Birleşik Krallık’ın yeni Başbakanı Andy Burnham’ın, Keir Starmer döneminde hazırlanan dijital kimlik kartı uygulamasını rafa kaldırarak kaynakları hayat pahalılığıyla mücadeleye yönlendirmesi bekleniyor.
Birleşik Krallık’ta başbakanlık görevini devralmaya hazırlanan Andy Burnham’ın, önceki Başbakan Keir Starmer döneminde hazırlanan dijital kimlik kartı uygulamasını iptal edeceği bildirildi. Burnham’a yakın kaynaklara göre yeni hükümet, dijital kimlik sistemi için ayrılması planlanan kaynakları hayat pahalılığıyla mücadele kapsamında vatandaşlara yönelik destek programlarına yönlendirmeyi hedefliyor.
Öncelikler değişiyor
Burnham ekibi, yeni hükümetin ilk icraatlarından birinin vatandaşların günlük yaşamında doğrudan hissedilecek ekonomik desteklere öncelik vermek olacağını belirtti.
Yapılan açıklamada, ulusal dijital kimlik sistemi için harcanması planlanan zaman ve kaynakların, özellikle hayat pahalılığıyla mücadele başta olmak üzere kamuoyunun öncelikli gördüğü alanlara aktarılacağı ifade edildi.
Açıklamada ayrıca hükümetin karar alma süreçlerinde yetkiyi Whitehall’da toplamak yerine yerel yönetimlere daha fazla söz hakkı vermeyi amaçladığı vurgulandı.
Dijital kimlik sistemi tartışmalara neden olmuştu
Keir Starmer, dijital kimlik kartı planını Eylül 2025’te, yasa dışı çalışmayla mücadele kapsamında duyurmuştu.
“Brit Card” adı verilen sistemin, Birleşik Krallık’ta çalışma hakkını kanıtlaması gereken kişiler için zorunlu olması ve 2029 yılına kadar kademeli olarak uygulamaya alınması planlanıyordu.
Dijital kimlik kartlarında kişilerin;
- adı ve soyadı,
- doğum tarihi,
- uyruğu,
- oturum durumu,
- fotoğrafı
gibi bilgilerin yer alması öngörülüyordu.
Starmer hükümeti, uygulamanın yasa dışı çalışmayı önlemeye ve sınır güvenliğini güçlendirmeye katkı sağlayacağını savunmuştu.
Kamuoyundan yoğun tepki gelmişti
Dijital kimlik sistemi açıklandıktan sonra başlatılan imza kampanyasına yaklaşık 3 milyon kişi destek verdi.
Muhalefet partileri ve sivil toplum kuruluşları, uygulamanın kişisel verilerin korunması ve mahremiyet açısından ciddi riskler taşıdığı görüşünü dile getirdi.
Liberal Demokratlar, vatandaşların günlük yaşamlarını sürdürebilmek için kişisel verilerini paylaşmaya zorlanmasına karşı olduklarını açıkladı.
Open Rights Group ise sistemin yaygın bir dijital gözetim altyapısına dönüşebileceği uyarısında bulundu.
Maliyet tartışması sürüyor
Dijital kimlik sisteminin kamuya ne kadar maliyet getireceği konusunda ise kesin bir rakam bulunmuyor.
Office for Budget Responsibility (OBR) projenin yaklaşık 1,8 milyar sterline mal olabileceğini öngörürken, Starmer hükümeti bu tahmini kabul etmemişti.
The Guardian’ın haberine göre, artan eleştiriler üzerine hükümet, bu yılın başlarında uygulamayı yeniden gözden geçirerek dijital kimlik kullanımının zorunlu değil gönüllü olacağını açıklamış, çalışanların pasaport gibi mevcut belgelerle kimlik doğrulaması yapabilmesine imkân tanımıştı.
Yasa dışı çalışmayla mücadele sürecek
Burnham’a yakın kaynaklar, dijital kimlik projesinden vazgeçilmesine rağmen yasa dışı çalışmayla mücadelenin devam edeceğini belirtti.
İşverenler için çalışma hakkı kontrollerinin zorunlu olmaya devam edeceği, hazırlanacak yeni düzenlemeyle teslimat kuryeleri ve gig ekonomisinde çalışan kişilerin de doğrulama sistemine dâhil edilmesinin planlandığı ifade edildi.
Öte yandan Burnham’ın Whitehall’da planladığı yeniden yapılanma kapsamında Bilim, İnovasyon ve Teknoloji Bakanlığı’nın (Department for Science, Innovation and Technology) görevlerinin büyük bölümünün daha güçlü bir iş ve ticaret bakanlığı çatısı altında toplanmasının da değerlendirildiği bildirildi.

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON











