İngiltere’nin Liverpool kentinde bir çocuğun kızamık nedeniyle hayatını kaybetmesi üzerine sağlık yetkilileri, ailelere çocuklarını aşılatmaları çağrısında bulundu.
Alder Hey Çocuk Hastanesi’nde tedavi gören ve kızamıkla birlikte başka sağlık sorunları da bulunan bir çocuğun yaşamını yitirdiği bildirildi. Sağlık yetkilileri, özellikle kızamık, kabakulak ve kızamıkçık (MMR) aşısı konusunda eksik dozları olan ailelere hızla harekete geçmeleri yönünde uyarıda bulundu.
Aşı oranlarındaki düşüş vaka artışına yol açtı
Liverpool genelinde gençler arasında kızamık vakalarında ciddi bir artış yaşanırken, bu durumun temel sebebinin MMR aşısı yaptırma oranlarındaki düşüş olduğu belirtildi. NHS verilerine göre İngiltere genelinde aşılanma oranı %84’e kadar düşerken, Liverpool’da bu oran sadece %73. Başkent Londra’da ise bazı bölgelerde oran %65’in altına kadar indi. Oysa toplum bağışıklığının sağlanabilmesi için bu oranın %95’in üzerinde olması gerekiyor.
Alder Hey Çocuk Hastanesi’nden yapılan açıklamada, “Hasta gizliliğine saygı kapsamında bireysel vakalar hakkında yorum yapamıyoruz” denildi.
NHS: “MMR aşısı ömür boyu koruma sağlıyor”
NHS Londra Tıbbi Direktörü Chris Streather, “NHS’nin sunduğu MMR aşısı, ciddi hastalıklara karşı ömür boyu koruma sağlar. Artan vakalar karşısında, bu hayati korumadan mahrum kalmak büyük bir risktir” ifadelerini kullandı.
Aşılanmamış bireylerin hem kendilerini hem de bağışıklığı baskılanmış çocuklar gibi savunmasız kişileri riske attığını belirten uzmanlar, toplumsal bağışıklığın önemine vurgu yaptı.
Uzmanlar: Ebeveynler aşı takvimini mutlaka kontrol etmeli
Birleşik Krallık Sağlık Güvenliği Ajansı’ndan Dr. Vanessa Saliba, kızamığın oldukça bulaşıcı olduğunu ve özellikle aşılanmamış bireyler arasında kolayca yayıldığını belirterek, “Hem bir doktor hem de bir anne olarak tüm ebeveynleri çocuklarının tam koruma altında olduğundan emin olmaya davet ediyorum. Kırmızı aşı karnelerini kontrol etmeleri ya da aile hekimleriyle görüşmeleri büyük önem taşıyor” dedi.
Profesör Helen Bedford: “Bu ölümler tamamen önlenebilir”
University College London’da çocuk sağlığı profesörü olarak görev yapan Helen Bedford ise, “Son 50 yılda çocukluk aşı programları çok başarılı oldu. Ancak aşılanma oranlarının düşmesi, vakaların ve ölümlerin tekrar artmasına yol açtı. Bu durum yürek parçalayıcı çünkü tamamen önlenebilir” açıklamasında bulundu.
Bedford, aşı tereddütünden ziyade bilgi eksikliği, randevu erişimi ve ebeveynlerin hangi aşıyı ne zaman yaptıracaklarını bilememelerinin sorunun temelinde yer aldığını belirtti. “Basit hatırlatmalar bile çok etkili olabilir. Ancak birçok aile, yoğun gündelik yaşam içinde randevuları takip etmekte zorlanıyor. Aile hekimine ulaşmanın ne kadar zor olduğunu anlatan pek çok örnek görüyoruz” dedi.
Kraliyet Çocuk Sağlığı Koleji: “Aşı erişimini artırmalıyız”
Geçtiğimiz hafta açıklama yapan Kraliyet Çocuk Sağlığı ve Pediatri Koleji de, çözümün sadece aşı karşıtlığına odaklanmakla değil, aynı zamanda sistemsel erişim sorunlarının çözülmesiyle mümkün olduğunu belirtti. Kolej, aşı hizmetlerinin daha yaratıcı ve erişilebilir şekillerde sunulması gerektiğine dikkat çekti.



ENFIELD
HACKNEY
HARINGEY
ISLINGTON











