan ürünlerinden biri, Portekiz’de sertifikalı B Corp üreticisinden temin edilen geri dönüştürülmüş liflerle üretilen kemer halkalı tayt oldu. 140 sterlin fiyatla satışa sunulan model; siyah, çikolata kahvesi ve incir rengi olmak üzere üç renk seçeneğine sahip.
Yüksek bel, vücuda oturan bu model; hafif toparlayıcı yapısı, nefes alabilen ve nem emici özellikleriyle “ikinci bir ten” hissi sunarken, entegre kemer halkaları sayesinde gündüzden geceye kolayca uyarlanabiliyor.
McPherson, bu tasarımın Emello’nun yaklaşımını yansıttığını belirterek, “Basit bir fikri, küçük ama işlevsel bir detayla yükseltiyoruz. Her şey bilinçli ve amaçlı,” diyor.
Hedef kitle ve büyüme planları
Emello’nun hedef kitlesi; yüksek standartlara sahip, yoğun ama çok yönlü bir yaşam süren, kendini iyi hissetmek isteyen “başarılı kadınlar”. Koleksiyonlar; okul bırakma saatlerinden yönetim kurulu toplantılarına, Pilates derslerinden samimi akşam yemeklerine kadar günün her anına uyum sağlayacak şekilde tasarlanıyor.
Şu anda yalnızca doğrudan tüketiciye yönelik online satış yapan marka, İngiltere odaklı olmasına rağmen gelen yoğun talepler nedeniyle uluslararası gönderime planlanandan erken başladı. Price, 2026’nın başlarında uluslararası trunk show’lar düzenlemeyi planladıklarını ve SS26 sezonunda renk paletinin kırmızı, deniz yeşili, tereyağı sarısı ve lacivert gibi tonlarla genişletileceğini açıkladı.
SS26 koleksiyonunda daha hafif trikolar öne çıkarken, AW26 için yumuşak terzilik, ceketler ve katmanlı parçalarla kategori genişlemesi hedefleniyor.
McPherson, “Yalnızca müşterimize gerçekten hizmet eden alanlarda büyüyeceğiz. Emello gardırobunun doğal bir uzantısı olmayan hiçbir adımı atmayacağız” sözleriyle markanın uzun vadeli vizyonunu özetliyor.



ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON











