Londra’nın en ikonik yapılarından biri olan BT Tower, yarım asırlık sessizliğin ardından kapılarını yeniden halka açmaya hazırlanıyor.
2024 yılında MCR Hotels tarafından satın alınan tarihi kule, şehre yukarıdan bakan devasa bir yüzme havuzu ve lüks bir otel konseptiyle küllerinden doğacak.
Gökyüzünde Havuz Keyfi ve Halkın Katılımı
Amerikalı otel zinciri MCR Hotels’in hazırladığı yeni projeye göre, kulenin yaklaşık 177 metre (580 fit) yüksekliğindeki katlarından birine panoramik Londra manzaralı bir yüzme havuzu inşa edilecek.
Şirket, Grade II listesinde yer alan bu koruma altındaki yapının geleceği için önümüzdeki haftadan itibaren halkın görüşlerine başvurmaya başlayacak.
Mayıs ayı boyunca University College London’da düzenlenecek etkinliklerle, Londralılara projenin detaylarını inceleme fırsatı sunulacak.
Karanlık Geçmişten Aydınlık Geleceğe
BT Tower’ın 34. katı, bir zamanlar şehrin en popüler restoranlarına ve seyir teraslarına ev sahipliği yapıyordu.
Ancak 1971 yılında gerçekleşen ve sorumlusunun tam olarak belirlenemediği bombalı saldırı sonrası, güvenlik gerekçesiyle bu alanlar halka kapatılmıştı.
Yeni proje sayesinde, yaklaşık 50 yıl sonra kulenin tepe noktası yeniden turizme kazandırılacak.
Proje sadece bir otelle sınırlı kalmayıp; yeni mağazalar, restoranlar, bir kamu meydanı ve Fitzrovia bölgesine canlılık katacak yaya yollarını da kapsıyor.
275 Milyon Sterlinlik Dev Dönüşüm
BT Group, artık ihtiyaç duyulmayan ve üzerindeki mikrodalga antenleri yıllar önce sökülen kuleyi 275 milyon sterlin karşılığında MCR Hotels’e devretti.
1964 yılında inşa edilen ve 1980 yılına kadar Londra’nın en yüksek binası ünvanını koruyan 189 metrelik (antenlerle birlikte) dev yapı, modernizasyon sürecinde tarihi dokusunu koruyacak.
“Kültürel Miras ve İstihdam Bir Arada”
Proje ekibi tarafından yapılan açıklamada, hedefin BT Tower’ın zengin mirasını kutlamak olduğu belirtilerek şu ifadelere yer verildi:
“MCR, Britanya’nın en ikonik yapılarından birini otel odaklı ve karma kullanımlı bir geliştirme ile yeniden kamu kullanımına sunmayı amaçlıyor. Bu proje hem Fitzrovia’nın tarihi karakterini tamamlayacak hem de yerel topluluk için anlamlı istihdam olanakları yaratacaktır.”

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON











