Centre for London, başkentte derinleşen konut krizini çözmek amacıyla radikal bir reform önerisinde bulundu.
Kuruluş tarafından yayımlanan son raporda, mevcut damga vergisi (stamp duty) ve belediye vergisinin (council tax) kaldırılarak yerine yıllık “gayrimenkul servet vergisi” getirilmesi gerektiği savunuldu.
Bu adımın, kiracıların birikim yapmasını kolaylaştıracağı ve büyük evlerde tek başına yaşayanların daha küçük konutlara geçişini (küçülme) teşvik edeceği belirtildi.
Raporda, önerilen bu yeni vergi modeli sayesinde önümüzdeki 10 yıl içinde 100 binden fazla uygun fiyatlı sosyal konutun fonlanabileceği ileri sürüldü.
Kuruluşun verilerine göre, Londra’da kişi başına düşen ortalama yaşam alanı son yirmi yılda %30 oranında artış gösterdi.
Ancak bu artıştan yalnızca yüksek gelirli Londralılar faydalanırken, özel kiracıların bu büyümeden neredeyse hiç pay alamadığı vurgulandı. En düşük gelire sahip %40’lık kesimin yaşam alanındaki artış ise yalnızca %6’da kaldı. Başkentteki yüksek kira fiyatlarına dikkat çekilen raporda, birçok genç profesyonelin paylaşımlı evlerde sadece bir oda için ayda 1.000 sterlinden fazla kira ödediği aktarıldı.
Gelir düzeyi daha düşük olan vatandaşların ise maaşlarının çok daha büyük bir kısmını kiraya ayırmak zorunda kaldığı ifade edildi. Önerilen orantılı gayrimenkul vergisinin, konutun güncel değerinin belirli bir yüzdesi olarak hesaplanması planlanıyor.
Buna göre, değeri 800.000 sterline kadar olan mülkler için ortalama taban vergi oranının %0,39 olması öngörülüyor. Raporda yer alan çarpıcı verilere göre, Londra’da ortalama ev fiyatları 2002 yılında medyan kazancın 7 katıyken, bu oran iki katına çıkarak medyan kazancın 12 katına ulaştı.
Çok daha büyük mortgage (konut kredisi) yükümlülüklerinin altına girilmesi nedeniyle şehirdeki mülkiyet yapısı da kökten değişti. Londra’da kendi evinde oturanların oranı 1991’de %57 iken, bu oran düşüş göstererek ev sahipliği oranını geriletti. Buna karşın, aynı dönemde özel kiracıların oranı %14’ten %30’a yükseldi.
Evsizlik ve Geçici Konaklama Rekor Seviyede
Başkentteki barınma krizinin insani boyutu da raporda gözler önüne serildi. Verilere göre, geçen sonbahar itibarıyla Londra’da 75.000’den fazla hane geçici konaklama yerlerinde yaşamını sürdürüyor ve bu hanelerin 50.000’ini çocuklu aileler oluşturuyor. Ayrıca, şehirde sokakta yaşayanların sayısı bir önceki yıla göre %10 artarak rekor seviyeye ulaştı. Raporda, şu anda 340.000 kişinin sosyal konut sırası beklediği ve 2,36 milyon kişinin ise “barınma masrafları sonrası” yoksulluk sınırının altında yaşadığı kaydedildi.

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON











