İngiltere’de vatandaşlık başvuruları, göçmenlerin statülerini güvence altına alma arayışları ve göç yasalarında yapılması planlanan sert değişikliklerin yarattığı belirsizlik nedeniyle tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.
İçişleri Bakanlığı (Home Office) tarafından açıklanan verilere göre, Haziran 2026’da sona eren 12 aylık dönemde toplam 315 bin 224 İngiliz vatandaşlığı başvurusu yapıldı. Bu sayı, verilerin toplanmaya başladığı 2004 yılından bu yana kaydedilen en yüksek yıllık başvuru miktarı olarak kayıtlara geçti.
Göç Yasalarında “Sürekli Oturum” Düzenlemesi Başvuruları Tetikledi
Başvuru patlaması, İşçi Partisi hükümetinin göç yasalarında kapsamlı bir reforma hazırlandığı bir döneme denk geldi. Yapılması planlanan düzenlemeler, vatandaşlık başvurusunun ön şartı olan “Sürekli Oturum” (Indefinite Leave to Remain – ILR) alma şartlarını zorlaştırıyor. Mevcut sistemde yabancı ülke vatandaşları İngiltere’de 5 yıl ikamet ettikten sonra ILR başvurusunda bulunabilirken, Kasım 2025’te açıklanan teklifler uyarınca bu sürenin bazı durumlarda iki katına çıkarılması (10 yıla yükseltilmesi) öngörülüyor.
İngiltere yasalarına göre, ILR statüsüne sahip olan göçmenler bu hakkı elde ettikten 12 ay sonra vatandaşlığa başvurma hakkı kazanıyor.
Sürekli Oturum İzinlerinde de Dikkat Çeken Artış
Veriler, Haziran 2026’ya kadarki bir yıllık süreçte verilen ILR sayısının %24 artarak 199 bin 628’e ulaştığını gösteriyor. Bu rakam, Haziran 2011’den bu yana görülen en yüksek yıllık toplam oldu. İçişleri Bakanlığı yetkilileri, vatandaşlık başvurularındaki uzun vadeli artışın, geçmiş yıllarda sürekli oturum izni alan kişilerin kademeli olarak vatandaşlığa geçiş yapmasından kaynaklandığını belirtti.
Uzman Görüşü: “Belirsizlik Vatandaşlık Talebini Artırıyor”
Oxford Üniversitesi Göç Gözlemevi (Migration Observatory) araştırmacılarından Nuni Jorgensen, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Araştırmalar, yasal süreçlerdeki ve gelecekteki belirsizliklerin göçmenleri durumlarını resmileştirmeye ve vatandaşlık alarak statülerini garantiye almaya yönelttiğini gösteriyor. Vatandaşlık başvurularındaki bu artış, aynı zamanda Brexit öncesinde yükselişe geçen AB dışı göçün ve 2021’den itibaren vatandaş olmayı seçen AB dışı göçmen oranındaki kademeli artışın bir yansımasıdır.”











