Avrupa’daki ülkeler mültecilerin durumlarını yeniden değerlendirirken, Esad rejiminin düşmesinin ardından bazı mültecileri ülkelerine geri göndermek istiyor.
Dışişleri Bakanı David Lammy, Esad rejiminin düşmesinin Avrupa ve İngiltere’ye göçmen akınına yol açabileceği uyarısında bulunurken, İngiltere tüm Suriyeli sığınma başvurularını askıya aldı.
İçişleri Bakanlığı, Suriye’deki gelişmeleri değerlendirirken, kararları durdurduğunu açıkladı. Birçok Avrupa ülkesi de aynı yönde adımlar attı.
Eylül ayı itibariyle Birleşik Krallık’ta sığınma talepleri hakkında karar verilmesini bekleyen 6,502 Suriyeli bulunuyordu ve bunların çoğu son 12 ay içinde geldi. İç savaşın başladığı 2011 yılından bu yana 27,000’den fazla Suriyeli, Birleşik Krallık’ta sığınma talebinde bulundu ve bunların büyük çoğunluğu kabul edildi. Geçen yıl Suriyelilerden gelen tüm taleplerin yüzde 99’u kabul edildi.
Gölge Adalet Bakanı Robert Jenrick, Suriyeliler tarafından Birleşik Krallık’ta yapılan sığınma taleplerinin birçoğunun “artık temelsiz olacağını” söyledi. Jenrick, “Hükümet, sığınma talepleri artık temelsiz olan Suriyelilerin geri dönüşlerini derhal kolaylaştırmalıdır” diye ekledi.
Lammy, Avam Kamarası’nda milletvekillerine yaptığı bilgilendirmede, Esad’ın devrilmesinden sonra pek çok Suriyelinin ülkelerine dönmek isteyeceğini ancak ortada mülteci akınına yol açabilecek pek çok belirsizlik olduğu uyarısında bulundu.
Lammy, “Esad’ın gitmesi barışın garantisi değildir. Bu, Suriyeliler ve bölge için bir fırsat olduğu kadar bir tehlike anıdır. Suriye’deki insani durum vahimdir ve yaklaşık 17 milyon insan yardıma muhtaç durumdadır. Milyonlarca kişi mülteci konumunda olup, bu kişilerin büyük bir kısmı halen komşu ülkeler Türkiye, Lübnan ve Ürdün’de bulunmaktadır” şeklinde uyardı.
İçişleri Bakanı Yvette Cooper, Esad rejiminin düşmesinin ardından “Suriye’deki durum son derece hızlı ilerlediği için” başvuruları durdurma kararı alındığını söyledi. Cooper şöyle dedi: “Bazı insanların Suriye’ye geri döndüğünü gördük. Ayrıca yakından izlememiz gereken çok hızlı ilerleyen bir durum var. Bu nedenle Almanya, Fransa ve diğer ülkeler gibi biz de, İçişleri Bakanlığı mevcut durumu gözden geçirip izlerken, Suriye’den gelen vakalarla ilgili sığınma kararlarını durdurduk.”
İçişleri Bakanlığı yetkilileri bu kararın alınmasında, Suriyelilerin sığınma taleplerinin rejim değişikliğinin ardından temelden değişen olgulara dayanmasının etkili olduğunu söyledi. Bir kaynak, “Sistemdeki başvuruların çoğu Esad’dan kaçma temeline dayanıyor. Ülkenin şu anki haliyle güvenliğine ilişkin bir değerlendirme yaparken duraklamamız gerekiyor” dedi.
Almanya, Fransa ve aralarında İtalya’nın da bulunduğu en az dört Avrupa ülkesi, Esad rejiminin çökmesinin ardından Suriye vatandaşlarının iltica başvurularını işleme koymayı durdurduklarını açıkladı.
Yunanistan da Avrupa’daki Suriyeli mültecilerin isyancıların zaferinden cesaret alarak “tam bir güvenlik içinde” evlerine dönmelerini umduğunu söyledi.
Kısa bir süre sonra 80,000 Suriyeli mülteciye ve daha zayıf “ikincil koruma” statüsüne sahip 15,000 mülteciye ev sahipliği yapan Avusturya, Suriye vatandaşlarından gelen 7,300 açık iltica başvurusu üzerindeki çalışmalarını durdurdu.
Pazartesi günü boyunca Fransa, İsveç, Danimarka ve Norveç de Suriye’den gelen mevcut sığınma başvurularını dondurdu.
Avrupa Komisyonu henüz “güvenli ve onurlu” bir geri dönüş için gerekli zemini görmediğini söylese de, Alman sağındaki politikacılar halihazırda Almanya’da bulunanların Suriye’ye geri dönmeye teşvik edilmesi gerektiğini savunmaya başladı.
Federal Meclis’in dış ilişkiler komisyonunun SPD’li başkanı Michael Roth, “Olayları popülist bir şekilde ısıtmaya devam etmemeliyiz” dedi.
Roth, İslamcı Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ) milisleri ve müttefiklerinin Esad’a karşı kazandıkları yıldırım askeri zaferin ardından ülkede istikrarı yeniden sağlayıp sağlayamayacaklarını söylemek için henüz çok erken olduğunu öne sürdü. HTŞ’nin cihatçı ideolojisini gerçekten terk edip etmediğini sorguladı.



ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON











