İngiltere, Birleşmiş Milletler’de yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı krizinin enerji, gıda ve ekonomik güvenlik açısından dünya genelinde ciddi sonuçlar doğurduğunu vurguladı
Foreign, Commonwealth & Development Office tarafından yayımlanan açıklamaya göre, İngiltere’nin BM Ekonomik ve Sosyal Konseyi (ECOSOC) Daimi Temsilcisi Helen King, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan krizin dünya genelinde ciddi ekonomik ve insani etkiler yarattığını söyledi.
15 Mayıs’ta New York’taki United Nations Economic and Social Council toplantısında konuşan King, krizin etkilerinin özellikle Küresel Güney ülkelerinde daha ağır hissedildiğini belirtti.
“Milyonlarca insanın hayatı zorlaşıyor”
Helen King konuşmasında, petrol, doğalgaz ve gübre maliyetlerindeki artışın dünya genelinde yaşam koşullarını ağırlaştırdığını ifade etti.
King açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:
“Hürmüz Boğazı’ndaki kriz dünya genelinde sorunları tetikledi. Bunun en ağır etkileri Küresel Güney’de hissediliyor.
Petrol, gaz ve gübre maliyetlerindeki yükseliş, artan faiz oranları, aksayan para transferleri ve yerinden edilmelerin artması milyonlarca insanın hayatını daha da zorlaştırıyor.”
“Gıda ve enerji güvenliği tehdit altında”
İngiliz diplomat, mevcut durumun:
- Gıda güvenliğini,
- Enerji güvenliğini,
- Küresel ekonomik istikrarı tehdit ettiğini söyledi.
Ayrıca yaşanan gelişmelerin kalkınma süreçlerinde ciddi gerilemelere yol açabileceği uyarısında bulundu.
İngiltere dört başlıkta harekete geçti
İngiltere’nin kriz karşısında birçok alanda çalışma yürüttüğünü belirten Helen King, atılan adımları dört ana başlık altında açıkladı.
Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması için diplomasi
King, İngiltere’nin müttefikleriyle birlikte diplomatik girişimlerini sürdürdüğünü belirterek:
- Hürmüz Boğazı’nın tamamen yeniden açılması,
- Seyrüsefer özgürlüğünün sağlanması,
- Ticari gemi taşımacılığının yeniden başlaması için çalıştıklarını söyledi.
İngiltere, böylece:
- Yakıt,
- Gübre,
- Temel ürünlerin ihtiyaç duyulan ülkelere yeniden ulaştırılmasını hedefliyor.
Dünya Bankası ve IMF ile acil finansman görüşmeleri
İkinci başlık kapsamında İngiltere’nin:
- World Bank,
- International Monetary Fund (IMF),
- Bölgesel kalkınma bankalarıyla birlikte çalıştığı açıklandı.
Amaç, krizden en ağır etkilenen ülkelere yönelik acil finansman kaynaklarını devreye sokmak olarak açıklandı.
Helen King, önceden hazırlanan finansman mekanizmalarının ekonomilerin istikrar kazanmasına yardımcı olacağını söyledi.
Gıda ve gübre tedarik zincirleri izleniyor
İngiltere’nin üçüncü çalışma alanının ise gıda ve gübre tedarik zincirleri olduğu belirtildi.
King:
- Tedarik zincirlerindeki risklerin haritalandırıldığını,
- Olası kıtlıklara karşı dayanıklılığın artırılmaya çalışıldığını söyledi.
İngiltere ayrıca:
- İhracat yasaklarının önlenmesi,
- Uzun vadeli temiz enerji yatırımları,
- Sürdürülebilir tarım,
- Daha verimli gübre teknolojileri üzerine çalışmalar yürütüldüğünü açıkladı.
“Fosil yakıta bağımlılık azaltılmalı”
Helen King konuşmasında, yaşanan krizin ithal fosil yakıtlara aşırı bağımlılığın risklerini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.
İngiltere öncülüğündeki Global Clean Power Alliance girişiminin:
- Temiz enerji yatırımlarının önündeki engelleri kaldırmak,
- Yenilenebilir enerji dönüşümünü hızlandırmak için çalıştığını belirtti.
BM’ye koordinasyon çağrısı
İngiltere, Birleşmiş Milletler’in kriz karşısında daha koordineli hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
King:
- BM kuruluşları,
- Uluslararası finans kuruluşları,
- Kalkınma bankalarının ortak sistematik yanıt geliştirmesinin kritik önemde olduğunu söyledi.
İngiltere ayrıca:
- World Trade Organization (WTO),
- Food and Agriculture Organization (FAO),
- United Nations Conference on Trade and Development (UNCTAD) tarafından yürütülen çalışmaları memnuniyetle karşıladığını açıkladı.
Yeni konferanslar yolda
İngiltere’nin önümüzdeki hafta düzenlenecek Küresel Ortaklıklar Konferansı ile yaklaşan Afrika ve Asya Kalkınma Bankası toplantılarında da yeni adımlar için çağrı yapmaya devam edeceği belirtildi.
kaynak: GOV

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON











