Dijital bankacılık platformu Revolut, müşterilerin cep telefonu veya kredi kartına ihtiyaç duymadan günlük alışverişlerini yapabilmelerine olanak tanıyan “Gülümseyerek Öde” (Pay with Smile) adlı yeni yüz tanıma sistemini tanıttı. Londra’da başlayan bu pilot uygulama tüketiciye büyük bir kolaylık vadederken, gizlilik savunucularının ciddi veri güvenliği endişelerine yol açtı.
Sistem Nasıl İşliyor?
Akıllı telefonların yüz kilidini açmaya benzer bir mantıkla çalışan sistem kapsamında, kullanıcıların ödeme yapabilmek için yalnızca kasa noktasındaki bir ekrana bakması yeterli oluyor. Bu özelliği kullanmak isteyen müşterilerin, Revolut uygulamasındaki ayarlar menüsünden “Gülümseyerek Öde” seçeneğini aktif hale getirmeleri gerekiyor. Ardından kasa noktasındaki bir tablet kamerası aracılığıyla alınan yüz taraması, kullanıcının kayıtlı verileriyle eşleştirilerek ödemeyi saniyeler içinde onaylıyor.
Yapay zeka danışmanlık firması Remote Humans’ın kurucusu Elliott Callender, sistemin işleyişini gösteren bir videoyu LinkedIn üzerinden paylaştı. Videoda, uygulamanın kimlik doğrulama ve ödeme işlemleri için biyometrik verilerin işlenmesine dair kullanıcıdan açık rıza talep ettiği görülüyor.
Revolut yönetimi, kullanıcıların bu sisteme otomatik olarak dahil edilmediğini, katılımın tamamen isteğe bağlı olduğunu ve rızanın istenildiği zaman geri çekilebileceğini vurguluyor. Şirket ayrıca yüz tanıma verilerinin uçtan uca şifrelendiğini ve kişisel verilerin mağazalar tarafından kesinlikle saklanmadığını belirtiyor.
Pilot Uygulama Londra’da Başladı
İlk test aşaması 24-26 Eylül tarihleri arasında Londra’nın Bloomsbury, Chelsea ve Soho bölgelerindeki ‘Kiss the Hippo’ adlı kahve zincirinde gerçekleştirildi.
Revolut İşletme Ödemeleri Genel Müdürü Alex Codina, yeni teknolojiye dair yaptığı açıklamada, “Yüksek performanslı işlem gücü ile yüz tanıma teknolojisini birleştirerek, modası geçmiş ve parçalı kasa sistemlerini, hem tüketici hem de satıcının sorunlarını çözen hiper-verimli bir ödeme deneyimiyle değiştiriyoruz,” ifadelerini kullandı. Bağımsız işletmelerin üzerindeki yükü hafifletmek isteyen Revolut, bu işlemlerden %0 komisyon alacağını duyurdu.
Kiss the Hippo Genel Müdürü Alex Damgaci ise uygulamanın bu yıl içinde 12 şubenin tamamına yayılmasını planladıklarını belirtti.
Uzmanlardan “Gözetim Toplumu” ve “Deepfake” Uyarısı
Revolut’un sağladığı şifreleme güvencelerine rağmen, yeni ödeme yöntemi sivil haklar ve gizlilik savunucularının tepkisini çekti. Sivil haklar örgütü Big Brother Watch’tan Jack Coulson, “Hiçbir sistem tamamen güvenli değildir” uyarısında bulunarak şu ifadeleri kaydetti:
“İnsanlar bankacılık işlemlerini nasıl yapacaklarını seçebilirler ancak biyometrik verilerini vermenin güvenli olduğu yanılgısına düşmemeliler. Revolut kolaylık sunduğunu düşünebilir ancak aynı zamanda tehlikeli bir teknolojiyi normalleştiriyorlar ve asıl riski üstlenenler kullanıcılar. Yeni bir pasaport alabilirsiniz ancak yüzünüzün bir yedeği yoktur. Çalınan yüz taramaları, kimlik doğrulama sistemlerini atlatmak ve cinsel içerikli ‘deepfake’ videolar üretmek için kullanılabilir. Buradaki potansiyel ihlalin boyutu çok derin ve eşi benzeri görülmemiş bir seviyededir.”
Çin’deki benzer teknolojileri yakından inceleyen King’s College London öğretim üyesi ve biyometri uzmanı Profesör Btihaj Ajana da uygulamanın tehlikelerine dikkat çekti. Biyometrik veri toplamanın sıradan bir uygulama haline gelmesinden endişe duyduğunu belirten Prof. Ajana, nakit veya kartlı işlemlerin aksine, bu teknolojinin bireyin fiziksel varlığını doğrudan merkezi bir kimlik veri tabanına bağlayarak anonimliği aşındırdığını ifade etti:
“Bu durum, kolaylık ve güvenlik adına gözetimi normalleştiriyor. Yüz verileriniz bir kez sızdırıldığında veya ele geçirildiğinde, güvenlik riski sıfırlanamaz veya iptal edilemez. Şifrenizi değiştirebildiğiniz gibi yüzünüzü değiştiremezsiniz.”











