İngiltere başbakanı Theresa May’in açıkladığı Avrupa Birliği’nden ayrılık planına dair detaylar, 47. Davos Zirvesi’nde de tartışıldı.
İngiltere’yi bekleyen Brexit görüşmelerine dair uzmanların görüşleri şöyleydi:
Ryan Heath, AB muhabiri, Politico: “Yunanistan’da ne olduğuna bakarsanız, son beş yıl içinde uygulanan kurtarma paketlerinin durumuna bakarsanız, 27 ülkenin 1 ülkeye karşı birbirinin yanında olduğunu, görüşmelerin böyle yürüdüğünü göreceksiniz. Çünkü bu onların bekaası ile ilgili. Bence Theresa May, özünde Avrupa’ya, İngiltere’ye karşı nazik olmaları gerektiğini, aksi takdirde bunun kendileri için çok riskli hale dönüşeceğini söylüyor.
Theresa May’in aslında önümüzdeki iki yıl boyunca çok gerçekçi bir politika izlemesi gerekiyor. Elindeki müzakere ekibi bu işin en iyisi değil. İngiltere 10 yıllardır ticaret uzmanlarına sahip değildi. Bu uzmanlığın inşa edilmesi ve anlaşmanın yapılması sadece boşanma değil yeni bir ilişkinin tesis edilmesini de sağlayacak. Bunun anlamı, bir taraftan da tüm iyi niyetinizi de ortaya koymanız gerektiği.” Andrew Baldwin, finans uzmanı, Ernst& Young: “Londra’da finans sektörü Avrupa şirketlerine 1.3 milyar dolar Euro’luk kredi sağlıyor. Bunun yüzde 70’i bankalardan. İngiltere bankaları ya da uluslararası bankalar ve finans kuruluşları.
Bunlar Londra’da yerleşik olmanın avantajlarını kullanıyorlar. Bu durum, Brexit görüşmelerinde geçiş aşamasındaki düzenlemelerin en kritik tartışma başlıklarından birini oluşturacak. Çünkü henüz konuşulmadı ve düzenlenmedi. Avrupa ekonomisi için gerçek bir risk.”
Brexit sürecine dair en çok merak edilen konulardan biri de başkent Londra’da konumlanan uluslararası finans kuruluşlarının Avrupa tek pazarına erişimi olanakları olmadan İngiltere’deki faaliyetlerini sürdürüp sürdüremeyecekleri.



ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON









