Obezite, diyabet ve kalp hastalıklarına karşı dünya genelinde milyonlarca kişi tarafından kullanılan GLP-1 grubu zayıflama ilaçları, nadir fakat potansiyel olarak ölümcül bir hastalıkla ilişkilendirildikleri gerekçesiyle bazı ülkelerde endişe yaratıyor.
Birleşik Krallık ve Brezilya, bu ilaçlarla pankreas iltihabı (akut pankreatit) arasında olası bir bağlantıya dair uyarı yayımladı. Ancak bilimsel tablo henüz net değil.
İngiltere ve Brezilya neden uyarı yaptı?
The Nature’da yer alan habere göre, geçen ay Birleşik Krallık, glukagon benzeri peptid- 1 (GLP-1) hormonunu taklit eden ilaçlarla akut pankreatit arasında olası bir ilişki bulunduğuna dair uyarıda bulundu.
Ülkede 2007’den bu yana GLP-1 kullanan kişilerde pankreatite bağlı 19 ölüm kaydedildi. Brezilya da son beş yılda altı ölüm bildirilmesinin ardından benzer bir açıklama yaptı.
Pankreatit riski zaten ilaçların prospektüslerinde yer alıyordu. Ancak son yıllarda bildirilen vaka sayısındaki artış İngiltere İlaç ve Sağlık Ürünleri Düzenleme Kurumu’nun (MHRA) uyarıyı güçlendirmesine yol açtı.
Risk ne kadar büyük?
Verilere göre, Birleşik Krallık’ta 2007 ile Ekim 2025 arasında GLP-1 ilaçlarıyla ilişkili yaklaşık 1.300 pankreatit vakası bildirildi.
Aynı dönemde 19 ölüm kayda geçti.
Brezilya’da ise 2020–2025 arasında 145 pankreatit vakası ve altı ölüm bildirildi.
Bu ilaçların obezite tedavisinde yaygın kullanımı 2021’de başladı.
Buna karşılık yalnızca Büyük Britanya’da 2024 başı ile 2025 başı arasında yaklaşık 1,6 milyon yetişkin GLP-1 ilaç kullandı.
Uzmanlara göre bu sayı dikkate alındığında pankreatit riski oldukça düşük görünüyor.
Ayrıca İngiltere’de her yıl binlerce kişi zaten pankreatit nedeniyle hastaneye yatıyor.
Uzmanlar, bu vakaların doğrudan ilaçlardan kaynaklanıp kaynaklanmadığını belirlemenin zor olduğunu vurguluyor.
Çünkü GLP-1 kullanan birçok kişi obezite ve diyabet nedeniyle zaten pankreatit açısından yüksek risk grubunda bulunuyor.
Klinik araştırmalar ne söylüyor?
Bilimsel çalışmaların sonuçları ise tutarlı değil. 2025 yılında yayımlanan ve 62 randomize kontrollü klinik çalışmayı inceleyen bir meta-analiz, GLP-1 kullanan kişilerde plasebo grubuna kıyasla pankreatit riskinin hafif artmış olabileceğini gösterdi.
Ancak diğer bazı analizlerde böyle bir ilişki saptanmadı. ABD’de yapılan geniş kapsamlı bir veri analizi de dikkat çekici.
Tip 2 diyabetli yaklaşık 82 bin kişiden oluşan iki grup karşılaştırıldı: Bir grup GLP-1 kullanıyordu, diğer grup kullanmıyordu.
Risk faktörleri benzer olan bu iki grup arasında pankreatit oranlarında fark bulunmadı.
Uzmanlara göre yayımlanan araştırmaların büyük bölümü “rahatlatıcı” nitelikte.
Olası mekanizma ne olabilir?
Doğrudan nedensel bir bağ henüz kanıtlanmış değil.
Ancak bazı olası açıklamalar var:
• Diyabet ve obezite zaten pankreatit için risk faktörü.
• Hızlı kilo kaybı safra taşına yol açabiliyor.
• Safra taşları, akut pankreatitin en yaygın nedenlerinden biri.
Bu nedenle pankreatit vakalarının ilacın kendisinden mi yoksa altta yatan risklerden mi kaynaklandığını ayırt etmek güçleşiyor.
Birleşik Krallık ayrıca genetik yatkınlığın rolünü araştırıyor.
Pankreatit geliştiren yaklaşık 55 kişi çalışmaya dahil edildi; sayının artırılması planlanıyor.
Eğer genetik risk faktörleri saptanırsa, doktorlar ilaç yazmadan önce genetik test önerebilir.
Yan etkiler takip edilmeli
Uzmanlar, GLP-1 ilaçları ile pankreatit arasında doğrudan ve kesin bir nedensellik bağı kurulamadığını vurguluyor.
Ancak kullanım hızla arttığı için yan etkilerin yakından izlenmesi gerektiği belirtiliyor.
Düzenleyici kurumların güvenliği öncelik olarak görmesi doğal karşılanıyor.
Uzmanlara göre kamuoyunun, her tıbbi müdahalede olduğu gibi bu ilaçların da hem faydaları hem de potansiyel riskleri bulunduğunu bilmesi gerekiyor.

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON











