İngiltere hükümeti, elektrikli otomobillerin yalnızca ulaşım aracı olarak değil, aynı zamanda elektrik depolayan ve şebekeye enerji sağlayan sistemler olarak kullanılmasını teşvik etmeyi değerlendiriyor. Yeni teknoloji sayesinde sürücüler, elektriğin ucuz olduğu saatlerde araçlarını şarj ederek talebin yüksek olduğu dönemlerde depoladıkları enerjinin bir bölümünü şebekeye satabilecek.
İngiltere’de elektrikli otomobil üreticilerine yönelik yeni bir teşvik sistemi gündemde. Hükümet, elektrikli araçların enerji şebekesine elektrik aktarabilmesini sağlayan çift yönlü şarj teknolojisinin yaygınlaştırılması amacıyla otomobil üreticilerine çeşitli avantajlar sunmayı değerlendiriyor.
Plan, hükümetin sıfır emisyonlu araçlara yönelik satış hedeflerini belirleyen Zero Emission Vehicle (ZEV) düzenlemesini yeniden gözden geçirdiği süreçte ele alınıyor.
Araçtan şebekeye enerji aktarımı anlamına gelen Vehicle-to-Grid (V2G) teknolojisi, elektrikli otomobillerin hareketli enerji depolama sistemleri olarak kullanılmasına olanak tanıyor.
Elektrikli otomobiller şebekeye elektrik satabilecek
V2G teknolojisi sayesinde elektrikli araçlar, enerji fiyatlarının daha düşük olduğu gece saatlerinde otomatik olarak şarj edilebiliyor. Elektrik talebinin arttığı ve fiyatların yükseldiği dönemlerde ise bataryada depolanan enerjinin bir bölümü yeniden elektrik şebekesine aktarılabiliyor.
Böylece araç sahipleri, uygun tarifeler ve gerekli teknik altyapının bulunması durumunda elektrik satarak gelir elde edebiliyor veya enerji faturalarını azaltabiliyor.
Benzer bir teknoloji olan Vehicle-to-Home (V2H) ise elektrikli otomobil bataryasında depolanan enerjinin evde kullanılmasını sağlıyor.
Bu sistemlerin yaygınlaşması, özellikle rüzgâr ve güneş enerjisi üretiminin düşük olduğu dönemlerde elektrik şebekesinin dengelenmesine yardımcı olabilir.
Doğalgaz santrallerine duyulan ihtiyaç azalabilir
Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimi hava koşullarına bağlı olarak değişiklik gösterebiliyor. Rüzgârın az olduğu veya güneş enerjisi üretiminin düştüğü dönemlerde elektrik talebini karşılamak için doğalgaz santrallerinin devreye alınması gerekebiliyor.
Milyonlarca elektrikli otomobilin bataryasında depolanan enerjinin gerektiğinde şebekeye aktarılması, bu tür dönemlerde ek elektrik kaynağı sağlayabilir.
Elektrikli araçların akıllı şarj tarifeleriyle elektrik fiyatlarının düşük olduğu saatlerde şarj edilmesi ise hâlihazırda kullanılan bir uygulama. Ancak V2G teknolojisi, araçların yalnızca elektrik tüketmesini değil, gerektiğinde elektrik sağlamasını da mümkün kılıyor.
Üreticilere teşvik verilmesi tartışma yarattı
Hükümetin değerlendirdiği düzenlemeye göre otomobil üreticileri, V2G teknolojisine sahip araç sattıklarında ek kredi kazanabilecek.
Söz konusu krediler, üreticilerin sıfır emisyonlu araç satış hedeflerini karşılamasına yönelik hesaplamalarda kullanılabilecek. Böylece üreticiler, hedefleri tutturamamaları durumunda karşılaşabilecekleri cezalardan kaçınırken daha fazla benzinli araç satma imkânı elde edebilecek.
Cuma günü sona eren hükümet istişare sürecinde ele alınan bu öneri, çevre kuruluşlarının eleştirilerine neden oldu.
Çevre örgütleri, teşviklerin elektrikli araç kullanımını artırmak yerine benzinli otomobil satışlarını kolaylaştırabileceği uyarısında bulundu.
Hükümetin ZEV kapsamındaki elektrikli araç satış hedeflerini düşürmeye hazırlandığı belirtilirken, çevre kuruluşları olası politika değişikliklerinin 2050 yılına kadar atmosfere ilave 147 milyon ton karbon salımına yol açabileceği endişesini dile getiriyor.
“Teşvikten sürücüler yararlanmalı”
Elektrikli araçlara geçiş sürecini takip eden New AutoMotive düşünce kuruluşunun yöneticisi Ben Nelmes, V2G teknolojisinin elektrik şebekesini dengeleme ve enerji faturalarını düşürme açısından önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.
Ancak Nelmes, otomobil üreticilerinin yalnızca araçlara bu teknolojiyi yerleştirdikleri için değil, sistemin gerçekten kullanılması durumunda ödüllendirilmesi gerektiğini savundu.
Önerilen sistem kapsamında üreticilerin, yaklaşık 4 bin sterlin değerinde bir veya iki ek kredi kazanabileceğini belirten Nelmes, bunun araç başına binlerce sterlinlik avantaj sağlayabileceğini ifade etti.
Nelmes, gerekli donanımın maliyetinin birkaç yüz sterlin düzeyinde olmasına karşılık sürücülerin büyük bölümünün V2G sistemini kullanabilmek için gereken pahalı şarj cihazlarına sahip olmadığını vurguladı.
Teşviklerden asıl yararlanması gerekenlerin otomobil üreticilerinin hissedarları değil, sürücüler ve elektrik faturası ödeyen tüketiciler olduğunu söyledi.
Elektrikli araç sahipleri yılda 620 sterlin tasarruf edebilir
V2G teknolojisi bazı Avrupa ülkelerinde hâlihazırda kullanılıyor.
İngiltere’de Octopus Energy, Fransa’da Renault ve Almanya’da BMW aracılığıyla bazı elektrikli otomobil kullanıcıları depoladıkları elektriği şebekeye geri satabiliyor.
The Guardian’ın haberine göre Octopus Energy, bu hizmet sayesinde sürücülerin yılda 620 sterline kadar tasarruf edebileceğini öne sürüyor.
Ancak söz konusu tasarruf miktarı, kullanılan araç, şarj sistemi, elektrik tarifesi ve enerji tüketim alışkanlıklarına göre değişebiliyor.
Sürücü temsilcilerinden erken teşvik uyarısı
Electric Vehicle Association England yöneticisi Vicky Edmonds, İngiltere’de milyonlarca elektrikli otomobil kullanıcısı bulunmasına rağmen V2G ve benzeri enerji depolama teknolojilerinden yararlananların sayısının oldukça sınırlı olduğunu belirtti.
Edmonds, tüketicilerin öncelikle elektrikli otomobillerin satın alma maliyeti, şarj giderleri ve günlük ihtiyaçlarına uygunluğu gibi konulara odaklandığını söyledi.
Teknolojinin geniş ölçekte gerçek kullanım koşullarında henüz yeterince denenmediğini savunan Edmonds, üreticilere daha az elektrikli araç satmalarına imkân tanıyabilecek krediler verilmesinin erken olduğunu ifade etti.
2050 yılında elektrik talebinin dörtte birinden fazlasını karşılayabilir
İngiltere elektrik şebekesinin dengelenmesinden sorumlu National Energy System Operator (NESO), V2G teknolojisinin uzun vadede önemli bir enerji kaynağına dönüşebileceğini öngörüyor.
NESO’nun yayımladığı tahminlere göre elektrikli otomobillerden şebekeye sağlanabilecek güç, 2030 yılında 1,2 gigavata ulaşabilir. Bu kapasite, talep üzerine elektrik sağlayabilen bir santralin gücüne eşdeğer olabilir.
2050 yılına gelindiğinde ise V2G sistemlerinin sağlayabileceği kapasitenin 41 gigavata kadar çıkabileceği tahmin ediliyor.
Bu miktar, İngiltere’nin en yüksek elektrik talebinin dörtte birinden fazlasını karşılayabilecek düzeyde.
Ancak söz konusu tahminlerin gerçekleşmesi, çift yönlü şarj teknolojisinin yaygınlaşmasına, gerekli altyapının kurulmasına ve sürücülerin sisteme katılımına bağlı olacak.











