16 Nisan 2026
Spencer West LLP ve Gherson Solicitors’dan ILR tartışmalarına sert tepki
Nigel Farage ve Reform UK’ün süresiz oturum (ILR) çıkışına İngiliz hukukçulardan dikkat çeken yanıt geldi. Uzmanlar, göçmenlere tanınan hakların tartışmaya açılmasının yalnızca bireyleri değil, İngiltere’nin hukuki güvenilirliğini ve sistemin bütünlüğünü de riske atabileceğini vurguladı.

ILR TARTIŞMASI BÜYÜYOR: HUKUKÇULARDAN KRİTİK UYARI
İngiltere’de süresiz oturum hakkı (Indefinite Leave to Remain – ILR) üzerine siyasi tartışmalar sürerken, iki önde gelen hukuk bürosundan gelen açıklamalar dikkat çekti. Sabah saatlerinde Nigel Farage ve Reform UK tarafından yapılan yorumların ardından, iki göçmenlik hukukçusunun değerlendirmeleri kamuoyuyla paylaşıldı.
Açıklamalar, iletişim danışmanı Giselle Daverat tarafından servis edildi.
FARAGE’IN SÖZLERİNE HUKUKİ YANIT
Lawrence Lupin (Ortak, Spencer West LLP) sabah saatlerinde yapılan açıklamaları değerlendirerek şu görüşleri dile getirdi: Farage’ın açıklamaları, 2021 sonrası İngiltere’ye gelen göçü ve gelecekteki yerleşim hakkını “Boris dalgası” ve “ekonomik bir yük” olarak tanımlamakta ve bunun ILR’ye erişimin sınırlandırılmasıyla çözülebileceğini öne sürmektedir. Etkili göç kontrolü meşru bir hedef olmakla birlikte, bu nitelendirmenin hukuki ve ekonomik gerçekliği tam olarak yansıtıp yansıtmadığı sorgulanmalıdır.
Bu yaklaşım, aşırı basitleştirme riski taşımakta ve siyasi söylem niteliği taşıyabilir. Söz konusu kişiler, göç kuralları çerçevesinde yıllarca yasal olarak ülkede bulunmuş, çalışmış ve katkı sağlamış bireylerdir. Birçoğu ekonomik olarak aktif, vergi ödeyen ve iş gücü açığı bulunan sektörleri destekleyen kişilerdir.
Bu grubu yalnızca “ekonomik yük” olarak tanımlamak, ekonomik büyümedeki rollerini ve mali katkılarını göz ardı etmek anlamına gelir. Ayrıca yerleşim haklarının geriye dönük olarak sınırlandırılmasına yönelik herhangi bir girişim son derece karmaşık olacak, ciddi hukuki sonuçlar doğuracak ve iş gücü istikrarı ile sisteme duyulan güveni zedeleme riski taşıyacaktır. Etkili kontrol ile iş dünyasına güven veren dengeli bir göç politikası, planlama ve yatırım açısından hâlâ büyük önem taşımaktadır.
“EKONOMİK YÜK” SÖYLEMİ GERÇEĞİ YANSITMIYOR
Lisa Uttley (Göçmenlik Ortağı, Gherson Solicitors) ise ILR’nin “ekonomik yük” olarak nitelendirilmesine karşı çıkarak şu değerlendirmede bulundu: Süresiz oturum verilmesinin “ekonomik bir yük” yaratacağı yönündeki öneri, oldukça karmaşık bir konuyu aşırı basitleştirme riski taşımaktadır. Bu yaklaşım, 2021 sonrası göç akışlarının yapısını ve Birleşik Krallık’taki yerleşim sisteminin hukuki çerçevesini doğru yansıtmamaktadır. Bu dönemde gelen bireylerin önemli bir kısmı çalışma yolları üzerinden ülkeye gelmiş ve sağlık, teknoloji ile altyapı gibi kritik sektörlerdeki beceri açıklarını kapatmıştır.
Bu kişiler yalnızca ekonomik olarak aktif değil, aynı zamanda vergi sistemine katkı sunmakta ve mevcut göç kuralları kapsamında süresiz oturuma giden yapılandırılmış yollarda ilerlemektedir. Bu sistemler ekonomik büyümeyi desteklemek üzere tasarlanmıştır. Öte yandan Birleşik Krallık’ın Birleşmiş Milletler Mülteci Sözleşmesi kapsamında açık uluslararası yükümlülükleri bulunmaktadır. Mülteci statüsü verilen bireylerin korunması ve topluma entegrasyonu bu yükümlülüklerin bir parçasıdır ve süresiz oturum bu sürecin kritik bir unsurudur. Yerleşim haklarının kaldırılması ya da köklü şekilde değiştirilmesine yönelik herhangi bir adım; iş gücü istikrarı, hukuki öngörülebilirlik ve Birleşik Krallık’ın küresel yetenekler ile yatırım açısından güvenilir bir ülke olma konumu hakkında ciddi soru işaretleri doğuracaktır.
GD Public Relations Limited’in Kurucusu
Hukuk, Dava ve İtibar Yönetimi Halkla İlişkiler Hizmetleri
Cep: +44 (0)7415 376 440

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON











