Kendi Hayatının Seyircisi Olmak
Sabah pencereden içeri sızan ışığın, perdenin kenarında ince bir çizgi hâlinde uzayıp gitmesini düşün. Her sabah o çizgi, evin duvarına küçük bir sahne çizer aslında.
Read moreSabah pencereden içeri sızan ışığın, perdenin kenarında ince bir çizgi hâlinde uzayıp gitmesini düşün. Her sabah o çizgi, evin duvarına küçük bir sahne çizer aslında.
Read moreZaman dediğimiz şey aslında nedir? Hani sabah alarmla uyanıyoruz ya o sesin bize hatırlattığı şey saat mi, yoksa hayatımızdan koca bir günü daha eksilttiği mi?
Read moreMetroda yanımda 8-9 yaşlarında bir çocuk oturuyordu. Kucağında buruşturulmuş bir defter, defterin kenarına eğri büğrü harflerle yazılmış bir cümle: “Ben yapabilirim.”
Read moreBazı duygular vardır, size çok tanıdık gelir. Bir kokuyu, bir bakışı, bir sesi anımsatır. O tanıdıklık, sanki evinizin kapısından içeri girmişsiniz gibi bir his yaratır. Ama her tanıdık olan, gerçekten ev gibi midir?
Read moreHayat çoğu zaman bize ait olmayan yüklerle doludur. Aileden, toplumdan, ilişkilerden ve çocukluktan kalan beklentiler... Biz farkında bile olmadan o yükleri sahipleniriz.
Read moreDiyelim ki bir arkadaş grubundasın. Her buluşmada içlerinden biri, lafı sana dokundurmadan geçemiyor. Kilonla dalga geçiyor belki, ya da ses tonunla… Belki de “senin hayallerin de amma çocukça” diyerek gülüyor, diğerlerini de güldürüyor.
Read moreGeçen sabah marketten dönerken apartmanın giriş kapısına geldim. Anahtarı çıkarırken arkamdan bir ayak sesi duydum. Komşum geliyordu. Kapıyı biraz daha araladım, elimle tuttum.
Read more