Londra Belediye Meclisi’nde yapılan oturumda, başkentteki aşırı sıcaklık krizinin önüne geçilebilmesi amacıyla 1 milyondan fazla konutta kapsamlı modernizasyon (retrofit) çalışması yapılması gerektiği bildirildi.
hapsetmesiyle oluşan “Kentsel Isı Adası” (UHI) etkisi nedeniyle Londra’daki konutların yüksek sıcaklıklara karşı son derece savunmasız olduğunu belirtiyor. İklim değişikliğinin etkileri ve artan sıcaklıklar karşısında, geleneksel olarak kışın ısıyı koruyacak şekilde inşa edilen mevcut konutların modernize edilmesinin artık her zamankinden daha kritik bir önem taşıdığı vurgulanıyor. Birleşik Krallık genelinde rekor sıcaklıkların kaydedildiği 2022 yılı Temmuz ayında, Londra’da termometreler 40°C’yi göstermişti.
Söz konusu yıl İngiltere genelinde yüksek sıcaklıklara bağlı 3 bin 271 ölüm gerçekleşirken, bu can kayıplarının 387’si Londra’da kayıda geçti. Düşünce kuruluşu Resolution Foundation’ın verilerine göre, krizden en çok sosyal konut sakinleri etkileniyor. Raporda, Londra’daki sosyal konutların yüzde 74’ünün aşırı ısınma açısından “yüksek risk” grubunda yer aldığı ifade ediliyor.
“Maliyet Çok Yüksek, Finansman Açığı Var”
Londra Büyükşehir Belediyesi (GLA) İklim Uyumu Müdürü Dan Bicknell, Belediye Meclisi Planlama ve Yenilenme Komitesi’nde yaptığı açıklamada, konutları iklim şartlarına uygun hale getirmek için önlerinde “yapacak çok iş” olduğunu kabul etti. Sürecin henüz başında olduklarını belirten Bicknell, şu ifadeleri kullandı: “Riskleri anlayarak güçlü bir başlangıç yaptık ve çalışmalarımızı nereye yoğunlaştırmamız gerektiğini gösteren bir rapor yayımladık.
Ancak konutların sadece ısı uyumu için tek başına modernize edilmesi oldukça maliyetli bir süreç. Projeyi uygulanabilir kılmak için diğer kentsel dönüşüm ve enerji verimliliği faaliyetleriyle birleştirmemiz gerekiyor. Aksi takdirde maliyetlerin yüksekliğinden dolayı bu dönüşüm gerçekleşemez.
Orta ve uzun vadede Londra’da ısı yalıtımı ve soğutma uyumu için modernize edilmesi gereken mevcut konut sayısı 1 milyonun üzerinde.” Mevcut projelerin, konutları hem kışın daha sıcak tutacak hem de yıl genelinde enerji verimliliği sağlayacak şekilde birleştirilmesi hedefleniyor. Ancak Bicknell, genel modernizasyon programlarında “devasa bir finansman açığı” bulunduğunu da sözlerine ekledi. GLA’in, aşırı sıcakları yönetmek adına şehir genelini kapsayan “Isı Riski Uygulama Planı”nı bu yaz yayımlaması bekleniyor.
Klima Kullanımı Yasak mı?
Toplantıda söz alan Planlamadan Sorumlu Belediye Başkan Yardımcısı Jules Pipe ise Londra Planı kapsamında yeni binalarda klima (AC) kullanımına yönelik de facto (fiili) bir yasak bulunmadığını, ancak önceliğin enerji tüketmeyen “pasif” soğutma önlemlerine verildiğini vurguladı.
Pipe, konuya ilişkin açıklamasında şunları kaydetti: “Londra Planı’nda yeni projelerde klimayı engelleyen hiçbir ibare yoktur. Planın tek talebi, kiracılara hiçbir maliyet yüklemeyen pasif önlemlerin maksimum düzeyde uygulanmasıdır. Eğer bu önlemler gerekli standartları karşılamazsa, klima kurulumuna hiçbir engel çıkarılmamaktadır. Buradaki amaç, klimayı açma ihtiyacını en baştan ortadan kaldırmaktır. Soğutma hiyerarşisi, müteahhitlerin binayı en başta aşırı ısınmayacak şekilde tasarlamasını gerektirir. Eğer konforlu sıcaklık değerlerini korumak için klima kaçınılmazsa, kurulmasında bir sakınca yoktur.
Mevcut plandaki yeşil politikalar oldukça iddialıydı ve bir sonraki planın da aynı kararlılıkta olmasını istiyoruz. Dünyanın iklim değişikliğine karşı aldığı önlemler henüz yetersiz ve bazı binaların yapısal olarak pasif önlemlere uygun olmadığı durumlar mutlaka olacaktır.”

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON











