İngiltere’de iş görüşmelerinde yapay zekâ kullanımı artıyor. İşverenlerin yüzde 92’si işe alımda uygunsuzluk bildirdi.
The Guardian’da yayımlanan habere göre, İngiltere’de iş başvuruları ve mülakatlarda izinsiz yapay zekâ kullanımı giderek yaygınlaşıyor. İşverenlerin yüzde 92’si işe alım süreçlerinde uygunsuz davranışlarla karşılaştığını veya bunlardan şüphelendiğini bildirirken, uzmanlar yapay zekâ destekli yanıtların kolaylıkla fark edilebildiğini belirtiyor.
İngiltere’de iş görüşmelerinde ve işe alım süreçlerinde yapay zekâ araçlarının izinsiz kullanımı rekor seviyeye ulaştı. İşverenler, özellikle çevrim içi mülakatlarda adayların sorulara yapay zekâ yardımıyla yanıt verdiğini giderek daha sık tespit ediyor.
The Guardian gazetesinde yayımlanan habere göre, İngiltere’nin önde gelen mezun istihdamı kuruluşlarından Institute of Student Employers (ISE) tarafından gerçekleştirilen araştırma, işe alım süreçlerinde uygunsuz davranışların son yılların en yüksek seviyesine çıktığını ortaya koydu.
Araştırmada, izinsiz yapay zekâ kullanımı işverenlerin en sık karşılaştığı sorun olarak öne çıktı.
İşverenlerin yüzde 92’si uygunsuz davranış bildirdi
ISE’nin yıllık araştırmasına göre, işverenlerin yüzde 92’si işe alım ve aday değerlendirme süreçlerinde uygunsuz davranışlardan şüphelendiğini veya bu tür davranışları doğruladığını belirtti.
Bu oran bir önceki yıl yüzde 85, iki yıl önce ise yüzde 78 seviyesindeydi.
Araştırmaya katılan işverenlerin yüzde 66’sı, en az bir mezun adayın iş görüşmesinde yapay zekâyı izinsiz kullandığı bir olayla karşılaştığını bildirdi.
ISE’nin 290 kurumsal üyesi arasında Marks & Spencer, Rolls-Royce ve Accenture gibi büyük şirketler bulunuyor. Ancak kuruluş, yapay zekâ destekli mülakatlarla karşılaşan şirketlerin isimlerini açıklamadı.
İşverenler yapay zekâ kullanımını nasıl fark ediyor?
Manchester merkezli Digitalent işe alım ajansının yöneticisi Chris Morrow, özellikle video görüşmelerinde adayların yapay zekâ kullandığının çeşitli davranışlardan anlaşılabildiğini söyledi.
Yapay zekâ sektörüne personel sağlayan Morrow, bazı adayların mülakat sırasında soruları dinleyerek gerçek zamanlı yanıt önerileri hazırlayan uygulamalardan yararlandığını belirtti.
Ancak bu yöntemlerin görüşme sırasında dikkat çektiğini ifade eden Morrow, adayların yanıt vermeden önce beklemesinin, konuşmayı uzatmak için kalıplaşmış ifadeler kullanmasının ve doğal olmayan derecede resmî bir dil benimsemesinin şüphe uyandırdığını anlattı.
Morrow’a göre yapay zekâdan yardım alan adaylar, sistemin yanıt üretmesini beklerken zaman kazanmak amacıyla sıklıkla sorunun iyi olduğunu belirten ifadeler kullanıyor.
Bazı adayların konuşma biçiminin bir metin okuyucudan yazı takip ediyormuş izlenimi verdiğini belirten Morrow, ajansının bu tür durumlarda genellikle görüşmeyi sonlandırdığını söyledi.
Morrow, izinsiz yapay zekâ kullanımını hile olarak değerlendirdiklerini ve bu adayların sonraki değerlendirme aşamasına geçemediğini ifade etti.
Yapay zekâ yalnızca mülakatlarda kullanılmıyor
ISE araştırması, yapay zekâ kullanımının iş görüşmelerinin yanı sıra başvuru sürecinin farklı aşamalarına da yayıldığını gösterdi.
Araştırmaya göre işverenlerin yüzde 47’si adayların çevrim içi değerlendirmeleri tamamlamak için yapay zekâyı uygunsuz biçimde kullandığını bildirdi.
Yapay zekânın çevrim içi başvuru sorularını yanıtlamak için kullanılması da tespit edilen davranışlar arasında yer aldı.
Özgeçmiş ve ön yazı hazırlanmasında yapay zekânın uygunsuz kullanımını bildirenlerin oranı ise yüzde 10 olarak açıklandı.
Araştırmadaki bulgular, yapay zekâ kullanımının her durumda yasak olduğu anlamına gelmiyor. İşverenlerin sorun olarak değerlendirdiği durumlar, adayların değerlendirme kurallarına aykırı biçimde veya izin almadan bu teknolojiden yararlanmasıyla ilgili.
Yanıltıcı başvurular yanlış işe yerleşmeye neden olabilir
ISE Üst Yöneticisi Stephen Isherwood, iş görüşmelerinde adayların kendi bilgi ve yeteneklerini olduğundan farklı göstermesinin uzun vadede kendileri açısından da olumsuz sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulundu.
Isherwood, adayların gerçek yetkinliklerini yansıtmayan yanıtlarla işe alınmaları halinde kendilerine uygun olmayan pozisyonlarda çalışmak zorunda kalabileceklerini belirtti.
İş arayanların başvurdukları şirketi ve pozisyonun gerekliliklerini iyi araştırmaları gerektiğini vurgulayan Isherwood, işverenlerin mülakatlarda adayların işi ne kadar anladığını görmek istediğini ifade etti.
Mezun istihdamında yüzde 4’lük artış
Araştırma, yapay zekânın mezunların iş bulma olanakları üzerindeki etkisine ilişkin dikkat çekici veriler de ortaya koydu.
ISE’nin 2026 araştırmasına göre İngiltere’de mezun işe alımları, geçen yıl kaydedilen yüzde 8’lik düşüşün ardından bu yıl yüzde 4 arttı.
İşverenler, gelecek 12 ayda mezun istihdamının yüzde 7 daha artmasını bekliyor.
Ancak şirketler arasında işe alım politikaları bakımından önemli farklılıklar bulunuyor.
Araştırmaya katılan işverenlerin yüzde 40’ı mezun işe alımlarını azaltırken, yüzde 45’i artırdı. Yüzde 15’i ise mevcut işe alım seviyesini korudu.
İşe alımlardaki belirsizliğin nedeni yapay zekâ mı?
Yapay zekânın bazı görevleri otomatikleştirebilmesi ve insan gücüne duyulan ihtiyacı azaltabilmesi, özellikle üniversite mezunlarının gelecekteki istihdam olanakları konusunda endişelere neden oluyor.
Ancak ISE Üst Yöneticisi Stephen Isherwood, şirketlerin mezun işe alımlarını azaltmasının mevcut durumda doğrudan yapay zekâ kullanımından kaynaklanmadığını söyledi.
Isherwood, işe alım kararlarını etkileyen temel unsurun ekonomik belirsizlik olduğunu belirtti.
İngiltere’deki ekonomik koşulların işverenler açısından zorlu olmaya devam ettiğini ifade eden Isherwood, yapay zekânın mezun istihdamı üzerindeki daha belirgin etkilerinin önümüzdeki iki veya üç yıl içinde ortaya çıkabileceğini değerlendirdi.
Araştırma sonuçları, İngiltere’de işverenlerin işe alım süreçlerinde yapay zekânın izinsiz kullanımına karşı daha dikkatli hale geldiğini ancak teknolojinin mezun istihdamını ne ölçüde değiştireceğinin henüz kesinleşmediğini gösteriyor.










