İngiltere’de bankacılık müşterilerinin şubelerdeki hizmetlere erişimini kolaylaştırmak ve olası dolandırıcılık vakalarını hızlıca bildirmelerini sağlamak amacıyla geliştirilen iletişim kartları, finans sektörü genelinde yaygınlaştırılıyor.
Nationwide Building Society tarafından 2024 yılında hayata geçirilen “Speak Easy” (Rahat Konuş) adı verilen kartlar, banka personeli ile iletişim güçlüğü yaşayan bireylerin ortak çalışmasıyla tasarlandı.
Yüz yüze etkileşimlerde müşterilerin bağımsızlığını ve finansal hizmetlere erişimini desteklemeyi hedefleyen uygulama; kullanıcıların konuşmakta zorlandıkları anlarda bilgi, görsel, soru veya talepleri işaret ederek iletişim kurmalarına olanak tanıyor.
Müşteriler bu sayede birikim, ödeme, kayıp/çalıntı kart bildirimi ya da şüpheli dolandırıcılık durumlarını kolayca yetkililere iletebiliyor.
İlk olarak 2025 yılında Virgin Money tarafından benimsenen uygulama, Nationwide ve Visa’nın iş birliğiyle finans sektörünün tamamına ücretsiz ve açık kaynaklı bir araç olarak sunuldu. Girişime şu ana kadar NatWest, Santander ve Skipton Building Society gibi önde gelen finans kuruluşları dahil oldu. Nationwide, uygulamanın bankacılık dışındaki sektörlerde de kullanılabilmesi için rehber çalışmalarının sürdüğünü açıkladı.
Finansal Sektörden Sorumlu Devlet Bakanı (Economic Secretary to the Treasury) Lucy Rigby, konuya ilişkin değerlendirmesinde, finans sektörünün Hükümetin “Finansal Kapsayıcılık Stratejisi”ni desteklemesinden memnuniyet duyduğunu belirterek, bu adımın yurttaşların günlük finansal hizmetlere erişimini kolaylaştırdığını vurguladı.
Nationwide Müşteri Erişilebilirliği Başkanı Kathryn Townsend, uygulamanın ortak bir sektörel kaynağa dönüştürülmesiyle herkes için tutarlı ve kapsayıcı bir deneyim yaratıldığını ifade ederken; Visa Avrupa Sosyal Etki ve Sürdürülebilirlik Başkanı Agata Laight, finansal hizmetlere erişimin ekonomik kapsayıcılığın temelini oluşturduğuna dikkat çekti.
NatWest, Skipton Building Society ve Santander UK temsilcileri de yaptıkları açıklamalarda, projenin şubelerdeki müşteri ve çalışan deneyimini olumlu yönde etkilediğini, özel gereksinimli bireylerin özgürce hareket edebilmelerine katkı sağladığını belirtti.
Aston Üniversitesi Dolandırıcılık Araştırmaları Grubu Başkanı Dr. Rasha Kassem ise uygulamanın güvenlik boyutuna dikkat çekti. Dolandırıcıların genellikle acele, baskı ve belirsizlik yaratarak mağdurları manipüle ettiğini belirten Kassem; iletişim güçlüğü çeken bireylerin stresli anlarda yaşadığı engelleri ortadan kaldırmanın, dolandırıcılık vakalarına zamanında müdahale edebilmek açısından hayati önem taşıdığını vurguladı.











