UKHSA ve Stablepharma tarafından geliştirilen yeni nesil tetanoz ve difteri aşısının, soğutma gerektirmeden uzun süre etkisini koruyabildiği açıklandı.
İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansı (UKHSA) ve Stablepharma, buzdolabı gerektirmeyen tetanoz ve difteri aşısında önemli bir bilimsel ilerleme sağlandığını duyurdu. Aşı 30°C’de 24 ay saklandığında bile etkisini koruyor.
İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansı (UKHSA) ile İngiliz ilaç şirketi Stablepharma, buzdolabı gerektirmeden saklanabilen tetanoz ve difteri aşısının geliştirilmesi konusunda önemli bir bilimsel ilerleme kaydedildiğini açıkladı.
Araştırmacılar, sıcaklığa dayanıklı yeni aşı teknolojisinin küresel ölçekte aşı dağıtımı, depolama, israf ve karbon emisyonu gibi sorunların çözümüne katkı sağlayabileceğini belirtiyor.
UKHSA bilim insanları, Stablepharma tarafından geliştirilen ve SPVX02 adı verilen sıcaklığa dayanıklı tetanoz ve difteri aşısının laboratuvar testlerinde görev aldı. Yapılan çalışmalar kapsamında aşının soğutma gerektirmeden uzun süre etkinliğini koruyabildiği ortaya kondu.
İlk aşama insan denemeleri tamamlandı
Aşının insanlar üzerindeki Faz 1 klinik denemeleri tamamlanırken, sonuçların değerlendirmesi UKHSA’nın Aşı Geliştirme ve Değerlendirme Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Elde edilen bulgular, SPVX02 aşısının 30 derece sıcaklıkta 24 ay boyunca saklandıktan sonra bile etkisini koruyabildiğini gösterdi.
Araştırmacılar, aşının şimdi klinik çalışmaların bir sonraki aşamasına geçeceğini açıkladı. Yeni aşamada daha fazla sayıda sağlıklı gönüllünün katıldığı bir klinik araştırma yapılacak ve SPVX02’nin etkinliği Avrupa’da kullanım onayı bulunan başka bir aşı ile karşılaştırılacak.
Bu klinik araştırmanın önümüzdeki aylarda İngiltere’de farklı araştırma merkezlerinde gerçekleştirilmesi planlanıyor. UKHSA da çalışmaya katılan gönüllülerde oluşan bağışıklık yanıtlarını test ederek araştırmayı desteklemeye devam edecek.
Aşı dağıtımında önemli engel aşılabilir
Bilim insanlarına göre bu gelişme, dünya genelinde aşılama hedeflerine ulaşmanın önündeki en büyük engellerden birinin aşılmasına yardımcı olabilir.
Günümüzde çoğu aşının üretim aşamasından hastaya uygulanana kadar sürekli soğuk ortamda saklanması gerekiyor. “Soğuk zincir” olarak adlandırılan bu sistemde herhangi bir aksama yaşandığında aşılar etkisini kaybedebiliyor ve çoğu zaman imha edilmek zorunda kalıyor.
Dünya Sağlık Örgütü, üretilen aşıların yaklaşık yarısının hedeflenen kişilere ulaşamadığını ve bunun en önemli nedenlerinden birinin soğuk zincirin korunmasındaki zorluklar olduğunu belirtiyor.
Özellikle elektrik altyapısının yetersiz olduğu ülkelerde, uzak bölgelerde veya doğal afet gibi acil durumlarda bu zincirin korunması oldukça zor olabiliyor.
Uzmanlara göre soğutma gerektirmeyen bir aşı, dağıtımı kolaylaştırarak aşı israfını azaltabilir ve özellikle gelişmekte olan ülkelerde aşılama programlarını önemli ölçüde güçlendirebilir.
Bilim, hükümet ve sektör iş birliği
SPVX02 programı, Innovate UK ve Ulusal Sağlık ve Bakım Araştırmaları Enstitüsü’nün (NIHR) Southampton Klinik Araştırma Merkezi tarafından destekleniyor.
Program, İngiltere’de biyoteknoloji sektörü, akademi ve kamu kurumlarının birlikte çalışarak küresel sağlık alanında yenilikçi çözümler geliştirmesine örnek olarak gösteriliyor.
UKHSA Aşı Geliştirme ve Değerlendirme Merkezi Başkan Yardımcısı Dr. Bassam Hallis, bu teknolojinin kamu sağlığı açısından büyük önem taşıdığını belirtti.
Hallis, “Buzdolabı gerektirmeyen aşı teknolojisindeki ilerleme, İngiltere’nin bilimsel yeniliklerle küresel halk sağlığını dönüştürmeye devam ettiğinin güçlü bir örneğidir. Bu tür aşılar özellikle altyapının sınırlı olduğu bölgelerde aşıların ulaştırılmasını kolaylaştırabilir” dedi.
Stablepharma Operasyon Direktörü ve SPVX02 program lideri Dr. Karen O’Hanlon ise bu teknolojinin sağlık sistemleri için büyük bir fırsat sunduğunu vurguladı.
O’Hanlon, “Üretimden uygulamaya kadar hiçbir aşamada soğutma gerektirmeyen aşılar daha adil, dayanıklı ve sürdürülebilir bir sağlık sistemi için önemli bir yol sunuyor. Bu sadece bilimsel bir yenilik değil, aynı zamanda halk sağlığı ve iklim açısından da önemli bir çözüm olabilir” ifadelerini kullandı.
NIHR Southampton Klinik Araştırma Merkezi Direktörü Prof. Saul Faust ise UKHSA ile Stablepharma arasındaki iş birliğinin bu teknolojinin laboratuvardan klinik uygulamaya hızla taşınmasına yardımcı olduğunu belirterek, İngiltere’nin aşı araştırma ve geliştirme alanındaki küresel liderliğini sürdürdüğünü söyledi.
kaynak: GOV

ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON











