İngiltere’de bankalara yönelik yeni vergi artışları gündemdeyken, ülkenin en büyük finans kuruluşlarından HSBC, genel merkezini Londra dışına taşıma planı bulunmadığını açıkladı. Bankanın üçüncü çeyrek kârı yüzde 32 artarak 9,6 milyar dolara ulaşırken, hükümetin bankacılık sektörüne yönelik vergi politikaları yeniden tartışma konusu oldu.
İngiltere’de Maliye Bakanı John Healey’nin çarşamba günü açıklayacağı bütçe öncesinde bankacılık sektörüne yönelik vergi artışı beklentileri güçlenirken, HSBC’den dikkat çeken bir açıklama geldi.
Bankanın Finans Direktörü Pam Kaur, olası vergi artışlarının HSBC’nin İngiltere’deki genel merkezini başka bir ülkeye taşımasına neden olmayacağını belirtti.
Özellikle Hong Kong merkezli büyük hissedarların bankanın Londra’dan ayrılması yönünde herhangi bir baskı yapmadığını vurgulayan Kaur, HSBC’nin İngiltere’deki konumunu korumakta kararlı olduğunu söyledi.
HSBC’nin üç aylık kârı yüzde 32 arttı
HSBC’nin 2026 yılının temmuz-eylül dönemine ilişkin finansal sonuçları, bankanın kârlılığında önemli bir yükseliş yaşandığını ortaya koydu.
Banka, üçüncü çeyrek kârının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32 artarak 9,6 milyar dolara (yaklaşık 7,2 milyar sterlin) ulaştığını açıkladı.
HSBC ayrıca hissedarlarına temettü ödemeleri ve hisse geri alımları yoluyla toplam 2,7 milyar dolar dağıtmayı planladığını duyurdu.
Kârdaki artışta yüksek faiz oranları, kredi zararlarının azalması ve geçen yıla kıyasla daha düşük hukuki karşılık ayrılması etkili oldu.
Buna karşın bankanın Londra Borsası’nda işlem gören hisseleri salı sabahı yaklaşık yüzde 6 değer kaybetti.
Bankalara yönelik vergi artışı bekleniyor
İngiltere hükümetinin yeni bütçede bankacılık sektörüne yönelik vergi yükünü artırabileceği belirtiliyor.
The Guardian’ın daha önce yayımladığı habere göre Maliye Bakanı John Healey, önceki Muhafazakâr Parti hükümeti döneminde bankalara uygulanan ek kurumlar vergisinde yapılan indirimleri geri almayı değerlendiriyor.
Bankacılık sektörünü temsil eden kuruluşlar ise daha yüksek vergilerin uluslararası bankaların yatırımlarını ve istihdamını İngiltere dışındaki finans merkezlerine yönlendirebileceği uyarısında bulunuyor.
JP Morgan Üst Yöneticisi Jamie Dimon da daha önce İngiltere’nin bankacılık sektörü açısından elverişsiz bir ortama dönüşmesi durumunda Londra’da planlanan 3 milyar sterlinlik yeni genel merkez yatırımından vazgeçilebileceğini açıklamıştı.
HSBC: İngiltere’de kalmaya devam edeceğiz
HSBC Finans Direktörü Pam Kaur, salı günü gazetecilerle gerçekleştirdiği görüşmede, vergi politikalarına ilişkin tartışmaların bankanın İngiltere’deki varlığını değiştirmeyeceğini ifade etti.
Kaur, vergiler konusunda nasıl bir karar alınırsa alınsın müşterilerine hizmet vermeye devam edeceklerini belirtti.
Bankanın İngiltere’de kayıtlı olmaktan memnuniyet duyduğunu söyleyen Kaur, genel merkezin taşınmasının gündemlerinde bulunmadığını vurguladı.
Kaur ayrıca Başbakan Andy Burnham ve Maliye Bakanı John Healey liderliğindeki hükümetin ekonomik büyümeye yönelik hedeflerini olumlu karşıladıklarını belirtti.
Ancak yeni politikaların işletmeler ve müşteriler üzerindeki etkilerinin zaman içinde görüleceğini söyledi.
HSBC daha önce Hong Kong’a taşınmayı değerlendirmişti
HSBC’nin kârının önemli bir bölümü Asya pazarlarından geliyor. Bankanın Hong Kong başta olmak üzere Doğu Asya’da güçlü bir hissedar tabanı bulunuyor.
Bu nedenle HSBC’nin İngiltere’deki genel merkezinin geleceği geçmişte de tartışma konusu olmuştu.
Banka, 2015 yılında artan düzenleyici yükümlülükler ve bankacılık vergileri nedeniyle genel merkezini Londra’dan Hong Kong’a taşımayı değerlendirmişti.
Daha sonra Muhafazakâr Parti hükümetinin banka vergisinin kapsamını İngiltere’deki varlıklarla sınırlandırması, HSBC üzerindeki vergi yükünün hafiflemesini sağlamıştı.
2022 yılında ise bankanın büyük hissedarlarından bazıları, kârlı Asya faaliyetlerinin diğer operasyonlardan ayrılması yönünde baskı yapmıştı.
Faiz gelirleri 9,3 milyar dolara yükseldi
HSBC’nin üçüncü çeyrekteki net faiz geliri de artış gösterdi.
Bankanın net faiz geliri, geçen yılın aynı dönemindeki 8,8 milyar dolardan 9,3 milyar dolara çıktı.
Net faiz geliri, bankaların kullandırdıkları kredilerden elde ettikleri faizlerle mevduat sahiplerine ödedikleri faizler arasındaki farkı ifade ediyor.
HSBC, gelir artışının riskten korunma stratejileri ve Hong Kong’daki mevduat büyümesinden kaynaklandığını açıkladı. İngiltere’deki mevduatların ise yatay seyrettiği belirtildi.
Bununla birlikte bankanın hisselerindeki düşüşte, yatırımcıların net faiz gelirine ilişkin daha güçlü beklentiler içinde olmasının etkili olabileceği değerlendiriliyor.
Sendikalardan daha yüksek banka vergisi çağrısı
HSBC’nin açıkladığı yüksek kâr rakamları, İngiltere’de bankaların daha fazla vergilendirilmesi gerektiğini savunan kuruluşların taleplerini yeniden gündeme taşıdı.
İngiltere Sendikalar Kongresi (TUC) Genel Sekreteri Paul Nowak, HSBC’nin finansal sonuçlarının bankacılık sektörünün daha yüksek vergileri karşılayabilecek durumda olduğunu gösterdiğini savundu.
Nowak, finans sektöründeki bazı lobilerin bütçede vergi artışlarını engellemeye çalıştığını belirterek bankaların kamu maliyesine daha fazla katkıda bulunabileceğini ifade etti.
New Economics Foundation ekonomistlerinden Abhijay Sood da HSBC’nin yüksek kârının, artan mortgage maliyetleriyle mücadele eden haneler açısından dikkat çekici olduğunu söyledi.
Sood, büyük bankaların kârlılığında tasarruf hesaplarına uygulanan düşük faizlerin ve İngiltere Merkez Bankası’nın geçmişteki parasal genişleme politikalarının etkili olduğunu savundu.
Hükümetin bankacılık sektörüne yönelik vergileri artırmasını olumlu karşılamakla birlikte, daha kapsamlı düzenlemelere ihtiyaç olduğunu belirtti.
Gözler çarşamba günü açıklanacak bütçede
İngiltere’de bankacılık sektörüne yönelik yeni vergilerin kapsamı, Maliye Bakanı John Healey’nin açıklayacağı bütçeyle netleşecek.
Özellikle bankalara uygulanan ek kurumlar vergisinde yapılabilecek değişiklikler, sektörün kârlılığı ve gelecekteki yatırım kararları açısından yakından takip ediliyor.
HSBC ise yüksek kâr açıklamasına ve olası vergi artışlarına rağmen İngiltere’deki genel merkezini koruyacağını bildirerek taşınma tartışmalarına son vermeyi amaçlıyor.











